Fethiye Kadın Danışma Dayanışma Derneği, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesindeki yoksulluk nafakasının “süresiz” istenebilmesine ilişkin ibareyi iptal etmesinin ardından “Haklarımızdan vazgeçmiyoruz” diyerek açıklama yaptı.
“NAFAKA AYRICALIK DEĞİL”
Dernek, 12 Haziran’daki sosyal medya paylaşımında nafakayı, boşanma sonrasında ekonomik olarak güçsüz duruma düşecek eşin yaşamını sürdürebilmesi için düzenlenmiş yasal bir hak olarak tanımladı. Paylaşımda nafakanın amacının, boşanmanın kadınlar üzerinde yarattığı yoksullaştırıcı etkileri azaltmak ve ekonomik eşitsizliği dengelemek olduğu belirtildi.
Kadınların ev içi emeğine değinilen açıklamada şunlar söylendi: “Türkiye’de nafaka çoğunlukla, ev içi emeği nedeniyle çalışma yaşamından uzak kalan kadınların boşanma sonrası güvencesi olarak karşımıza çıkar. Nafaka ayrıcalık değil sosyal adalet aracıdır. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
TEDBİR NAFAKASI NEDİR?
Dernek, 13 Haziran’daki paylaşımında ise tedbir nafakasını ele aldı. Paylaşımda tedbir nafakasının, boşanma davası devam ederken ekonomik olarak zor durumda kalabilecek eş ve çocuklar için mahkeme tarafından hükmedildiği belirtildi.
Amacının dava sonuçlanana kadar temel ihtiyaçların karşılanması olduğu kaydedilen paylaşımda, bu nafakanın geçici olduğu, mahkeme kararıyla belirlendiği ve çocuklar için de uygulanabildiği aktarıldı.
Dernek, paylaşımı “Boşanma süreci yoksulluk süreci olmak zorunda değildir” sözleriyle bitirdi.
NAFAKA TARTIŞMASINA DAİR
Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesindeki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine ilişkin ibareyi oy çokluğuyla iptal etti. İptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine ve gerekçesinin daha sonra açıklanmasın karar verildi. Karar 4 Haziran 2026’da verildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, iptal kararını “adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına” kıymetli bulduklarını açıkladı. Kadın örgütleri ise kararı Türkiye’nin farklı noktalarında protesto etti. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) Platformu gerekçenin henüz yayımlanmamasına ve yürürlüğün dokuz ay sonra başlayacak olmasına karşın nafaka düzenlemesinin 12. Yargı Paketi kapsamında hızla gündeme alınmasını “çifte standart” olarak değerlendirdi. Düzenlemenin kadın yoksulluğunu derinleştirebileceğini belirtti.
Diğer yandan bu süreçte 12. Yargı paketi gündeme geldi. Adalet Bakanlığı tarafında hazırlanan paket henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmadı. DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın 3 Haziran 2026 tarihli haberine göre taslak, 19 ayrı yasada değişiklik öngören 59 maddeden oluşuyor. Paketin önce ilgili komisyonda görüşülmesi, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na gönderilmesi bekleniyor. Komisyon’a ne zaman geleceği ise bilinmiyor.
Taslakta yoksulluk nafakasının süresinin, en az 5 yıl olmak üzere evlenme tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki sürenin yarısı olarak hesaplanması planlanıyor. Nafaka alacaklısının sağlık durumu, çalışamayacak hale gelmesi veya ileri yaş nedeniyle düzenli gelir elde edememesi halinde daha uzun süre nafaka ödenebilmesi düzenleniyor.
Taslak, düzenlemelerin devam eden davalarda da uygulanmasını öngörüyor. Kesinleşmiş nafaka kararlarında ise nafakanın bir yıl daha ödenebileceğini söylüyor.
CİNSİYET UYUM SÜRECİ ZORLAŞTIRILIYOR
Taslak, “aile hukukuna ilişkin düzenlemeler” başlığı altında cinsiyet değişikliğine ilişkin koşulları ağırlaştırıyor. Yaş sınırı 18’den 25’e çıkarılıyor. Evli olmama koşuluna çocuk sahibi olmama şartı ekleniyor.
Sağlık kurulu raporlarının yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinden alınabileceği belirtiliyor. Sürecin, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirmeyle tamamlanması planlanıyor.
