Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy Abelen Ormanı çevresindeki 679 parsellik tarım arazisi, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi (YK Enerji) tarafından işletilen Yeniköy Termik Santrali’ne kaynak olacak linyit kömürünün çıkarılması için 10 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırıldı.
Kamulaştırmanın ardından, 30 Mart 2026’da bölgede el koyulacak alanların keşfine İkizköylü yurttaşlar tepki gösterdi ve aynı gününün akşam saatlerinde İkizköylü Esra Işık, keşifte gösterdiği tepki gerekçe gösterilerek 23:50 sıralarında gözaltına alındı. Ertesi gün ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Muğla’nın Fethiye ilçesinde yurttaşlar, dün (1 Nisan) saat 18.00’de Özer Olgun Kültür Merkezi önünde bir araya geldi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“TUTUKLANAN ESRA IŞIK SERBEST BIRAKILSIN”
“Tutuklanan Esra Işık serbest bırakılsın” ifadesiyle başlayan basın açıklamasında, süreç şu şekilde özetlendi:
“7554 sayılı işgal yasasına dayanarak Muğla Milas’ta İkizköy’ün de aralarında bulunduğu 6 köye acele kamulaştırma kararı verilmiştir. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nde devam eden itirazların ve davaların sonuçları beklenmeden kamulaştırma süreci işlemeye başlamıştır. 30 Mart 2026 tarihinde köylere değer tespiti için yapılan bilirkişi keşif çalışmalarına tepki gösteren köylülerden Esra Işık gece yarısı evinden gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır.”


Yurttaşların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmasının engellenmeye çalışıldığı belirtilen açıklama, şöyle devam etti: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre kapatılması gereken Muğla Milas’ta bulunan Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali için yok edilen Akbelen Ormanı, bölgedeki zeytinlikler ve yaşam alanları için mücadele eden Esra Işık’ın tutuklanması kabul edilemez. Tutuklamaya gerekçe olarak bilirkişi incelemesinin ‘engellendiği’ iddiası öne sürülse de asıl engellenmek istenen Anayasa’nın 56. Maddesi’nde belirtilen vatandaşlık görevi gereğince sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını savunma iradesidir.”


“EKOLOJİ MÜCADELESİNE YÖNELEN SİSTEMATİK BİR SİNDİRME POLİTİKASININ PARÇASIDIR”
Tutuklamaların ekoloji mücadelesini sindirme politikasının bir parçası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yıllardır Akbelen Ormanı’nda süren direniş, bir avuç şirketin çıkarı için doğanın ve köylülerin yok sayılmasına karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadeleyi kriminalize etmeye dönük gözaltılar, tutuklamalar ve yargı baskısı, ekoloji mücadelesine yönelen sistematik bir sindirme politikasının parçasıdır. “
Ekolojik yıkımları derinleştirenlerin korunduğu, yaşamı savunanların ise cezalandırıldığı ifade edilen açıklama şu şekilde devam etti: “IC İçtaş ve Limak ortaklığındaki Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali ve benzeri şirketlerin faaliyetleri, yalnızca doğayı değil; suyu, toprağı ve yaşamı hedef almaktadır. Bu yıkım politikalarına karşı çıkanlar ise bugün baskı, gözaltı ve tutuklamalarla susturulmak istenmektedir.
Benzer şekilde ekoloji mücadelesi yürüten Polen Ekoloji Kolektifi üyelerine yönelik baskılar, para cezaları ve yargı süreçleri de bu politikanın bir parçasıdır.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


“EKOLOJİ MÜCADELESİ ANAYASAL BİR HAKTIR”
Ekoloji mücadelesinin anayasal bir hak olduğu hatırlatılan açıklama, şu ifadelerle sona erdi:
“Ekoloji mücadelesine yönelik bu saldırılar; yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yaşamı hedef alan bir şiddet biçimidir. Gözaltılar, tutuklamalar, maddi yaptırımlar ve kimi zaman Avukat Cihan Eren’e, Büyüknohutçu çiftine, Reşit Kibar’a ve Hakan Tosun’ a olduğu gibi yaşam hakkına yönelen saldırılar aynı bütünün parçalarıdır.
Bir kez daha söylüyoruz: Doğasını, suyunu, toprağını savunanları tutuklayarak susturamazsınız.
Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır, tutuklanan sadece Esra Işık değil, tüm yaşam alanlarıdır. Ekoloji mücadelesi anayasal bir haktır. Yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

