Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19 ayrı yasada değişiklik öngören 59 maddeden oluşan 12. Yargı Paketi’ne karşı tepkiler devam ediyor.
Dayanışma Datça’nın haberine göre; Muğla’nın Datça ilçesinde dün Berkin Elvan Yontusu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Platform adına Zehra Kahraman okudu.
12. Yargı Paketi’ne ‘hayır’ demek için bir araya geldikleri vurgulanan açıklamada, “Yargı paketi adı altında sinsice haklarımızın gasbedilmesini kabul etmiyoruz demek için buluştuk” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Torba yasaların hakları gasbetmenin yeni bir yolu olduğu belirtilen açıklamada, “Maddeleri tek bir pakete koyuyorlar ki kimsenin ruhu duymasın” ifadesi kullanıldı.
12. Yargı Paketi’ni topyekûn reddettiklerinin altı çizilen açıklama, şöyle devam etti:
“Torba yasa demek; bir yandan kadınların nafakasını gasp ederken bir yandan LGBTİ+ların yaşamlarını suç saymak demek.
Torba yasa demek; hem çocukları geleceksiz bırakıp hapis cezasını artırmak, hem de sosyal medya maddesiyle hepimizin sesini kısmaya çalışmak demek.
Bu yüzden 12. Yargı Paketi’ni topyekûn ve esastan reddediyoruz.”
“KADINLARIN AİLEYE BAĞIMLI HALE GETİRİLMELERİ AMAÇLANIYOR”
Torba yasanın kadınları şiddet ve yoksulluk karşısında seçeneksiz bırakmayı hedeflediği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Boşanmayı hızlandırma bahanesiyle kadınların velayet, tazminat ve nafaka haklarını boşanma davasından koparmak; kadınları ‘bir an önce boşanmak’ ile haklarından vazgeçmek arasında sıkıştırmak demektir. Nafakayı hedef almak, kadınların evlilik içinde nasıl yoksullaştırıldığını, nasıl güvencesiz bırakıldığını görünmez kılmaktır.
‘Uzlaştırma’ ya da arabuluculuk adı altında kadınları şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturtmak ise eşitliğin olmadığı yerde baskıyı ve iknayı dayatmaktır. Kadınların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri ekonomik ve sosyal güvenceden mahrum bırakılmaları, aileye bağımlı hale getirilmeleri amaçlanıyor. Bunu kabul etmiyoruz!”
“BU NEFRET YASASINI KABUL ETMİYORUZ”
İlgili torba yasanın aynı zamanda LGBTİ+ haklarını da hedef aldığı söylenen açıklama, şöyle devam etti:
“Aynı paket, muğlak ifadelerle LGBTİ+’ların varlığını ve örgütlenme hakkını hedef alıyor; transların bedenlerine, kararlarına ve sağlık hakkına müdahale ediyor. Bu nefret yasasını kabul etmiyoruz!”
Çocuklar için korumanın değil cezalandırmanın öne çıkarıldığı belirtilen açıklamada, “Devlet şiddeti, istismarı, çocuk işçiliğini ve yoksulluğu önlemek yerine sorumluluğu çocuklara ve ebeveynlere yıkıyor. Çocukluğun tartışmaya açılması, çocuk yaşta ve zorla evliliklerin de meşru hale gelmesinin hızla önünü açabilir” denildi.
“MÜCADELE ETMEK BİR ZORUNLULUK”
Açıklamanın son bölümünde mücadele çağrısında bulunularak şu ifadeler kullanıldı: “Bugün yine kazanılmış haklarımıza yapılan saldırılara karşı yan yana durmak, mücadele etmek bir zorunluluk. Tüm illerde sesleniyoruz: 10 yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan; eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”
12. YARGI PAKETİ HAKKINDA
Adalet Bakanlığı tarafında hazırlanan paket henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmadı. DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın 3 Haziran 2026 tarihli haberine göre taslak, 19 ayrı yasada değişiklik öngören 59 maddeden oluşuyor. Paketin önce ilgili komisyonda görüşülmesi, ardından TBMM Genel Kurulu’na gönderilmesi bekleniyor; komisyona ne zaman geleceği ise bilinmiyor.
NAFAKADA SÜRE HESABI DEĞİŞİYOR
Taslağa göre yoksulluk nafakasının süresi, en az 5 yıl olmak üzere, evlenme tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki sürenin yarısı olarak hesaplanacak. Nafaka alacaklısının sağlık durumu, çalışamayacak hale gelmesi veya ileri yaş nedeniyle düzenli gelir elde edememesi halinde daha uzun süre nafaka ödenebilecek; bunun için talebin, belirlenen sürenin bitiminden itibaren en geç bir yıl içinde yapılması gerekecek.
Taslak, düzenlemelerin devam eden davalarda da uygulanmasını öngörüyor. Kesinleşmiş nafaka kararlarında ise nafaka bir yıl daha ödenecek.
CİNSİYET UYUM SÜRECİ ZORLAŞTIRILIYOR, AYNI CİNSİYETTEN KİŞİLERİN TÖRENLERİ SUÇ SAYILIYOR
Taslak, “aile hukukuna ilişkin düzenlemeler” başlığı altında cinsiyet değişikliğine ilişkin koşulları ağırlaştırıyor. Yaş sınırı 18’den 25’e çıkarılıyor; evli olmama koşuluna çocuk sahibi olmama şartı ekleniyor. Sağlık kurulu raporları yalnızca Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinden alınabilecek; süreç, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirmeyle tamamlanacak.
SOSYAL MEDYAYA KİMLİK DOĞRULAMA, ÇOCUKLARA CEZA ARTIŞI
Taslak, sosyal medya platformlarına Türkiye’deki kullanıcılar için kimlik doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getiriyor. Erişim engellerini aşmayı sağlayan VPN hizmetleri de 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” kapsamına alınıyor.
Suça sürüklenen çocuklara verilen cezalar da artırılıyor. 12-15 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda üst sınır 15 yıldan 18 yıla, 15-18 yaş grubunda 24 yıldan 27 yıla çıkarılıyor. Taslak, bazı ağır suçlarda hâkimlere 15-18 yaş grubu için ceza indirimi uygulamama yetkisi tanıyor.
ANAYASA MAHKEMESİ “SÜRESİZ NAFAKA”YI İPTAL ETMİŞTİ
Taslağın basına yansımasından bir gün sonra, Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesi’ndeki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine ilişkin ibareyi oy çokluğuyla iptal etti. Karar yoksulluk nafakasını tümüyle ortadan kaldırmıyor; iptal hükmü dokuz ay sonra yürürlüğe girecek ve gerekçesi daha sonra açıklanacak. Karar 4 Haziran 2026’da verildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, iptal kararını “adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına” kıymetli bulduklarını açıkladı. Kadın örgütlerinden Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) Platformu ise gerekçenin henüz yayımlanmamasına ve yürürlüğün dokuz ay sonra başlayacak olmasına karşın nafaka düzenlemesinin 12. Yargı Paketi kapsamında hızla gündeme alınmasını “çifte standart” olarak değerlendirdi; düzenlemenin kadın yoksulluğunu derinleştirebileceğini belirtti.
