Muğla‘nın Bodrum ilçesinde 30 Ekim 2025’te, Bodrum Belediyesi’nin Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Meclis Üyesi Niyazi Atare, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin rüşvet operasyonunda gözaltına alınmıştı.
Bodrum’da bir müteahhit, inşaatına ulaşım sağlayan yolun açılması için kendisinden para talep edildiğini ileri sürerek Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.
Atere’nin ardından suça iştirak ettiği gerekçesiyle CHP Muğla Yönetim Kurulu Yedek Üyesi İbrahim Çırakoğlu da gözaltına alınmıştı. Çırakoğlu ile Atare, 31 Ekim’de çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Olay sonrası Bodrum Belediye Başkanlığı, CHP Muğla İl Başkanlığı ve CHP Bodrum İlçe Başkanlığı basın açıklaması yayımlamıştı.
Atare ve Çırakoğlu hakkında 12 yıl hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşması bugün (11 Mayıs) Bodrum Adliyesi’nde görüldü.
Duruşma öncesi Atare ve Çırakoğlu’nun yakınları sanıkların getirilme anını görmek için bekledi. Jandarma personeli bir süre beklettikten sonra bekleyenlerin dağılmadığını görünce sanıkları içeri aldı. Sanık yakınları destek için Atare ve Çırakoğlu’na seslenerek el salladı.
Davanın bir önceki duruşmasında basın mensupları salona girememişti. Bu duruşma ise büyük salonda basın ve yurttaşların katılımına açık şekilde gerçekleşti.
Davanın saat 10.00’da başlaması beklenen duruşması 10.45’te başladı. Duruşmaya iki tarafın avukatları, sanıklar, basın mensupları, Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, CHP’li üyeler ve sanık yakınları katıldı.
Hakim, bir önceki duruşmanın sanıkların talebi üzerine sadece sanık yakınlarının katılımıyla gerçekleştiğini açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın davaya katılma talebinde bulunduğunu belirten hakim, ayrıca sanık taraf avukatlarının bir mimardan uzman görüşü aldıklarına da değindi.
ATARE VE ÇIRAKOĞLU BERAATINI TALEP ETTİ
Mütalaanın okunmasından önce sanık tarafına söyleyecek bir şeyleri olup olmadığını sordu. “İşlemediğim bir suçtan altı buçuk aydır hapis yatıyorum” diyen Atere, tahliyesi ve beraatını talep etti.
Sanık avukatı Metin Kesikçiler, iki isimden söz ederek tanıklarının dinlenmesi talebinde bulundu. Çırakoğlu ise sadece işini yaptığı parasını talep ettiniği belirterek, tahliyesini ve beraatını istedi.
Sanık müşteki olan şikayetçi tarafın avukatı, dinlenecek tanıkların duruşma sürecini değiştirecek beyanları olmayacağını öne sürerek tanıkların dinlenmesi talebini reddetti.
Hakim, tanıkların dinlenmesine karar verdi. Dinlenen ilk tanık olan S.O. tanıklarını tanıdığını ancak akrabalık durumu olmadığını beyan etti. Çırakoğlu’nun söz konusu ruhsat için iş takibinde olduğunu bildiğini ifade etti.
Hakim nereden bildiğini sorduğunda ise bulundukları ortak iş çevresinden dolayı bildiğini beyan etti. Hakim, konuyla ilgilenen bir mimarın Çırakoğlu’nun iş takibi yaptığını bilmediğini, kendisinin bunu nereden bildiğini sordu.
Bulundukları iş ortamında bilgi aktarımları yapıldığını ve Çırakoğlu’nun da kendisini bilgilendirdiğini belirtti.
Tanıktan sonra söz alan Çırakoğlu, “Niyazi üzerinden takip işi bana gelince ben takip ediyorum bu işi diye kendisini bilgilendirdim” şeklinde konuştu.
Çırakoğlu, iki farklı parselden söz edildiğini ancak sadece birini takip ettiğini belirterek yol açılması talebi olan parselle ilgili bir iş yapmadığını vurguladı.
Tanığa soru yönelten şikayetçi taraf avukatı, “Siz belediyedeki her işlemi bilir misiniz?” şeklinde soru sordu. Tanık, birçok işlemi belediye içi iletişim süreçlerinden ötürü bildiğini ifade etti.
ŞİKAYETÇİ TARAF AVUKATINDAN TANIĞA YETKİ BELGESİ SORUSU
Tanığa “Siz yetki belgesi olmadan işlem yapar mısınız?” sorusuna “hayır” yanıtını alan avukat, Çırakoğlu’nun ruhsat takibi için yetki belgesi olup olmadığını sordu. Tanık, bilgisi olmadığını dile getirdi.
Tanık beyanının ardından konuşan Çırakoğlu, yetki belgesini sadece imza yetkisi gerektiğinde alındığını ve söz konusu iş takibi için yetki belgesi gerekmediğini beyan etti.
Ayrıca Çırakoğlu, söz konusu işin Atere aracılığıyla gelmesinden ötürü parayı Atare’nin almaya gittiğini söyledi. Şikayetçi taraf olan T.Ç’yi ise ilk kez mahkemede gördüğünü aktardı. Şikayete konu olan diğer parseli ise bilmediğini vurguladı.


İkinci tanık olan S.Ü. dinlenmesi için çağırıldı. Atare ve Çırakoğlu’nu çocukluğundan beri tanıdığını, T.Ç’yi ise tanımadığını belirten tanık, Atare’ye gözaltı yapılan gün bulunan paralardan 2 bin dolar civarı olan miktarı kendisinin verdiğini beyan etti. Ayrıca tanık, söz konusu parayı CHP’nin “Cumhuriyet Yemeği” için bağış olarak verdiğini dile getirdi.
Tanıkların dinlenmesinin ardından konuşan Atare, parayı aldığı günün ertesi günü balo olduğunu ve bağış parasını teslim edemeden gözaltına alındığını aktardı.
Sanık taraf avukatı Rabia Yılmazarslan iddianameyi hiçbir suretle kabul etmediklerini belirterek koruma tedbirleri yoluyla elde edilen kanıtların hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
“AJAN PROVOKATÖR” TANIMI VE AİHM DAVASINA ATIF
T.Ç’nin verdiğini söylediği rüşvet paralarında miktar bazında çelişkili beyanlar olduğuna ifade eden Yılmazarslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki (AİHM) bir dava örneğine atıf yaparak “Ajan provokatör” kavramına değindi.
T.Ç’nin de bu kavram bağlamında beyanlarının ve telefon inceleme süreçlerinin hukuka aykırı biçimde gerçekleştiğini savundu.
Savunmaya devam eden Kesikçiler ise mütalaanın baştan aşağıya iddianamenin kopyası olduğunu, yapılan savunma beyanlarının ve delillerinin mütalaada yer almadığını ifade etti.
Atare’nin meclis üyeliğindeki görev ve yetkilerinin sınırına değinen Kesikçiler, mimar tarafından verilen uzman görüşüne atıf yaparak Atare’nin rüşvet verildiği öne sürülen işlemleri yapmaya yetkisi bulunmadığını belirtti.
Ayrıca hiçbir meclis üyesinin de böyle bir yetkisi olmadığını vurgulayan Kesikçiler, Atare’nin bu işlemi yapmak için yetkisi olabilecek kişilerle ilişkisini gösteren bir incelemenin de yapılmadığını aktardı. Mütaalada yer alan açık araştırma kaynakları ibaresinin ne olduğunu soran Kesikçiler, sanık lehine delil toplanmadığı için bazı hususların göz ardı edildiğini söyledi.
Kesikçiler, savunmaya devam etmesi için sözü Yılmazarslan’a bıraktı. Uzman görüşüne dair detayları aktaran Yılmazarslan’ın savunmasına yazmanın yetişememesi üzerine hakim, daha yavaş şekilde savunma yapmasını talep etti.
YILMAZARSLAN, ATARE’NİN “SÜPER KAHRAMAN” OLMADIĞINI SÖYLEDİ
Yılmazarslan, bahse konu parseldeki yolun açılması için birden fazla kurum ve kuruluşun imzasının gerektiğini belirterek Atare’nin bir “süper kahraman” olmadığı ve söz konusu işlemlere tek başına müdahale etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
İddianamedeki suçlamaların Atare’nin yetkisi dahilinde olmadığının altını çizen Yılmazarslan, “Türk hukuku ‘Marvel’ senaryolarıyla işlemiyor” dedi.
Ayrıca ilk ifadedeki çelişkilere değinen Kesikçiler, T.Ç’nin rüşvet anlaşmasını biliyor dediği tanık H.Ç’nin ise iddiaları reddettiğini hatırlatarak “Soyut bir iddianın var olmadığını kanıtlamaya çalışıyoruz” dedi.
Duruşmaya saat 12.05’te ara verildi, 12.30’da celse devam etti. Dört sanık taraf avukatlarından biri Bodrum’daki bir başka rüşvet davasını hatırlattı, hakim söz konusu davayı bildiğini belirtti.
Avukatın ardından konuşan Çırakoğlu, T.Ç’yi tanımadığını ve parayı almak için ulaşmaya çalıştığını ancak iletişime geçemediğini aktardı. Hakim, T.Ç’yi neden tanımadığını sorguladı.
Çırakoğlu’nun ardından söz alan sanık avukatlarından biri, süreç boyunca yaşadıkları hukuksuzluklara değindi. Tutukluluk duruşmasına gittiklerinde savcının etkisiyle salona giremediklerine, delillerin hukuksuz şekilde toplandığına ve katalog suçlarla ilgili süreçlere değindi.


Ayrıca, Türkiye’deki tutukluluk örneklerine değinen avukat, Kerem Kınık’ın kızı Zehra Kınık’ın birinin ölümüne yol açtığı davaya rağmen tutuksuz yargılandığını, gazeteci İsmail Arı’nın ise mesleğini yaptığı için tutuklu yargılandığını hatırlatarak adalet sistemine yönelik eleştirisini dile getirdi.
Şikayetçi taraf avukatı, savunma tarafının beyanlarında çelişkiler olduğunu belirterek T.Ç’nin verdiğini söylediği miktarların 150’den 250’ye 450’den 350’ye çevirerek kendi isteğiyle bir düzeltme talebinde bulunduğunu ve bunun bir çelişki olmadığını sadece düzeltme olduğunu ifade etti.
Hakim sanık avukatını ses yapmaması konusunda uyardı, daha önce de aynı şeyi yaptığını belirterek uyarısını tutanağa geçirdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı davaya katılma talebini avukat yeniledi, hakim de talebi kabul ettiklerini söyledi.
Son sözleri sorulan Atare ve Çırakoğlu beraat ve tahliye talebinde bulundu. Ardından duruşmaya kararın açıklanması için 13.08’de ara verildi.
Aranın ardından duruşma 13.54 başladı. Kararı açıklayan hakim, T.Ç için cezalandırmaya gerek olmadığına, Atare ve Çırakoğlu için altı yıldan yattıkları süre göz önüne alınarak beş yıl hapis cezası verdi. Yaklaşık iki saat süren duruşma saat 14.00’te sona erdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

