Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırı olan Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen “Entegre Çimento Fabrikası Projesi”ne karşı köylülerin mücadelesi devam ediyor.
İlk defa 1993 yılında gündeme gelen projeye karşı verilen ilk Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararı aynı yıl yurttaşların karşı çıkmasıyla iptal edilmişti fakat 2006 yılında ikinci bir süreç başlamıştı. Bu ikinci süreçte de projeye verilen iki ÇED olumlu kararı yurttaşların itirazları, bilirkişi raporları ve bağımsız uzmanların olumsuz görüşleri sonucunda mahkemelerce iptal edilmişti. Son iptal kararını, Danıştay 11 Ocak 2024’te kesin olarak onamıştı.
Fakat süreç 2009/7 Genelgesi’ne dayandırılarak ÇED raporunda yapılan bazı revizelerle 6 Kasım 2024’te yeniden başlatıldı ve Çevrei Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 3 Temmuz 2025’te üçüncü defa ÇED olumlu kararı verdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
2009/7 GENELGESİ NEDİR
Entegre Çimento Fabrikası projesine verilen ÇED olumlu kararı için Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin iptal kararı ve Danıştay 4. Dairesi’nin ÇED olumlu kararının iptalini onama kararının ardından, proje “ÇED Yönetmeliği Uygulamaları 2009/7 Genelgesi” sayesinde devam ettirildi.
2009/7 Genelgesi, ekoloji aktivistleri tarafından eleştirilen bir genelge çünkü şirketlere, mahkeme tarafından iptal edilen projelerde tüm süreci tekrarlamadan iptal edilen ÇED raporu üzerinde düzeltmeler yaparak ÇED sürecini devam ettirilme olanağı tanıyor.
Dönemin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun imzası ile 13 Şubat 2009’da uygulanmaya başlayan genelgede şu ifadeler yer alıyor:“Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda uygulamanın ‘yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur’ şeklinde yapılması hususunda, gereğini arz ederim”
Süreçte imar planı ve ruhsatlar da tartışma konusu oldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi, 13 Şubat 2025’te proje alanını çimento fabrikası olarak işaretleyen 1/5000 ölçekli imar planını iptal etmişti. Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ ise kararı mahkemeye taşıdı ve 2026 yılının Şubat ayında Muğla 4. İdare Mahkemesi imar planının iptal kararını iptal etti.
Yurttaşlar ise karara yeniden karşı çıktı ve dava açtı. Açılan dava kapsamında bilirkişi keşfinin tarihi belli oldu; keşif, 17 Haziran 2026’da yapılacak. Projeye karşı 1993 yılından bu yana mücadele eden yurttaşlar bilirkişi keşfine çağrı yaptı. Çağrıda şu ifadeler kullanıldı:
“Karanlık sermayenin Muğlayı işgaline üçüncü defa “DUR” demek için Tekağaç Ormanları’nda buluşuyoruz! 20 yıl değil 200 yıl daha direniriz, 2 kere kazandık, 10 kere daha kazanırız! Deştin Çayı özgür akacak! Zafer direnen köylünün olacak!”
Peki 1993’ten bugüne gelen süreçte neler oldu?
Bölgede ilke defa 1993 yılında Çimentaş A.Ş. tarafından Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisi kurulmak istenmiş fakat o dönemin Muğla Belediye Başkanı Orhan Çakır başta olmak üzere Muğla halkının karşı çıkması sonucu ÇED olumlu kararı iptal edildi.
Sürecin kronolojisini daha iyi anlayabilmek ve tarihler arsında geçiş yapabilmek için için aşağıdaki butonları kullanarak çizelgeyi inceleyebilirsiniz:
Ardından ADOÇİM Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 2005 yılı sonu ve 2006 yılı başında Bayır ve Deştin ortak sınırında Tekağaç mevkisinde iki ay içinde 95,33 dönüm arazi satın alınmış ve Entegre Çimento Fabrikası kurulmak istenmişti. Proje için 6 Ağustos 2006 tarihinde Bakanlık’tan Entegre Çimento Fabrikası ve 52 Maden Ocağı için ÇED olumlu kararı alınmıştı. Karar karşı bölge halkı dava açmış ve 6 Mart 2015 tarihinde mahkeme ÇED olumlu kararını iptal etmişti. İptal kararı 18 Şubat 2016 tarihinde kesinleşmişti.
BİRİNCİ ÇED’İN MAHKEMESİ BİTMEDEN AYNI PROJE İÇİN YENİDEN ÇED BAŞVURUSU YAPILDI
Birinci ÇED olumlu kararına karşı başlatılan hukuki süreç devam ederken “Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş” adıyla yeni bir şirket kuruldu ve 2010 yılında aynı yer için ocak sayısını 13’e düşürerek yeni bir ÇED süreci başlatıldı. İkinci ÇED için ise 31 Aralık 2014 tarihinde olumlu kararı alındı. Bu karar bu dönemde belediyeler ve köylülere bildirilmediği, yalnızca Muğla Valiliği ve Menteşe Kaymakamlığı’na bildirildiği için yurttaşlar bu karara karşı zamanında dava açamadı.
Bu süreçte, bölgede entegre çimento fabrikası kurulmasına izin veren ve bölgeyi “Sanayi alanı” olarak işaretleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına karşı da Deştin Muhtarlığı tarafından açılan dava kapsamında 2017’de imar planları iptal edildi. Fakat ÇED olumlu kararı verilen ikinci ÇED’e dayanarak yapılan itiraz sonucunda Danıştay, iptal edilmiş imar planlarının tekrar onaylanmasına karar verdi.
Bu süreçte 2020 yılında Muğla Çimento A.Ş. bütün haklarıyla birlikte Kent Çimento’nun sahibi Cemal Karakurt’a satıldı. Cemal Karakurt, Muğla Çimento A.Ş adına fabrika projelerini yeniden hazırlattı ve 29 Aralık 2021 yılında çevrecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının karşı çıkmalarına rağmen Menteşe Belediyesi’nden yapı ruhsatı aldı.
Bu dönemde proje için yapılan ikinci ÇED başvurusu 31 Aralık 2014 tarihinde onaylandığı için ve şirket yedi yıl boyunca proje ile ilgili yatırım yapmadığı için 2021 yılının sonunda raporun iptal edilmesi ile karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine şirket Menteşe Belediyesi’ne yapı ruhsatı başvurusunda bulunarak çalışmasına başlamak istedi.
BAHATTİN GÜMÜŞ YÖNETİMİ PROJEYE YAPI RUHSATI VERDİ
Menteşe Kent Konseyi, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu şirketin başvurusu üzerine 25 Aralık 2021 tarihinde basın açıklaması yaptı ve projenin vereceği zararı anlatarak ruhsat verilmemesini talep etti. Bahattin Gümüş’ün Belediye Başkanı olduğu dönemde Menteşe Belediyesi 29 Aralık 2021 tarihinde projeye yapı ruhsatı verdi ve inşaat çalışmaları başladı. Bahattin Gümüş verilen ruhsatlar konusunda pek çok kez çimento fabrikasıyla iş birliği yaptığı gerekçesiyle eleştirilerin odağında oldu. İptali için imza kampanyası başlatıldı.
ÇED olumlu kararına ise itiraz edildi ve yurttaşlar tarafından hukuki süreç başlatıldı. Açılan davalar süre aşımından reddedildi fakat Danıştay tarafından karar bozularak hukuki süreç devam ettirildi.
27 Ocak 2022 tarihinde açılan davada, mahkeme heyeti bilirkişi keşfinin yapılmasına karar verdi, 23 Şubat 2023 tarihinde bilirkişi keşfi yapıldı.
Keşfi sonrasında heyetin raporu teslim etmesi için verilen bir aylık süre, bilirkişi heyetinin talebi üzerine 60 gün uzatıldı. Böylece keşif tarihinden itibaren raporun sunulması için verilen toplam süre 90 gün oldu.
Ek süre kararının ardından Deştin Çevre Platformu, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi bir açıklama yaptı, firma sahiplerinin proje inşaatını devam ettirdiğine vurgu yaparak, ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulmadan verilen ek süre kararını eleştirdi.
25 Mart 2023 tarihinde proje sahasında inceleme gezisi yapan uzmanlar ise projenin hayata geçirilmesi durumunda çevreye geri döndürülemez zarar verileceğini dile getirdi.
3 Nisan 2023 tarihinde, çimento fabrikasının tamamlanmasında önemli aşamalarından olan klinker fırınını taşıyan kamyonların inşaat alanına götürülmek istenmesi üzerine, köylüler kamyonların geçişine engel oldu ve Bayır Caddesi girişinde çadır nöbetine başladı. Nöbet tutan köylülere 8 Nisan saat 4.30’da jandarma müdahale etti ve köylüler gözaltına alındı.
BİLİRKİŞİ: PROJE UYGUN DEĞİL
4 Mayıs 2023 çimento fabrikasına verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davada, 23 Şubat 2023 tarihinde gerçekleştirilen bilirkişi keşfinin raporu mahkemeye sunuldu. Bilirkişi heyeti değerlendirilen her alanda projenin yapılmasının uygun olmadığını söyledi.
Mahkeme bilirkişi kararına rağmen ÇED olumlu kararının yürütmesini durdurmadı ve inşaat çalışmaları devam etti. Bu süreçte şirket, birinci ÇED ile saptanan eksiklerin giderilip giderilmediğine dair ek bilirkişi raporu istedi ve Mahkeme iki hafta ek süre verdiğini açıkladı.
DEŞTİN İÇİN İKİNCİ NÖBET
Bilirkişilerin projeye olumsuz görüş vermesine rağmen mahkemenin hâlâ yürütmeyi durdurma kararı vermemesine karşı ise yurttaşlar 13 Temmuz 2023 tarihinde Muğla İdare ve Vergi Mahkemeleri önünde “Deştin için adalet” nöbetine başladı.
ÇED olumlu kararına karşı açılan davada ise Muğla 2. İdare Mahkemesi 7 Eylül 2023 tarihinde iptal kararı verdi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, (TMMOB) Mimarlar Odası Muğla Şubesi, projeye verilen ruhsatların iptal edilmesi için 13 Eylül 2023 tarihinde Menteşe Belediyesi’ne yazı gönderdi.
18 Eylül 2023’te Menteşe Belediyesi’nden yapılan açıklamada, projeye verilen yapı ruhsatlarının da iptal edildiği duyuruldu.
Danıştay 4. Dairesi, 11 Ocak 2024’te ÇED olumlu kararının iptali geçerli olduğuna kesin olarak, oybirliğiyle karar verdi.
İMAR PLANLARININ İPTALİ İÇİN MÜCADELE BAŞLATILDI
Bu gelişmeler yaşanırken yurttaşlar bir yandan da ‘Sanayi Alanı’ ve entegre çimento fabrikası kullanılmasına izin veren imar planlarının iptali için de adımlar attı. 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının Menteşe Belediye Meclisi, 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planlarının ise Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından iptal edilmesini talep etti. Taleplerini dile getirmek amacıyla 3 Ekim 2023 tarihinde Menteşe Belediyesi Ekim Ayı Meclis Toplantısı’na katıldılar.
Toplantıda planların 1/100.000’likten başlayarak iptal edileceği, tam tersinin yasal olmadığı söylenerek, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan görüş alınmasına karar verildi.
Yurttaşlar, 12 Ekim 2023 tarihinde Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde yapılan Büyükşehir Belediyesi Ekim Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak 1/5000 ölçekli imar planının iptalini talep ettirmek istedilerse de talepleri mecliste gündeme alınmadı.
Bunun üzerine yurttaşlar, 4 Ocak 2024’te Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen entegre çimento fabrikasının arazisindeki ‘Sanayi Alanı’ kararının kaldırılması için Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe verdi. Mart 2024’te ise bu kararın iptali için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na dava açtı.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Osman Gürün yerine Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilen Ahmet Aras, 12 Eylül 2024 tarihli Belediye Meclisi’nde konuyu gündeme aldı. Aras, “Planlara dayanak olan ÇED kararı iptal. Menteşe Belediyesi ruhsatları iptal etti. Planların iptali sizler tarafından talep edildi. Ancak planların iptalini engelleyen bir mahkeme kararı var. Yani Meclis’in yetkisinde değil, şu anda planları iptal etme” şeklinde konuştu.
13 Şubat 2025 tarihinde ise yurttaşların girişimleri sonucunda Muğla Büyükşehir Belediyesi 1/5000 ölçekli imar planını iptal etti. Menteşe Belediyesi de projeye verdiği ruhsatları iptal etti, fabrika inşaatını mühürleyerek yıkım kararı aldı.
Fakat 6 Kasım 2024 yılında 2009/7 Genelgesi öne sürülerek 6 Kasım 2024’te projenin ÇED süreci yeniden başlatıldı.
14 Mayıs 2025 tarihinde ÇED süreci Nihai Karar aşamasına getirildi. 3 Temmuz 2025’te ise ÇED gerekli değildir kararı verildi.
Diğer yandan, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin iptal ettiği imar planlarına karşı, Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. imar planı iptalinin kaldırılması talebiyle dava açtı. Muğla 4. İdare Mahkemesi, Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin iptal kararını hukuka uygun bulmadı ve 2026’nın Şubat ayında imar planı iptal kararının iptaline hükmetti.
