Antalya 12. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 175’inci maddesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” ifadelerinin yer aldığı birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptali istemiyle AYM’ye başvuru yapmıştı.
AYM, 4 Haziran’da oy çokluğuyla söz konusu maddedeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi. Karara ilişkin sosyal medya üzerinden açıklama yayımlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız” ifadelerini kullandı.
Bodrum Kadın Platformu, söz konusu karara tepki göstererek dün (5 Haziran) sosyal medya hesabından “Nafaka hakkımıza dokunmak, hayatımıza kastetmektir” başlıklı bir açıklama yayımladı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“KADINLARI YOKSULLUĞA MAHKUM ETME PROJESİ”
Açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin ve yasaların arkasından dolanarak nafaka hakkımızı gasp etmeye çalışan erkek egemen ittifak, niyetini açık etmiştir. Nafakanın sınırlandırılması ya da süreli hale getirilmesi, teknik bir yasa değişikliği değil, biz kadınları ev içi şiddete, yoksulluğa ve köleliğe mahkum etme projesidir” denildi.
“Bu saldırının sokakta, evde, hayatın içinde yol açacağı yıkım çok nettir ve tam olarak şudur: Kadınları şiddet faillerine mahkum ediyorsunuz” sözlerinin vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ekonomik güvencesi elinden alınan, boşandığında mutlak bir açlıkla baş başa kalacağını bilen kadınlar, sistematik şiddet gördükleri evliliklerden çıkamayacak. Bu düzenleme, kadınları ‘ya erkek şiddeti ya da açlık’ kıskacına almaktır. Devlet eliyle kadınları faillerine teslim etmektir.
Kadın yoksulluğunu devlet eliyle derinleştiriyorsunuz. Kadın istihdamının engellendiği, kreşlerin açılmadığı, bakım emeğinin kadının sırtına yıkıldığı bu sömürü düzeninde nafaka bir lütuf değil, yarattığınız eşitsizliğin hukuki telafisidir. Nafakayı gasp etmek, binlerce kadını doğrudan açlık sınırının altına, mutlak bir sefalete itmektir.”


“ÇOCUK YOKSULLUĞUNU BÜYÜTMEKTEDİR”
Açıklamada, “Çocukların geleceğini çalıyorsunuz” denilirken şu ifadelere yer verildi:
“Boşanma sonrası çocukların bakım yükü ezici oranda annelerin sırtındadır. Anneyi ekonomik olarak çökertmek, çocukları açlığa, barınma krizine ve nitelikli eğitimden mahrum kalmaya mahkum etmektir. Çocuk yoksulluğunu büyütmektir.
Kadın emeğinin sömürüye açıldığının altı çizilirken, “Hiçbir güvencesi kalmayan kadınlar, hayatta kalabilmek için merdiven altı, sigortasız, sendikasız ve her türlü istismara açık işlerde boğaz tokluğuna çalışmaya zorlanacak. Bu hamle, kadın emeğini piyasada ucuz iş gücü haline getirme hamlesidir” ifadesinde bulunuldu.
Ayrıca, “Mahkemelerin bağladığı o komik meblağları bile ödemeyen faillere cesaret veriyorsunuz. Nafakayı tartışmaya açmak, erkeğin kadın üzerindeki ekonomik şiddetini boşanma sonrasında da devlet koruması altına almaktır” açıklaması yapıldı.
Son olarak, “Nafaka hakkımızdan da, Medeni Kanun’un getirdiği güvencelerden de vazgeçmeyeceğiz. Yaşam haklarımızı ve kazanımlarımızı sonuna kadar savunacağız” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

