Muğla’nın Fethiye ilçesinde, TİP’li kadınlar bugün (8 Mart) saat 17.30’da 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla Beşkaza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı grup adına İlknur Çimen okudu. Dünyanın dört bir yanında kadınların hep beraber olduklarına vurgu yapılan açıklama, şunlar söylendi:
“Bu 8 Mart’ta hep beraberiz. Bu ülkenin sokaklarında yürürken, dünyanın dört bir yanında bizimle aynı cümleyi kuran kadınların nefesi yanımızda. Venezuela’da yaşamla boğuşan, Afganistan’da eğitime ve sokağa kapatılmak istenen, İran’da saçının teline kadar özgürlüğü için direnen, Filistin’de bombaların gölgesinde yaşamı savunan; Rojava’da, Sudan’da, Yemen’de, Ukrayna’da savaşın yükünü sırtlanan kadınların elleri ‘nehirden denize’ birbirine değiyor. Aynı kara düzenin içinden birbirimize uzanıyoruz. Kız kardeşlerimizin elleri birleşiyor; karanlık bu yüzden çatırdıyor: Kara düzeninizi kadınlar yıkacak.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“DÜNYAYI YÖNETENLER SAVAŞLARI ‘ZORUNLULUK’ DİYE PAZARLARKEN, BEDELİNİ KADINLAR ÖDÜYOR”
Savaşların bedelini kadınların ödediği belirtilen açıklama şöyle devam etti:
“Dünyayı yönetenler savaşları ‘zorunluluk’ diye pazarlarken, bedelini kadınlar ödüyor. Savaş büyüdükçe evler yıkılıyor, göç yolları uzuyor, yoksulluk derinleşiyor; şiddet artıyor, kaçırmalar çoğalıyor, bakım yükü ağırlaşıyor. Memleketimizin dibinde yaşanan savaşlar, devrilen iktidarlar; dünyayı yöneten çocuk istismarcıları ve onları Temmuz ayında Ankara’da NATO Zirvesi’nde ağırlamak için canhıraş hazırlanan Saray Rejimi…”


“150 KIZ ÇOCUĞUNUN HAYATINI HİÇE SAYAN BU ÖLÜM SİYASETİNİ UNUTMAYACAĞIZ”
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında bombalanan kız okulunda hayatını kaybeden çocuklar hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bugün savaş düzeninin en çıplak, en vahşi yüzü, İsrail ve ABD’nin İran’a dönük saldırılarında bir kez daha açığa çıkmıştır. İran’da bir kız ilkokulunun bombalanmasıyla 150 kız çocuğu katledilmiştir. Bombalar okullara düştüğünde, bu düzenin ‘güvenlik’, ‘istikrar’ ve ‘demokrasi’ yalanları da yerle bir olmuştur. Emperyalizm, varlığını bir kez daha kız çocuklarının yaşamı üzerinden ilan etmiştir. Bu katliam bir istisna değil, savaş düzeninin kuralıdır.”
Savaşlar için ayrılan bütçelerin; kreşten, sağlıktan, barınmadan ve eğitimden kesildiği belirtilen açıklamada, “‘Güvenlik’ dedikleri şey, bizim için daha fazla denetim, daha az yaşam demek. Biz buna razı değiliz. 150 kız çocuğunun hayatını hiçe sayan bu ölüm siyasetini unutmayacağız. Savaş politikalarına karşı yaşamı savunuyoruz. Savaş düzeninizi kadınlar yıkacak” denildi.
“AİLE DÜZENİNİZİ KADINLAR YIKACAK”
İktidar tarafında 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesine değinilen açıklamada, “Bu, kadınları aileye mahkûm etmenin adıdır” ifadesi kullanıldı.
Açıklama şöyle devam etti: “‘Aile’ diye dayatılan şey; kreş yokken, bakım desteği yokken, sosyal haklar budanırken kadınlara ‘İdare et’ demektir. Kadınların emeğini görünmez kılan, bakım yükünü omuzlarına yıkan bu siyaset, kara düzenin en açık yüzlerinden biridir. Biz aileye sığmayız; yaşamı daraltan her kuşatmayı reddediyoruz. Aile düzeninizi kadınlar yıkacak.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“GÜVENCESİZLİK HAYATIMIZIN KENDİSİ HALİNE GELDİ”
Kadınların evde ve işte güvencesiz bırakılmasının bilinçli bir yoksullaştırma politikası olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Güvencesizlik hayatımızın kendisi haline geldi. İşte güvencesizlik, evde güvencesizlik, gelecekte güvencesizlik… Genç kadınlar okurken çalışıyor, çalışırken okuyor; geçim derdi hayatın önüne geçiyor. Emeğimiz en ucuz işgücüne çevrilmek, yarınlarımız borçla, düşük ücretle, güvencesiz sözleşmelerle rehin alınmak isteniyor. Bu bir kader değil; bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. Güvencesiz düzeninizi kadınlar yıkacak.”
Ekonomik krizin kadınların omzuna yıkıldığı ve kadınların yoksullaştırıldığı ifade edilen açıklamai, şöyle devam etti:
“Market fişinden kiraya, faturadan ilaca her şey artarken sosyal destekler göstermelik kalıyor, ücretler eriyor. Ev içi emek büyüyor, bakım emeği katlanıyor; “fedakârlık” diye sunulan şey hayatımızdan çalınan zamana dönüşüyor. Yoksulluk kadınların üzerine sis gibi çökmüyor; iktidarın tercihleriyle örülüyor. Yoksullaştırma düzeninizi kadınlar yıkacak.”


“BİZ HAYATTA KALMAYA DEĞİL, YAŞAMAYA ÇAĞIRIYORUZ BİRBİRİMİZİ”
Kadına yönelik şiddetin münferit olmadığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Şiddet ise bu düzenin dili. Evde, sokakta, işte; taciz, tehdit, şiddet, cinayet… Ve ardından cezasızlık. Kadınların beyanını yok sayanlar, 6284’ü tartışmaya açanlar, nafaka hakkımıza saldıranlar, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkanlar; koruma kararlarını işletmeyenler, failleri cesaretlendirenler… Bunların hiçbiri ihmal değildir, münferit değildir. Biz hayatta kalmaya değil, yaşamaya çağırıyoruz birbirimizi. Şiddet düzeninizi kadınlar yıkacak.”
“KADINLARIN EN BÜYÜK GÜCÜ, BİRBİRİNE UZANAN ELİDİR”
Kadınların yalnızlaştırılmak istendiği belirtilen açıklamada, “‘Sus’, ‘katlan’, ‘aile içinde çöz’, ‘abartma’ diyorlar. Oysa kadınların en büyük gücü, birbirine uzanan elidir. Yerkürenin dört bir yanında kız kardeşlerimizin elleri nasıl birleşiyorsa, memleketin her sokağından, her meydanından onlara el veriyoruz. Yalnızlaştıran düzeninizi kadınlar yıkacak” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“YAN YANA GELDİĞİMİZDE BU DÜZENİN DUVARLARI ÇATLIYOR”
Açıklamanın sonunda şunlar söylendi: “Bu 8 Mart’ta TİP’li Kadınlarla birlikte sokaklara, meydanlara çıkıyoruz. Savaşa, yoksulluğa, güvencesizliğe, şiddete ve gericiliğe karşı; “Aile” diye dayatılan itaate karşı; cezasızlığa, denetime, Saray Rejimi’ne karşı… Kız kardeşim, elini uzat. Yan yana geldiğimizde bu düzenin duvarları çatlıyor.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

