Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 14 Haziran Pazar günü Ankara’da özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenler için yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.
Ancak eylem için Güvenpark’ta toplanan öğretmenlere yönelik polis müdahalesi uygulandı. Müdahalede Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Genel Başkanı Eren Edebali ve sendika üyesi öğretmenler gözaltına alındı.
Gün içinde öğretmenlerin serbest bırakıldığı eylem, Türkiye’nin birçok şehrinde yaşayan öğretmenlerin düzenlediği basın açıklamaları ile devam ediyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Fethiye Şubesi, söz konusu eyleme dair Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi önünde önünde dün (16 Haziran) basın açıklaması düzenledi.
Basın açıklamasına, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Fethiye İlçe Örgütü de katılım sağladı. .
“Öğretmenlerin hak arama mücadelesi gözaltılarla engellenemez” başlıklı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler günlerdir Ankara’da haklı ve meşru taleplerini dile getirmek için bir araya gelmektedir.
Özel sektörde çalışan öğretmenler güvenceli çalışma, insanca yaşayacak ücret, taban maaş ve özlük hakları için; mülakat mağduru öğretmenler ise yıllardır emek vererek kazandıkları haklarının teslim edilmesi için seslerini duyurmaya çalışmaktadır.”
Açıklamada, “Ancak öğretmenlerin taleplerine yanıt vermesi gerekenler, bir kez daha çözüm yerine polis barikatını, müzakere yerine gözaltını, hak arama özgürlüğü yerine baskıyı tercih etmiştir” denildi.
Polis müdahalesinde çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığı, öğretmenlerin darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka ile karşı karşıya bırakıldığı vurgulanan açıklamada; Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve Genel TİS-Hukuk Sekreteri Özlem Tolu’nun gözaltına alınıp ardından serbest bırakıldığı belirtildi.
Ayrıca, “Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat adı altında yaratılan adaletsizliğe karşı mücadele etmek suç değildir. Suç olan, öğretmenlerin haklı taleplerine kulak tıkamak; anayasal ve demokratik haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin karşısına polis gücüyle çıkmaktır” açıklamasında bulunuldu.
“ÖĞRETMENLER SUSTURULDUKÇA EĞİTİM SİSTEMİ DÜZELMEZ”
Türkiye’de eğitim alanında yaşanan sorunların münferit olmadığının altı çizilirken, açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kamusal eğitimin tasfiyesi, özel okullarda kuralsız ve güvencesiz çalışma düzeninin yaygınlaştırılması, atama bekleyen öğretmenlerin mülakatla elenmesi, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanması aynı politik hattın sonucudur.
Öğretmenler susturuldukça eğitim sistemi düzelmez, öğretmenlerin emeği değersizleştirildikçe çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı güvence altına alınamaz.”
Eğitim Sen olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın yanında olduklarını vurgulayan üyeler, hak mücadelesinin yanında olduklarını ve gözaltıları kınadıklarını belirterek taleplerini aktardı:
“Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı güvence altına alınmalıdır. Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam talepleri karşılanmalıdır.
Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalıdır. Sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir.”
Son olarak “Öğretmenlerin karşısına barikat değil çözüm iradesi konulmalıdır. Eğitim emekçilerinin emeği, mesleği ve geleceği polis müdahalesiyle bastırılamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir. Mülakat mağduru meslektaşlarımızın yanındayız. Sendikal mücadele suç değildir” denildi.
