Datça Dayanışma’nın haberine göre; Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde, dün Datça Kadın Platformu Barış ve Kadın Çalışma Grubu tarafından “Ortadoğu ve Dünyada Savaşın İçinde Kadınlar” konulu panel ve söyleşi düzenlendi. Panele gazeteci Hediye Levent ile Hale Gönültaş konuşmacı olarak katıldı.
Hediye Levent; Ortadoğu’da Suriye, Irak ve Lübnan bölgelerindeki yaşanan savaşların kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerini, krizleri ve görünmeyen psikolojik, sosyal travmalar üzerinden sahadaki gözlemlerini aktardı.
Savaş ortamlarında kadınlar ve çocukların yiyeceğe, ilaca, temiz suya ve güvenli barınağa ulaşması neredeyse imkansız hale geldiğine vurgulayan Levent; güvenli alan arayışıyla yerinden edilen kadınların, göç yollarında ve sığındıkları kamplarda her türlü istismara, cinsel saldırıya, şiddete ve güvenlik tehdidine açık hale geldiğini dile getirdi. Epstein dosyasına da dikkat çeken Levent, savaş mağduru kadın ve çocuklara ne olduğunun bilinmediğinin altını çizdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Hale Gönültaş da özellikle çatışma bölgelerinde kaçırılan ve istismara maruz bırakılan kadın ve çocukların, göç yollarında nelerle karşılaştıklarını anlattı. DEAŞ (Irak Şam İslam Devleti – IŞİD) tarafından Irak’ın Şengal kentinde 2014’te kaçırılan Ezidi kadın ve çocukların kurtarılma süreçlerini katılımcılarla paylaştı.
Panelin ardından Datça Kadın Platformu, Demokrasi Evi önünde bir basın açıklaması yaptı. Semra Subaşı tarafından okunan açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Şubat ayında Datça Kadın Platformu olarak yakın çevremizde var olan savaşlarda yaşama tutunmaya çalışan kız kardeşlerimizle nasıl bir dayanışma oluşturabileceğimizi konuştuk. Daha sonra Datça’daki sivil toplum örgütlerinin kadın yapılarıyla geniş katılımlı arama toplantısı yaptık. Ortak önerilerle bugünkü paneli gerçekleştirdik ve savaşların kadınlar üzerindeki etkilerini konuştuk.
Savaşlara karar veren, örgütleyen patriyaka ve otokratik rejimlerin tüm dünyada nasıl onarılmaz yaralar açtığını izledik. Kadınların ve çocukların hayatlarının nasıl söndürüldüğünü dinledik. Evde koltuklarımızda izlemeye tahammül edemediğimiz, izlerken bizim asla yaşamayacağımızı düşündüğümüz görüntülerin sahicilerini yaşamış, tanıklık etmiş gazeteci arkadaşlarımızın anlatımları ile savaşın gerçek yüzünü hissettik.”


“EMPERYALİST ÜLKELERİN GÜÇ SAVAŞINA DÖNÜŞTÜRDÜKLERİ BU SAVAŞLARDA OLAN HALKLARA OLUYOR”
Rusya – Ukrayna savaşının 2022 yılından beri devam ettiğine ve 2023 yılının Ekim ayında İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılara dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Tüm dünya seyrederken Filistin halkına katliam yapıldı. 8 Aralık 2024 te emperyalist güçlerin organizasyonuyla Suriye’de ki Beşar Esad rejimine son verildi. Yerine cihatçı HTŞ yönetimi getirildi. Lideri Ahmed eş-Şara’nın ilk işi, adı değiştirilse de kravat takım elbise giydirilse de Suriyeli Alevilere saldırmak oldu.
Yüzlerce Alevi kadın kaçırıldı, tecavüze uğradı, insanlar öldü. 1 Haziran 2025 de ABD ve İsrail, İran’a saldırdı. 12 gün süren bu saldırıda da onlarca insan öldürüldü. İran’a ikinci saldırı, 28 Şubat 2026 tarihinde yapıldı. İlk hedeflerden biri küçücük çocukların okuduğu bir okul oldu. Onlarca çocuk hayattan koparıldı.”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“Ocak 2026 da Rojava’da Kürtler hedef alındı. Savaş ganimeti gibi gösterilmek istenen Kürt kadınlarının saç örgülerinin kesilmesi tüm dünyada kadınlar arasında bir direniş eylemine dönüştü. Evet Ortadoğu, yani hemen sınırlarımızın komşu olduğu ülkelerde acımasız bir şiddet, savaş sürüyor. Emperyalist ülkelerin güç savaşına dönüştürdükleri bu savaşlarda olan halklara oluyor.
Savaş baronları zenginliklerini arttırırken, geriye yıkık şehirler, ağlayan analar, ölümün körpe bedenlere vurduğu çocuklar kalıyor. Halklar köleleşiyor. Bu acımasız ortamlarda Arap, Ezidi, Azeri, Kürt, Afgan, Farsi kadınlar, çocuklar büyük acılar yaşıyor Kendi ülkemizde yüzyıldır çözülememiş ve büyük bedeller ödenen Kürt sorunu başta olmak üzere gittikçe ağırlaşan sorunlar içindeyiz.”
“DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE YAŞAM KOŞULLARI İÇ AÇICI DEĞİL”
Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik anti demokratik uygulamaların devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Ülke, muhalefetsiz bırakılmak isteniyor. Ekonomik kriz katlanılamaz boyutlarda, hak, hukuk adalet, ekmek su kadar büyük bir ihtiyaç. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hayatın her alanında. Bu cinnet halinin de bir yansıması olan kadın cinayetleri ise hızını hiç kesmedi. Dünyada ve Türkiye’de yaşam koşulları iç açıcı değil.”
Örgütlü mücadele sürdüren kadınların umutsuz olmadıklarının altının çizildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Kötülükle savaşıp yerine iyiliği koymak, savaş yerine barışı getirmekte kararlıyız. Dünya üzerinde savaşlarda bedel ödemekte olan kız kardeşlerimizin yaşadıklarını hissediyoruz. Barışın, demokrasinin, eşitliğin ülkemize, Ortadoğu’ya ve dünyaya yerleşmesi için mücadelemizi ve çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Yaşasın kadın dayanışması!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

