Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi, öğrencisine yönelik ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla yargılanan eski Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) öğretim görevlisi Ş.G. hakkında 26 Ocak 2026’da 18 yıl dokuz ay hapis cezası ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına vermişti.
Karar istinafa taşındı. Sanık avukatları dilekçelerinde; Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının kaldırılması, sanığın beraat etmesi, aksi halde sanık hakkında lehine olan tüm hükümlerin uygulanması talep etti.
Erkek şiddetinden hayatta kalan kadının avukatı Alev Öztürk ise istinaf dilekçesinde, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasının hata olduğunu savundu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Ayrıca Öztürk’ün dilekçesinde; sanığın tutuklanmasını, Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasını ve sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasını istedi.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi, sanık hakkında ‘cinsel saldırı’ suçundan iyi hal indirimi uygulayarak 12 yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutuklanmasına karar verdi.
“SANIĞIN ‘NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI’ SUÇUNDAN CEZALANDIRILMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ”
Karara ilişkin Gündem Fethiye’den Duru Şevval Ayyüce’ye açıklama yapan Avukat Alev Öztürk, şunları aktardı:
“Sanığın ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan cezalandırılması gerektiğine inanıyoruz. Adliye Mahkemesi’nin bu kararının doğru olmadığını, dosyadaki mevcut delil durumu ve ikrar içeren beyanlarıyla bu suçun sübut ettiğini düşünüyoruz. Bu yönüyle kararı temyiz edeceğiz.”
Diğer yandan, kararın kendileri açısından olumlu birçok yönünün olduğuna vurgu yapan Öztürk, şunlara dikkat çekti:
“Mahkeme, ‘cinsel saldırı’ suçundan hüküm verirken alt sınırı beş, üst sınırı 10 yıl olan temel cezada; alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sekiz yıl hapis şeklinde ceza tayin etti ve buna eylemin ruh ve beden bakımından kendini koruyamayacak kişiye karşı işlenmiş olması nedeniyle yarı oranında arttırdı.
Mahkemenin mevcut dosya durumuna göre alt sınırdan uzaklaşması bizim açımızdan olumlu çünkü maalesef ki kadına yönelik şiddet dosyalarında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza verilmesine çok sık rastlayamıyoruz.”
“MAHKEMECE VERİLEN TUTUKLULUK KARARI GECİKMİŞ VE YERİNDE BİR KARARDIR”
Ayrıca, yaklaşık dört yıldır devam eden soruşturma ve kovuşturma süresince sanık üzerine atılı ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçu olmasına ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda sayılan katalog suçlardan olmasına rağmen tutuklanmasına karar verilmediğini söyleyen Öztürk, şunları ifade etti:
“Biz yargılamanın her aşamasında, sanığın tutuklanması gerektiği yönünde defalarca açıklama yapmamıza ve talep etmemize rağmen yerel mahkeme her iki kararında da sanığa ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan yüksek miktarlarda ceza tayin etmiş ancak adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.”
Öztürk; erkek şiddetinden hayatta kalan kadının, Ş.G. tarafından maruz bırakıldığı cinsel şiddetin ardından Muğla’dan ayrıldığına ve yargılama sürecine dikkat çekerek “Sanığın bu süreçte tutuklanmamış olması müvekkil açısından adaletin tam olarak tecelli etmemesi anlamına geliyor ve vicdanları yarılıyordu” dedi.
Açıklamasının devamında, “Mahkemece verilen tutukluluk kararı gecikmiş ve yerinde bir karardır, bu yönüyle de karar bizim açımızdan olumludur. Sanığın ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan cezalandırılmasına yönelik hukuk mücadelemize, Yargıtay nezdinde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
Ş.G, öğrencisine yönelik ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla yargılandığı davada, ilk olarak 2023 yılında 12 yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Sanık 20 Ocak 2023’te bir gün gözaltında tutulmuştu. Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla 3 Ocak 2023’te tutuklanmış, ancak 31 Ocak 2023’te tahliye edilmişti.
Yeniden görülen davada Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2026 yılında Ş.G. hakkında 18 yıl dokuz ay hapis cezası ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar vermişti.
