Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde 22 Ocak 2025’te Ummuhan Korkut, evli olduğu erkek tarafından şiddete maruz bırakılmıştı. Beyin kanaması geçiren Korkut, yoğun bakımda tedavi altına alınmasının ardından 28 Ocak 2025’te hayatını kaybetmişti.
Ummuhan Korkut cinayetine ilişkin davanın karar duruşması, 30 Nisan 2026’da Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Mahkeme, tutuklu sanık Yunus Korkut’a, “eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan takdiri indirim uygulanmaksızın 14 yıl hapis cezası vermişti.
Ayrıca, verilen ceza miktarı ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek Yunus Korkut’un tutukluluk halinin devamına ve sanığın, yaklaşık 66 bin TL tutarındaki yargılama giderlerini ödemesine hükmedilmişti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kararın ardından açıklama yapan Ummuhan Korkut’un aile avukatı Perihan Ceviz Turasay, “Bizler ilk aşamadan itibaren ısrarla söylüyoruz: Bu bir kasten yaralama dosyası değil. Bu, neticesi öngörülememiş bir eylem neticesinde oluşan bir ölüm değil” demişti.
SUÇ VASFI YÖNÜNDEN YANILGIYA DÜŞÜLDÜĞÜ SAVUNULDU
Avukat Perihan Ceviz Turasay, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına itiraz ederek dosyayı istinafa taşıdı. Başvurusunda; söz konusu kararda suç vasfı yönünden yanılgıya düşüldüğünü, hatalı ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğini savundu.
İstinaf başvurusunun dilekçesinde, şu ifadeler kullanıldı:
“Somut olayda sanığın müteveffaya uyguladığı sistematik şiddet ve öldürme kastı göz ardı edilmiş olup, bu suretle otopsi raporundaki bulgulara aykırı şekilde sanığın kastının yaralama boyutunda kaldığı değerlendirmesi hukuka aykırıdır.”
Dosya kapsamındaki otopsi raporu ve tıbbi verilerin, sanığın eyleminin basit bir yaralama kastının ötesinde, Ummuhan Korkut’un yaşam hakkını doğrudan hedef alan bir öldürme iradesiyle gerçekleştirildiğini bilimsel bir kesinlikle ortaya koyduğunun belirtildiği başvuruda, şunlar aktarıldı:
“Mahkemenin, sanığın maktulü hastaneye yetiştirme çabasını veya olayda silah kullanılmamasını yaralama kastına delil sayması, Yargıtay’ın yerleşik ‘hayati bölgeye şiddetli darbe’ kriterleri ile açıkça çelişmektedir.”
SANIĞIN “KADINA VE EŞE KARŞI KASTEN ÖLDÜRME” SUÇUNDAN CEZALANDIRILMASI TALEP EDİLDİ
Adli Tıp Kurumu raporunda, Ummahan Korkut’un ölümünün “künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonları” sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğine dikkat çekilen başvuruda, şu ifadelere yer verildi:
“Raporda ayrıca maktulün maruz kaldığı bu travma ile ölüm arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, ölüm olayında bu yaralanma dışında başkaca bir ortak nedenin bulunmadığı açıkça belirtilmiştir.”
Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararlarında, hayati bölgelere uygulanan şiddetli darbelerin “kasten öldürme” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmettiğinin vurgulandığı başvuruda, olay yeri inceleme görüntülerinde yer alan detayların yerel mahkeme nezdinde değerlendirmeye esas alınmadığı da aktarıldı.
Ayrıca başvuruda, “Yerel mahkeme nezdinde altı yaşındaki bir çocuğun usule aykırı şekilde tanık sıfatıyla alınan beyanlarının hükme esas alınması hukuka aykırı olmuştur” denildi.
Sanık Yunus Korkut’un yargılama süresince çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına, maktule yönelik asılsız ithamları ile hatırasına saldırıda bulunduğuna dikkat çekilen başvuruda; sanığın “kadına ve eşe karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılması, takdiri indirim ile haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanmaması talep edildi.
