Bodrum Kadın Platformu, 12. Yargı Paketi’ne karşı dün (11 Haziran) saat 18.30’da Bodrum Belediye Meydanı’nda bir araya geldi ve basın açıklaması yaptı. “Hayatlarımızı kuşatma altına almayı amaçlayan 12. Yargı Paketi’nin karşısında, eşitlik için yan yanayız” denilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bizler bugün Türkiye’nin dört bir yanında; hakları, hayatları, varoluşları ve gelecekleri için sokakları, meydanları ve barikatları terk etmeyen kadınız, LGBTİ+’yız, örgütlü gücüz! İktidarın kapalı kapılar ardında hazırladığı ve basına ‘yargı reformu’ makyajıyla pazarladığı 12. Yargı Paketi, adaleti tesis etmenin değil; kazanılmış haklarımıza yönelik topyekun bir imha ve gasp paketidir!
Milyonların hayatını etkileyen bu saldırıyı, demokratik katılımı engelleyerek 19 ayrı yasada değişiklik öngören bir torba kanun sistematiğiyle önümüze getiren erkek egemen düzene karşı sesimizi yerelden, Bodrum Meydanı’ndan yükseltiyoruz!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNDEKİ KAMU İHMALLERİNİN ÜSTÜNÜ CEZALANDIRMA ŞOVLARIYLA ÖRTMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Geçmişti 10’uncu ve 11’inci yargı paketleriyle getirilmek istenen LGBTİ+ karşıtı ve çocukları cezalandıran düzenlemelerin, yürütülen örgütlü ve yoğun tepkiler sonucu söz konusu paketlerden geri çekildiğinin altının çizildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Şimdi, Adalet Bakanlığı eliyle aynı nefret ve saldırı politikalarını 12. Yargı Paketi taslağına yeniden yerleştirenler bilsin ki dün geri adım attırdık, bugün de geçit vermeyeceğiz! Buradan, bu paketi hazırlayanlara ve yasalaştırmak için el kaldıranlara haykırıyoruz: Suça sürüklenen çocuklara yönelik ceza artırımı ve ceza indirimlerini düşürme illüzyonlarıyla neyi amaçladığınızı biliyoruz!
Çocukların suça sürüklenmesinin ardındaki derin toplumsal ve ekonomik sebepleri dönüştürmeyi amaçlayan çocuk dostu, koruyucu ve destekleyici politikalar yerine; çocukları güvenlikleştiren bu düzenlemeler, çocuğun üstün yararı ilkesinin açık bir ihlalidir. Çocuk koruma sistemindeki kamu ihmallerinin üstünü cezalandırma şovlarıyla örtmenize izin vermeyeceğiz!”
“NEFRET SİYASETİNİ KURUMSALLAŞTIRMA PAKETİ”
Açıklamada, 12. Yargı paketi “nefret siyasetini kurumsallaştırma paketi” olarak tanımlandı ve şunlara vurgu yapıldı:
“LGBTİ+’ların kimliğini, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ‘doğuştan gelen biyolojik cinsiyet’ ve ‘genel ahlak’ gibi gerici kavramlarla kriminalize etmeye çalışan zihniyete karşı sesimizi yükseltiyoruz!
Cinsiyet uyum sürecini sağlık kurumları nezdinde zorlaştıran, transların yaşam ve sağlık haklarını, bedensel bütünlüğünü tehdit eden; trans ebeveynlerin haklarını gasp eden ve yaş sınırını 25’e çıkararak Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği hükümleri ön şart yapan bu faşizan düzenlemeleri reddediyoruz!”
“MEDENİ KANUN’UN TEK BİR MADDESİNİ DAHİ GERİCİ İTTİFAKLARINIZA MEZE YAPTIRMAYACAĞIZ”
Her alanda mücadeleye devam edeceklerinin belirtildiği açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesi hakkında şu ifadeler kullanıldı:
“Anayasa Mahkemesi kararının hemen ardından, yangından mal kaçırır gibi yoksulluk nafakasına süre sınırı getirmeye kalkanlar hakikatleri inkar ediyor! Kadın yoksulluğunun çığ gibi büyüdüğü, açlık sınırının altındaki nafakaların bile tahsil edilemediği bu ülkede, kadınların ekonomik bağını kopararak onları ev içi şiddete ve güvencesizliğe mahkum etmenize izin vermeyeceğiz!
Kadınların kendi hayatları hakkında karar alma hakkını ekonomik baskılarla kısıtlayamayacaksınız. Medeni Kanun’un tek bir maddesini dahi gerici ittifaklarınıza meze yaptırmayacağız!”
“HAKİKATİ SANSÜRÜNÜZE TESLİM ETMEYECEĞİZ”
12. Yargı Paketi taslağında yer alması beklenen sosyal medya düzenlemesine ilişkin şunlar aktarıldı:
“Türkiye’deki herkes için sosyal medyaya erişimde getirilmek istenen kimlik doğrulama zorunluluğu, dijital gözetleme ve fişlemenin yasallaştırılmasıdır. Sosyal medyaya anonim olarak erişmeyi imkansız kılarak; ifade özgürlüğü ihlallerinin merkezinde olan bu ülkede tekil kullanıcıları hedef haline getirmeyi, demokratik tartışmayı, eleştiriyi ve muhalefeti tamamen bastırmayı amaçlıyorsunuz.
İfade özgürlüğüne yönelik sansürünüzle, VPN kısıtlamalarınızla kadınların, LGBTİ+’ların ve sivil toplumun sesini kısamayacaksınız! Hakikati sansürünüze teslim etmeyeceğiz!”
Açıklamanın devamında, şunların altı çizildi:
“Toplumu dijital gözetleme baskısıyla kurumsallaştırmaya, bizleri makbul kalıplara sıkıştırmaya çalışan bu karanlık ablukayı örgütlü mücadelemizle dağıtacağız! Adalet torba yasalara, özgürlükler gasp paketlerine sığmaz!
Ne haklarımızdan, ne hayatlarımızdan, ne varoluşumuzdan ne de sokaklardan vazgeçeriz! Yargı değil gasp paketi! Haklarımızdan vazgeçmiyoruz! Biz kadınlar barikatları aşacağız! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”
