Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 14 Nisan’da yaşanan silahlı saldırıda 16 kişi yaralanmıştı.
Dün (15 Nisan) Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’na gerçekleştirilen saldırıda ise 10 kişi yaşamını yitirmişti.
Okullardaki şiddet olayları sonrası eğitim sendikaları iş bırakma kararı aldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Bugün (16 Nisan) Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) yaşam nöbetine başladı.
Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür Merkezi önünde 11.00’de başlayan nöbet saat 13.00’e kadar devam etti.


Nöbete katılan Eğitim Sen Fethiye Temsilciliği’nden Gökay Gökaslan, Gündem Fethiye’den Burak Necip Başar’ın sorularını yanıtladı.
Saldırıların bugüne kadar yürütülen politikaların bir sonucu olduğuna işaret eden Gökaslan, şunları söyledi:
“Eğitim Sen olarak biz bugünlere gelineceğini defalarca haykırdık. Bulunduğumuz her alanda, okulda şiddetin arttığını; hatta sadece okullarla da yetinmedik. KESK olarak hastanelerde, devlet dairelerinde, sokaklarda şiddetin tırmanmaya başladığını defalarca dile getirdik.”
“BASİT BİR GÜVENLİK MESELESİNE İNDİRGENEMEYECEK KADAR BÜYÜK SORUN”
Şiddet olaylarının arkasında yatan nedenleri bulmak gerektiğini ifade eden Gökaslan, şöyle devam etti:
“Bu sadece basit bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar büyük sorun aslında. Geleceksizleştirmeden bahsettik yıllardır ve umudunu kaybetmiş bir gençliğin nerelere sürüklenebileceğini, ülkenin gençliğini kaybetmeye başladığını defalarca haykırdık. Bugün bunun sonuçlarını yaşıyoruz aslında.”
Ankara’da Eğitim Sen’in Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) diğer bileşenleriyle birlikte ‘yaşam’ nöbeti başladığını aktaran Gökaslan, “Bizler de bulunduğumuz her yerde sesimizi duyurmaya, bu gerçekliği tekrar tekrar anlatmaya devam edeceğiz. Sağır sultan duyana kadar bağırmaya devam edeceğiz” dedi.


“KENDİ GELECEĞİMİZ KAYIYOR, KAYBOLUYOR”
“Bu iş sadece kolluk kuvvetlerinin altından kalkabileceği bir iş olarak algılanmamalı” diyen Gökaslan, yaşananların güvenlik sorununa indirgenecek kadar basit bir mesele olmadığını söyledi ve şunlar ekledi:
“Yıllardır bir toplumsal çürümeden, mesleğin itibarsızlaştırılmasından bahsediyoruz. Bugün yaşanan en büyük sıkıntı budur. Doktordan çok doktorluğu biliyoruz, toplum olarak. Öğretmenden çok öğretmenliği biliyoruz. Tamirciden çok tamir etmeyi biliyoruz. Artık mesleklerin hiçbirine itibar kalmadı. Durum böyle olunca geleceğini kurgulamaya, geleceğini anlamlandırmaya çalışan kendi çocuklarımız, kendi geleceğimiz kayıyor, kayboluyor.”


“EĞİTİMİN İTİBARININ YENİDEN GELMESİ GEREKİYOR”
Yaşananların eğitimin itibarsızlaştırılmasının bir sonucu olduğuna dikkat çeken Gökaslan, şu ifadelere yer verdi:
“Bizler belli bir yaşa geldik, mesleğimizi edindik, ayakta duruyoruz ama yarınını hayal edemeyen; ülkeye dair, adalete dair, umuda dair hiçbir fikir olmayan bir gençliğin bu noktaya gelmesi kaçınılmazdı ve son bulması içinde yapılacak olanlar basit şekilde belli: Eğitimin itibarının yeniden gelmesi gerekiyor. Nitelikli, parasız, bilimsel ve laik eğitimin ciddi anlamda yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bunlar sağlanmadığı sürece hastanelerde de okullarda da şiddet tırmanmaya devam edecek. Biz yine de bunu haykırmaya devam edeceğiz ve bunların karşısında Eğitim Sen olarak dikilmeye devam edeceğiz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

