Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırıda 17 kişi yaralanmıştı. Saldırı üzerine eğitim sendikaları ‘iş bırakma’ kararı almıştı.
Bu kapsamda Muğla’nın Fethiye ilçesinde bugün (15 Nisan) Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ve Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) eğitimde şiddeti protesto etti.
Beşkaza Meydanı’ndaki eylem saat 11.30’da başladı. Eğitim Sen, alana “Karanlığa teslim olmayacağız” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla girdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Daha sonra her iki sendikanın da basın açıklamaları okundu. Eğitim Sen adına açıklamayı Ayşin Ragıpoğlu okudu.
Bir ay önce okulda uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in hatırlatıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Tek başına bir ‘şiddet vakası’ olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir.”


Okulların çocuklar gençler ve eğitim emekçileri için güvenli alanlar olması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği ve koruyucu niteliğini yitirdiği açıktır” denildi.
Şiddetin yalnızca fiziksel önlemlerle önlenemeyeceği söylenen açıklama, şöyle devam etti: “Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.”


“SORUMLULUĞU OLAN YÖNETİCİLER YAŞANAN TABLONUN DOĞRUDAN SORUMLUSUDUR”
İktidar ve sorumluluğu olan yöneticilerin yaşanan tablodan sorumlu olduğu ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Eğitim sistemini eşitsizlikleri derinleştiren ve kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve kamuoyu önünde hesap vermelidir.”
“EŞİTLİKÇİ, KAPSAYICI VE KAMUSAL BİR EĞİTİM ANLAYIŞININ YENİDEN İNŞASI ZORUNLUDUR”
Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmanın gerekli olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Yaşanan bu olay, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir. Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır.”


“EĞİTİM, BİR GÜVENLİK MESELESİNE İNDİRGENEMEYECEK KADAR YAŞAMSAL BİR HAKTIR”
Saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine ve öğrencilere geçmiş olsun dileklerinin iletildiği açıklama şöyle devam etti:
“Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir.”
Sorumluların hesap vermeye çağrıldığı açıklama, şu ifadelerle tamamlandı:
“Eğitim Sen olarak, bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laiklik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

