Muğla’nın Bodrum ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü sendikalar, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin katılımıyla kutlandı.
Tepecik’te bugün (1 Mayıs) saat 12:00’de toplanan yurttaşlar, Barış Meydanı’na pankart ve sloganlar eşliğinde yürüdü.
Yürüyüşün ardından Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından basın açıklaması yapıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Açıklamada, “Bugün burada yalnızca bir bayramı kutlamak için değil; sömürüye, yoksulluğa, adaletsizliğe, baskıya, şiddete, geleceksizliğe ve savaşa karşı sözümüzü büyütmek için bir aradayız” denildi.


1 Mayıs’ın işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bugün emeğin sömürülmesine, hakların gasp edilmesine, halkın iradesinin çiğnenmesine, kadın düşmanı politikalara ve hayatlarımızın sermayeye teslim edilmesine karşı meydanlardayız.
Bu ülkenin tüm değerlerini üreten bizleriz. Otellerde, hastanelerde, okullarda, belediyelerde, tarlalarda, mutfaklarda, ofislerde, atölyelerde çalışan bizleriz. Hayatı omuzlayan bizleriz. Ama yoksullaşan, güvencesizleşen, geleceği çalınan da yine biz oluyoruz.”


“Asgari ücret açlık sınırının altında bırakılıyor” sözlerinin yer aldığı açıklama, şöyle devam etti:
“Emekliler yaşam değil hayatta kalma savaşı veriyor. Gençler işsizlik ve umutsuzluk arasında sıkıştırılıyor. Kadınlar hem işyerlerinde sömürüye ve güvencesizliğe hem de yaşamın her alanında erkek şiddetine maruz bırakılıyor.
Kadın emeği görünmez kılınıyor, yoksulluk derinleşiyor. Eğitim ve sağlık hakları piyasaya teslim edilirken kamusal hizmetler tasfiye ediliyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği yok sayıldığı için emekçiler her gün iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor.”


“HALKLARIN EŞİTLİĞİNİN TARAFINDAYIZ”
Ayrıca, “Savaş politikaları da bu düzenin en ağır yükünü emekçilere ve halklara yüklüyor. Silaha ve yıkıma ayrılan kaynaklar halkın ekmeğinden, gençlerin geleceğinden çalınıyor. Biz savaşın değil barışın, halkların eşitliğinin tarafındayız” açıklamasında bulunuldu.
“Bu düzen; emeği değersizleştiren, kadını susturmaya çalışan, doğayı talan eden, halkı yoksulluğa mahkûm eden bir düzendir” denilirken “Biz bu düzene boyun eğmiyoruz” ifadesinde bulunuldu.


Bodrum’da da durumun farklı olmadığının altı çizilirken “turizm cenneti” ifadesinin pazarlama cümlesine dönüşmesi, uzun mesailer, düşük ücretler ve sendikasızlaştırma “Lüks oteller yükselirken işçiler kiralarını ödeyemiyor” sözleriyle eleştirildi.
Hapimag Resort Sea Garden Otel’in Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde otelin görüşmeyi reddetmesi üzerine grev yapan Türkiye Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri (TOLEYİŞ) Sendikası işçilerini selamlayan açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Hakları ve gelecekleri için direnen işçiler hepimizin mücadelesini büyütmektedir. Grevdeki işçiler bugün bu alandadır, direnişleriyle hepimize güç vermektedir. TOLEYİŞ işçilerinin haklı grevini selamlıyor, mücadelelerini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz.”


ADALET, BARIŞ VE DEMOKRASİ VURGUSU
“Türkiye işçi sınıfı tarih boyunca haklarını mücadeleyle kazanmıştır” ifadesinin yer aldığı açıklamada, adalet, demokrasi, barış ve özgürlük vurgusu yapıldı.
Temel hak ve özgürlüklerin, kadın eşitliğinin, işçi sağlığının, doğa ile yaşam alanlarının korunması çağrısı yapılan açıklamada “1 Mayıs; direniştir, örgütlenmedir, susmama iradesidir” sözleri vurgulandı.


Basın açıklamasında son olarak şu ifadelere yer verildi:
“Emeğimizi ucuzlatanlara karşı birlikte mücadele edeceğiz. Kadınların yaşam hakkını yok sayanlara karşı birlikte direneceğiz. Kentimizi ranta teslim edenlere karşı birlikte duracağız. Halkın iradesini gasp edenlere karşı demokrasiyi savunacağız.”
Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ekoloji Grubu Eş Sözcüsü Nihat Koyuncu, işçilerin yaşadığı sorunların Bodrum açısından da geçerli olduğuna değinerek şunları söyledi:
“Yıkım her tarafta yani bunu tek boyutlu ve tek bir madde olarak ele alırsak hata yaparız. Onun için bütün bu ülkedeki işçisi, ekolojisti, köylüsü, hatta memuru, polisi, askeri bu devletten hesap sormalı.
Çünkü bu devlet kurumlar bileşkesi olarak bizim için var olması gerekirken maalesef halka rağmen, halkın üstünde sermaye yanlısı bir devlet var şu anda. Onun için mücadeleyi topyekûn yürütmek gerektiğine inanıyorum.”
















Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

