Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Fethiye’de basın mensupları ile bir araya geldi. Gecede konuşma yapan Alim Karaca, yerel basına destek olmak için bir Belediye Meclisi üyesi aracılıyla maaşını dağıttığını açıkladı. Karaca ayrıca; Karataş Plajı, otopark projesi, Çalış Plajı ve bunlara dair eleştirilere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Muğla’nın Fethiye ilçesinde 10 Ocak 2026’da, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Fethiye basını ile akşam yemeğinde bir araya geldi.
Karaca gecede, Fethiye basının durumu, Fethiye’de yapılması planlanan otopark, Karataş’ta eski Ak Parti Milletvekili Hasan Özyer’in oteli için yönü değiştirilen kanal gibi konularda açıklamalar yaptı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Basın mensuplarının zor şartlarda görev yaptığını belirten Karaca, ulusal basının “belli bir kartelin eline geçtiğini” söyledi. Yerel basın hakkında ise şu sözleri kullandı:
“Ama burada yerelde baktığımız zaman siz kıymetli basın mensuplarımızın halkımızla aramızda elçi olmanız ve bu süreç boyunca da Fetih Belediyesi’nin yapmış olduğu hizmetleri halkımıza aktarma ve iletişim konusunda bizlere verdiğiniz desteklerden dolayı sizlere çok çok teşekkür ediyorum.”
Yerel basının ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Karaca, yerel basına “katkı sunmak istediklerini” fakat tasarruf tedbirleri nedeniyle bunun mümkün olmadığını dile getirdi. “Fakat özel imkanlarımız doğrultusunda sizlere katkı sunmaya çalışıyoruz” diye sözlerine devam eden Karaca, maaşını bir Fethiye Belediyesi Meclisi üyesi aracılığıyla yerel basına katkı olarak verdiğini açıkladı. Karaca şu sözleri kullandı:
“Bunu hiçbir yerde söylemedim ama burada söyleyeceğim: Bakın yedi yıldır burada belediye başkanlığı yapıyoruz, yereldeki basınımıza bu tasarruf tedbirlerinden dolayı katkı sunamadığımız için, buradaki bir meclis üyesi aracılığıyla bütün maaşımı, almış olduğum aylık maaşımı sizlere aktarıyoruz arkadaşlar. Ben istiyorum ki bunlar yeterli değil. Burada bizle birlikte yürüyen bütün dostlarımıza, bütün meclis üyelerimize ve iş adamı arkadaşlarımıza bu süreçte sizlere katkı sunmalarını istiyorum. Defalarca birebir toplantılarımızda bunları söylüyoruz çünkü siz ayakta kalabilmelisiniz. Ulusaldaki birçok sıkıntıları sizler biliyorsunuz.”
“YARGISIZ İNFAZLA KARŞILAŞIYORUZ”
Karaca, konuşmasında bahsetmiş olduğu “kartel” tarafından “yargısız infaza” maruz bırakıldığını ifade etti ve basın mensuplarından, durduklarını kendileriyle paylaşarak haber yapmalarını istedi. Karaca şu ifadeleri kullandı:
“Ben istiyorum ki lütfen sizlerden de bunu istiyorum; buradaki basın mensubu arkadaşlarımız, yüze yakın arkadaşımız burada basın mensubu, lütfen duyduğunuz şeyleri bizlerle birlikte paylaşın. Yazacak olduklarınızı da lütfen bizlerle paylaşın. Eğer biz sizleri ikna edemiyorsak istediğinizi yazabilirsiniz. Çünkü biz gerçekten bütün meclisimizle birlikte 31 meclis üyemiz ve bin 300 çalışanımla birlikte bu Fethiye’nin haklarını korumak için her şeyi yapıyoruz. Vatandaşımızın vermiş olduğu bir lira vergiyi en iyi yere harcıyoruz. Sizden ricam, ne olursunuz, bizlerle birlikte duyduğunuz her şeyi paylaşın. Bugüne kadar Fethiye basını ile ilgili bir problemimiz olmadı. Evet arada çıkıyor, 100 kişinin içerisinde bir iki kişi çıkıyor.”
“KARATAŞ’TA YETKİ VE SORUMLULUK BENDE DEĞİL”
Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Kargı Mahallesi’ndeki Karataş Plajı’nda yer alan ve mevcut imar planlarında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak koruma altında bulunan tepe, 2025 yılının Ocak ayında iş makineleriyle yok edilmişti. Söz konusu alan, 21. ve 22. Dönem AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer’e ait Özyer Grup bünyesindeki Liberty Fabay otelinin önünde yer almıştı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Yapılan çalışmanın, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından hazırlanan Değirmenboğazı Deresi Islah Projesi kapsamında gerçekleştirildiği öne sürülmüştü. Ancak, imar planına aykırı bir şekilde kanalın yönü değiştirilmiş ve bu süreçte deniz kaplumbağalarının üreme alanı olarak işaretlenen bölgeler de tahrip edilmişti. Kıyılar Halkındır Fethiye İnisiyatifi; Fethiye Kaymakamlığı, Fethiye Belediyesi, Devler Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü önünde eylemler yapmış, Fethiye Aliyesi’nde bir araya gelerek suç duyurusunda bulunmuş ve kurumları göreve çağırmıştı. Faaliyetleri nedeniyle, Fethiye Belediyesi’ne müfettiş gönderilmişti. Farklı zamanlarda Özyer Grup’a cezai işlem uygulanmıştı.
Alim Karaca, bu konuya da konuşmasında yer verdi. Karataş Plajı’nı “Oteller bölgesi” olarak adlandıran Karaca, bir kez daha yetki ve sorumluluğun kendilerinde olmadığını dile getirdi ve şunları söyledi:
“Oteller bölgesinin, verilen 2014 yılındaki imarının bizler tarafından verildiğini ve o bölgedeki insanlara rant sağladığı söylendi. Bakın arkadaşlar ne o dönemin yönetimi ne biz; o bölge özel çevre koruma bölgesidir, o bölgenin imar planlarını Çevre Şehircilik Bakanlığı verir. Geçmişte hep beraber gördük. O bölgede yine benim hiçbir yetki ve sorumluluğum olmadan Devlet Su İşleri’nin yetki ve sorumluluğu olan bir kanal Anıtlar Kurulu’ndan izin alınarak, Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan izin alınaraktan güzergahı değiştirildi ve benim hakkımda davalar açıldı. Bana gelen müfettiş arkadaşlara, üstatlara bunu söyledik. Ne için geldiniz, ben bu işin neresindeyim? Yetki ve sorumluluk bende değil, imar yapma yetkisi bende değil. Yapan, devletin bir kurumu ama suçlanan ve soruşturma açılan Fethiye Belediye Başkanı.”
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca konuya dair önceki açıklamalarında da yetkinin kendisinde olmadığını ve yapılanların yasal olduğunu dile getirmişti.
İMAR KANUNU NE DİYOR?
3194 sayılı İmar Kanunu, belediyelerin görev ve yetkilerini ortaya koyuyor. Kanun’un “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde şu ifadeler yer alıyor:
“Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
İmar Kanunu’nun 42’nci maddesinde ise şu ifadeler ye alıyor: “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.”
“15-20 KİŞİLİK BİR GRUP VAR, HER ŞEYE KARŞI BİR GRUP”
Alim Karaca son olarak Fethiye’de, Salı Pazarı alanında yapılması planlan otopark projesine gelen itirazlara dair de konuştu. Karaca konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Belediyemiz ve civarında Cumhuriyet Mahallesi ve Kesik Kapı Mahallesi’nde otopark mevzuatından dolayı ruhsat veremiyoruz. Kentsel dönüşüme uğraması gereken birçok bölgede bina var. Burası birinci derecede deprem bölgesi. Benim bunu önlemem lazım. Yarın bir tane canımızı kaybedersek bunun vebalinin altından kalkamam. Dedik ki, bölgemizde bin 500 metre civarında, bir buçuk kilometre civarında eğer bir otopark yaparsak biz burada kentsel dönüşümü sağlayabiliyoruz. Hem kent trafiğini rahatlatacağız hem de bu bölgedeki kentsel dönüşümü sağlayacağız. Mücadele içerisine girdik. Bir plan değişikliği yapabilmek için Kesik Kapı bölgesinde kendi kademlerimizin olduğu yirmi Milli Emlak’tan satın aldık. Oradaki imara getirdik. Salı Pazarı’nın orada ilgili bir plan değişikliği yapıyoruz.
Yirmi kişi buna itiraz etti arkadaşlar. 16-17 tanesi bir bilgisayardan çıkma. Bir kişi tarafından bir bilgisayardan çıkma. Diyoruz ki arkadaşlara lütfen bize alternatif yaratın. Bu proje değil bir plan değişikliği. Lütfen bize bir alternatif yaratın. Alternatif yaratamıyorlar. Bize sundukları alternatif Adliye ve devlet hastanesinin orada otopark yapılmasıyla ilgili. Diyorum ki bu mesafe dört kilometre kurtarmıyor, kentsel dönüşümü sağlayamıyoruz. Vatandaşımız gelir de devlet hastanesinin oraya otoparkını park edip, ücret verip merkeze gelir mi arkadaşlar? Gelmez. ‘Biz böyle bilmiyorduk’ diyorlar. Bilmiyorsanız bize sorun lütfen.”
Karaca projenin hayata geçirilmesi sürecinde yurttaşların fikirlerini soracaklarını, gerekirse mimari yarışma yapacaklarını dile getirdi.
Fethiye Belediyesi kent yönetiminde yurttaşların fikirlerinin alınması için bir anket başlattığını duyurmuştu. Google Formlar üzerinden doldurulabilen anket hala yurttaşların görüşlerine açık.
Karaca, hayata geçirmek istedikleri pek çok proje olduğunu Fethiye Belediyesi Meclisi ile de uyumlu şekilde çalıştıklarını dile getirdi. Kentte “15-20 kişilik bir grup var, her şeye karşı bir grup” diye sözlerini sürdüren Karaca, bu grubu da dinlemeye açık olduğunu dile getirdi.
“BİZİMLE YÜRÜMEK İSTİYORSANIZ BUYUR GELİN, YÜRÜMEK İSTEMİYORSANIZ DA YOLUNUZ AÇIK OLSUN”
Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onların fikirleri benim için önemli ama hiçbir zaman ne meclisimize ne belediyemize hiçbirimize bir şey sormadan gerçekten her şeye karşı çıkan bir grupla karşı karşıyız. Ben diyorum ki bizimle yürümek istiyorsanız buyur gelin. Yürümek istemiyorsanız da yolunuz açık olsun.”
Aynı kişilerin Çalış Plajı’nda yaptıkları çalışmalara da karşı çıktıklarını dile getiren Karaca, yaptıkları çalışmaların Çalış Plajı’nı “cazibe merkezi” haline getirdiğini söyledi. Göcek’te de aynı çalışmaalrı yaptıklarını söyleyen Karaca, “Şimdi sıra Ölüdeniz’de. Ölüdeniz’de de yapacağız. Önümüzdeki kış çarşısından sahil düzenlemelerine kadar hepsi bitmiş olacak.”
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ HAKKINDA
10 Ocak, gazetecilerin çalışma yaşamına ilişkin haklarını güçlendiren 212 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanarak 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girdiği tarih olduğu için Türkiye’de “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılıyor. 212 sayılı düzenleme, “Fikir İşçileri Kanunu” olarak da bilinen 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un bazı maddelerini değiştirip yeni maddeler ekleyerek gazetecilere kıdem, iş güvencesi ve ücretlendirme gibi alanlarda ek haklar tanıdı.
Bugünü “10 Ocak” yapan asıl kırılma ise, yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından yaşanan gelişmelerdi. 1961 başında, resmî ilan dağıtımını düzenlemeyi hedefleyen 195 sayılı Basın İlan Kurumu yasası da yürürlüğe girmiş; Basın İlan Kurumu ve 212 sayılı düzenlemeyle gazetecilere tanınan yeni haklar, bazı gazete sahiplerinin tepkisini çekmişti. Bu gerilimin sonucunda, dönemin büyük gazetelerinden dokuzunun (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Milliyet, Tercüman, Yeni Sabah, Hürriyet ve Yeni İstanbulgazeteleri) üç gün süreyle yayını durduracağını açıklamasıyla basın tarihine “Dokuz Patron Olayı” olarak geçen süreç başladı.
Gazeteciler ise bu boykota, Cağaloğlu’nda düzenlenen sessiz yürüyüş ve İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın (İGS) boykotun yarattığı “haber boşluğunu” doldurmak için “Basın” adlı bir gazete çıkarma kararıyla karşılık verdi. 11-12-13 Ocak 1961’de üç sayı yayımlanan Basın gazetesi, gazetecilerin işverenlerine karşı taleplerini ve eleştirilerini “sansürsüz” duyurabildikleri simgesel bir mecra oldu; bu olaylar dizisi, 10 Ocak’ın basın emekçileri açısından bir hak mücadelesi hafızasına dönüşmesinde belirleyici rol oynadı. Bir yıl sonra İGS’nin 10 Ocak’ı “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak anmaya başladı. Günün adı 1971’de ise “Çalışan Gazeteciler Günü” oldu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!












