Muğla’nın Datça ilçesinde “Ekozofi Üçlemesi” başlıklı grup sergisi 9 Mayıs’ta sanatseverlerle buluştu. Bodrumlu sanatçılar Elvan Erdin, Gülşah Bayraktar ve Züleyha Altıntaş’ın ortaklığında hazırlanan sergi, sanatçıların kolektif bir bakışla özel olarak ürettikleri eserlerden oluşuyor.
Eski Datça’da Maison Magi ev sahipliğinde düzenlenen serginin, 7 Haziran 2026’ya kadar ziyarete açık olacağı aktarıldı.
Serginin fikirsel boyutu “Félix Guattari’nin çevresel, toplumsal ve zihinsel ekolojilerin ayrılmaz bütünlüğüne işaret eden ‘ekozofi’ kavramından yola çıkan sergi, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi yalnızca çevresel bir mesele olarak değil; zihinsel, toplumsal ve varoluşsal bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor” şeklinde özetlendi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Sergide toplum, çevre ve zihin bağlamındaki ekozofi kavramının üç sanatçının çalışmaları üzerinden birbirine sızan alanlar olarak ele alındığı, insan-merkezci algıya karşı diğer yaşam formlarıyla kurulan ilişkilerin ve ekolojik krizin görünür kılınarak izleyicinin de bu dönüşüm sürecine davet edildiği aktarıldı.
Sergi sanatçılarından Elvan Erdin’in, doğa ile kurulan ilişkinin zamanla ekranlar, dijital imgeler ve dolaylı deneyimler üzerinden şekillenmesini araştırdığı “Datça.exe” başlıklı çalışmasında; doğrudan gözleme değil, ekran görüntülerine, hafızada kalan parçalara ve dijital arayüzlerin ürettiği mesafeye yaslandığı belirtiliyor.


Piksel estetiği, suluboya akışkanlığı ve dijital kodlamalarla doğanın kırılganlığına dikkat çeken Erdin’in; matsutake mantarı, liken ve kum zambağı gibi türler üzerinden insan merkezli tahakküme karşı simbiyotik yaşamı ve dijitalleşen doğa ilişkisini sorgularken, plastik atık resmiyle de insan tahribatının kalıcı izlerini gözler önüne serdiği vurgulanıyor.


“Benim Küçük Sığınağım” başlıklı çalışmasında bahçe metaforu üzerinden bireysel hafıza, aidiyet, kökler ve kolektif bilinç arasındaki ilişkileri ele alan Gülşah Bayraktar ise “Bahçeyi yalnızca fiziksel bir alan değil, zihinsel ve duygusal bir sığınak olarak” tanımlıyor.


Sergide bahçeyi bir mikrokozmos olarak ele alarak ekozofinin toplum, zihin ve çevre üçlüsünü bir araya getiren Bayraktar, üretim sürecine dair şunları aktardı:
“Zihnim, bedenim ve tüm duygularımla oraya sığınıp ona ortak oldum. Bu durum dışarıda çiçeklerin arasında, toprağın üstünde altında gezinen tüm diğer köklere bağlanan tıpkı bir radikan kök gibi yayılma halini getirdi.
Ben ve kendim dışındaki tüm özleri sarıp sarmalayan bir ilgiyle bahçeye yerleştim. Bir bütün olarak orada bulunmanın dünya ile bireysel ve kolektif olarak bağ kurmanın bir mikro ölçeği belirdi.”


Züleyha Altıntaş’ın ‘Control Freak’ başlıklı heykel yerleştirmesinde “İnsanın doğayı kontrol etme arzusunu, tekrar eden kalıp alma süreçleri üzerinden sorgulandığı” aktarıldı.


İklim krizini insanın doğayı denetim altına alma arzusunun bir sonucu olarak ele alan Altıntaş, heykellerinin yapım sürecini şu sözlerle ifade etti:
“Aynı form tekrar tekrar kalıplanır, dökülür ve yeniden kurulur. Tekrar… tekrar… Ancak bu üretim süreci kusursuz işlemez.
Tohum kesesinin becerisi karşısında heykelcinin kalıp alma pratiği sürekli aksar; çatlar, kırılır ve kendi sınırlarına çarpar. Her tekrar, küçük bir sapmaya dönüşür ve kontrol arzusu, giderek oyunbaz bir başarısızlığa evrilir.”


Ekozofi Üçlemesi’ne ev sahipliği yapan Maison Magi’de; süreli sergilerin yanı sıra atölye çalışmaları, misafir sanatçı programları, söyleşiler ve film gösterimleri yer alıyor.


Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

