Güllük Limanı Rıhtım Güçlendirme ve Dip Tarama Projesi (Proje) Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı (HKT) toplantısı 27 Ocak 2026 Salı günü Güllük’te yapıldı.
Bilgilenmek ve sürece katılmak isteyen vatandaşlar olarak maalesef (yine?) sorularımıza cevap bulamadığımız bir toplantı oldu. Güllük Evlendirme Salonu’nda yapılan toplantıda yaklaşık 50 katılımcı vardı. Gülport Liman işletmesi yöneticileri de salondaydı.
Proje Tanıtım Dosyasını (PTD) hazırlayan Serdar Mühendislik Çevre ve Atik Yönetimi İnşaat Taahhüt San.Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi olarak tanıtılan kişinin oldukça çekingen bir şekilde başladığı sunum salonda ses sistemi olmaması nedeniyle zar zor duyularak tamamlandı. Proje Tanıtım Dosyasında ve dağıtılan broşürde projenin amacının “Güllük Limanı’nda rıhtımın deniz tarafının kazık sistemsiz -7 metrede su içi beton sistemi ile yapılması nedeniyle, rıhtımda zamanla açılmalar ve denize doğru kaymalar meydana gelmiştir. Oluşan bu deformasyonlar, rıhtımın yapısal stabilitesini bozmuş ve limanın geri saha ve rıhtıma yanaşan gemilerin güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Limanın uzun süre güvenli ve verimli bir şekilde kullanılabilmesi için, rıhtım yapısının yapısal güçlendirme ve sağlamlaştırma çalışmalarının planlandığı” belirtilmiş.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Broşürde “planlanan bu çalışma ile gemi sayısının artırılmayacağı” vurgulanmış, yapılacak iyileştirme (?) ile “daha büyük gemilerin yanaşması sağlanacaktır” denmiş.
Bu cümlenin hemen arkasından da “Proje kapsamında, rıhtım önünde mevcut deniz derinliklerinin yetersiz olması nedeniyle yaklaşık 141 bin 023 metrekare ile 11 bin 855 metrekarelik alanlarda dip tarama çalışması gerçekleştirilecektir. Bu çalışmalarla, deniz tabanının -17 metre ve -14 metre kotlarına indirilmesi hedeflenmektedir” denerek “hazır güçlendirme için ÇED yapıyoruz, bu arada daha büyük gemilerin yanaşabilmesi için ve konteyner taşımacılığı da yapabilecek imkan yaratalım ve araya bir de dip tarama sıkıştıralım” cümlesi satır aralarında bize göz kırpıyordu.
Katıldığımız diğer HKT’lerde olduğu gibi kısa bir sunumla broşürdeki bilgiler slaytlar eşliğinde okundu. Proje ile ilgili vatandaşların soru ve yorumları Proje Tanıtım Dosyasının eksiklerinin konuşulmasına imkân verirken bir de itirafa yol açtı.
PTD dosyası yine tecrübelerimizden bildiğimiz gibi ne hazırlayanın ne imzalayanın ne de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının okumadığı bir tanıtım dosyasıydı. Daha önceki dokümanlardan kopyala-yapıştır olduğu ilk okumada anlaşılıyordu.
Daha önce Güllük kasaba merkezinde olan limanın şehir dışına çıkartılması kararı sonrasında, mevcut Güllük Limanı için 23.10.2003 tarihli ve 861 Karar No’lu ÇED Olumlu Belgesi alınmış, limanın inşaatına 07.09.2005 tarihinde başlanmış, 01.06.2006 tarihinde tamamlanarak işletmeye alınmış.
2019 yılında ise, ÇED olumlu kararından sadece 16 yıl, işletmeye geçmesinden de henüz 13 yıl geçmişken, işletmeci şirket yeni bir iskele için ÇED süreci başlatmıştı. Bu yeni iskele ihtiyacı için gösterilen sebep ise ÇED dosyasında “Mevcut iskelenin kırıklı bir yapıya sahip olmasıdır. Mevcut iskelenin yapısal durumu, rüzgâr yönü ve hızı ile dalga yapısı gibi oşinografik koşullar açısından yeterli işlevselliğe sahip değildir” olarak açıklanmış.
İnanılmaz değil mi! Bir kıyı yapısı, bir liman yapılıyor ve çok kısa bir süre sonra rüzgâr yönü, hızı ve dalga yapısı gibi oşinografik koşulların bu yapıyı işlevsizleştirdiği ortaya çıkıyor. Ne yazık ki 2014 öncesi ÇED raporlarına online olarak ulaşmak mümkün olmadığından 2003 yılında olumlanan ÇED raporuna ulaşamadım. Proje ömrü olarak ne önerilmişti o bilgiye de şu anda sahip değilim. Büyük ihtimalle o raporda rüzgâr yönleri, hızları, dalga yapısı vesaire, detaylıca anlatılmış hatta inşaat yöntemi de sayfalarca tarif edilmiştir.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Deniz tarafında kazıksız -7 metrede su içi beton sistemi ile yapılmasının en az 10 yıldır bir güvenlik açığı yarattığını öğrenmek hem limanda çalışanlar hem de yanaşan gemiler açısından ve en önemlisi Güllük Körfezi’ndeki yaşam açısından dehşet vericiydi. Bu konuların sorgulanmamış, kontrol edilmemiş olması da ayrıca bir üzüntü konusu.
Şirket yetkilileri bu konulara cevap verirken, liman yerinin yanlış olduğu itirafını da dinledik. Bakanlık yetkilileri de “artık bu liman yapılmış, bunu değil bu projeyi değerlendirin” diye uyardı uyarmasına ama, rehabilite etmeyi bile düşünmeyen ama hem vatandaşını mağdur eden hem de yaşam alanlarını talan eden “yatırımlara” yol verilmesine rızamız olmadığını toplantıya katılan vatandaşlar bir kez daha dile getirdik.
Yanlış bir yere, yalan bir ÇED raporu ile yapılmış bir limanın bugün karşımıza çıkardığı halk sağlığı sorunları (başta feldspat olmak maden tozları, gürültü gibi), denizel habitata olan etkisi ve kümülatif değerlendirmeler yapılmadığı için 25 kilometrekarelik bir körfezde 2 büyük liman, 5 marina projesi ile yaşam alanlarına müdahale edilmesi ile karşı karşıyayız.
Ayrıca hangi denizin dalgası, hangi dağın rüzgârı olduğunu asla bilemeyeceğimiz bilimsel (!) çalışmaların yazıldığı bu “yalan” ÇED raporlarının yarattığı sorunlar sürekli karşımıza çıkıyor, güvenlik riski doğuran kıyı yapıları, sularımızı zehirleyen maden projeleri ile mücadele etmek durumunda kalıyoruz. Eğer halkın sürece gerçekten katılması arzu ediliyorsa o zaman karşımıza özenle ve doğru bir şekilde hazırlanmış, projeyi eğrisiyle doğrusuyla anlatan, aklımızla alay etmeyen proje tanıtım dosyaları görmek istiyoruz.
Güllük Limanı Rıhtım Güçlendirme ve Dip Tarama Projesi sürecini de Güllük Körfezi Koruma Platformu ve MUÇEP olarak takip edeceğiz.


Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













