Kadın Meclisleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde 2025 yılı için seferberlik başlatması ile ilgili “Aile Yılı: Bakan’a Pırlanta, Kadınlara Cinayet” başlığıyla bir açıklama yayımladı.
Kadın Meclisleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde 2025 yılı için seferberlik başlatması ile ilgili “Aile Yılı: Bakan’a Pırlanta, Kadınlara Cinayet” başlığıyla 9 Ocak’ta sosyal medyadan bir açıklama yayımladı.
Meclis, 2024 yılında 394 kadın cinayeti işlendiğine dikkat çekerek, “Bunların yüzde 71’i aile içerisinde öldürülmüşken, tarihin en yüksek kadın cinayeti sayısı açıklanmışken, ‘Aile Bakanlığı kadınları korumak için bir seferberlik başlatmıştır’ diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Aile Bakanlığı, 2025’i ‘Aile Yılı’ ilan etti” dedi.
Beş çocuğun anneleri hurda toplamaya çıktığı sırada soba yangınında öldüğünü hatırlatan Meclis, Aile Bakanı’nın, Bakanlık personeline bu “Aile Yılı” kapsamında indirimli pırlanta müjdeleri verdiğini vurguladı.
Meclis; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın logosu değiştiğini, bol çocuklu bir aile ikonu eklendiğini, her yerde çocuk yapmanın öneminin anlatıldığını ve normal doğumun övüldüğünü belirterek, Bakanlığın 2024’te kendi verilerine göre kaç kadın cinayeti işlendiğini açıklamamasına dikkat çekti.


KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMU’NUN 2024 RAPORU:
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 3 Ocak tarihide yayımladığı 2024 yılı raporuna göre, 2024 yılında Türkiye’de kadın cinayetlerinin; 394 kadın cinayetiyle 258 şüpheli kadın ölümü ile rekor seviyeye ulaştığı bir yıl olduğu ifade edildi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verisini kayıt altına aldıklarını belirterek, geçen bu 14 yılda kadın cinayetlerinin azaldığı tek yılın İstanbul Sözleşmesi’ne imzanın atıldığı 2011 yılı olduğunu vurguladı.
İstanbul Sözleşmesi hakkında tartışmalar başladığından bu yana kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerde artış yaşandığını belirten Platform, kadın cinayetlerindeki artışların sebepleri ile ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Bu artışın sebeplerinin diğer temel sebepleri 6284 sayılı Kanun’un etkin şekilde uygulanmaması, kadın ve çocuk düşmanı söylemler, gerici ve yobaz kesimlerin iktidarda söz sahibi olması, kadın politikalarının yetersizliğidir.”
“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN KENDİ VERİLERİNE GÖRE BİLE KADIN CİNAYETLERİ HER SENE ARTIYOR”
Meclis, İkbal ve Ayşenur’un öldürülmesinden bir ay önce yaptıkları basın toplantısında Kadın Meclisleri Genel Sekreteri Fidan Ataselim’in yetkililere; “Aile politikalarına devam ederseniz ölümler artacak” diye seslendiğini ifade etti.
Ataselim’in yaptığı açıklamadan bir ay sonra tarihin en yüksek kadın cinayeti verilerini gördüklerini vurgulayan Meclis, bu konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
“İstanbul Sözleşmesi’nden çıktıklarında uyardık, cinayetler arttı. 6284’ü uygulayın diye uyardık, uygulamadılar, cinayetler arttı. Çocuklar için Lanzarote uygulanmalı dedik, Narin günlerce bulunamadı, onlarca ihmalin ve yanlış politikanın sonucunda ölü bedeni bulundu. İçişleri Bakanlığı’nın kendi verilerine göre bile kadın cinayetleri her sene artıyor. Yine uyarıyoruz, bu aile politikalarına devam ederseniz daha da artacak.”


“BU SENE DE ‘6284’Ü BİZ YAZDIK, BİZ UYGULATACAĞIZ’ DİYE BULUŞACAĞIZ”
2024 yılında kadınların yüzde 71’inin aile içinde öldürüldüğünü ve kız çocuklarının yüzde 75’inin aile içinde öldürüldüğüne dikkat çeken Meclis, kadın cinayetlerinin sorumluları ile ilgili şu sözleri söyledi:
“Sorumlusu nedeni belli olmayan bir ‘toplumsal çürüme’ değil. Sorumlusu kadınların özgürleşmesine düşman olanlar, kadınları evlerinde ailelerin içine hapsetmeye çalışanlar, bir kuluçka makinesi gibi sürekli doğuma ve sonrasında da çocuk bakımına zorlayanlar.”
Kadın cinayetlerinin çözümünün ise 6284 Sayılı Kanun’un ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması olduğunu vurgulayan Meclis; “Biliyoruz çünkü 2010’dan beri tuttuğumuz verilerde cinayetler tek bir sene azaldı, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl” dedi.


Meclis, 2025 yılında da 6284 Sayılı Kanun için mücadeleye devam edeceklerine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“2025 sizin için ‘Aile Yılı’ ise, kadınlar için de ‘6284 Yılı.’ Geçtiğimiz sene nasıl tüm baskılara rağmen korkmadık, ülkenin her köşesinde meydanlarda buluştuk, bu sene de ‘6284’ü biz yazdık, biz uygulatacağız’ diye buluşacağız. 2025 yılını bizi hapsetmeye çalıştığınız ailelerle değil, mücadelemizle anacağız.”