Milletlerarası Tiyatro Enstitüsü tarafından kurulan ve ilk kez 27 Mart 1962’de kutlanan Dünya Tiyatro Günü her yıl kutlanmaya devam etti.
Muğla‘nın Bodrum ilçesinde yaşayan tiyatro emekçileri, tiyatronun önemini, Bodrum’da tiyatro alanında yaşanan zorlukları ve Dünya Tiyatro Günü mesajlarını Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e anlattı.
Muğla Sıktı Koçman Üniversitesi Sahne Sanatları mezunu Ayşegül Köylücü, tiyatrosunun kendisi için önemini şu sözlerle anlattı:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Tiyatro, benim için yalnızca bir sanat değil; insanın kendisini, başkasını ve toplumu anlama biçimidir. Sahne, gerçekliğini yeniden kurulduğu bir alan olduğu için hem bireysel hem de kolektif yüzleşmeler yaratır.
Toplum açısından baktığımız zaman; tiyatro empati kurmayı öğretir, görünmeyeni görünür kılar, eleştirel düşünmeyi tetikler. Seyirciyi pasif olmaktan çıkarıp düşünmeye zorlar.”


Muğla ve Bodrum’da tiyatronun içinde bulunduğu sorunlara değinen Ayşegül Köylücü, etkinliklerin süreklilikten uzak ve sezonluk olmasından, yerel halka ulaşmayı engelleyen tanıtım eksikliğinden ve bağımsız sahneler ile alternatif mekanların yetersizliğinden söz etti.
Söz konusu sorunlara dair çözüm önerilerini ise söyle aktardı:
“Yerel yönetim destekli sürekli tiyatro festivalleri düzenlenebilir. Üniversite ile belediye iş birliği yapar ve belediyeye ait binalar üniversitedeki öğrencilere tahsis edilebilir. Kafelerde, açık alanlarda, tarihi mekanlarda alternatif sahneler oluşturulabilir ve yerel yönetimin de desteğiyle atölye ve sahneleme imkanları sunulabilir.”
Köylücü, “Bodrum gibi kültürel potansiyeli yüksek bir yerde tiyatronun daha görünür olmaması aslında bir potansiyel sorunu değil organizasyon ve süreklilik sorunu diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“TİYATRO İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ BİR SANATTIR”


“Tüm tiyatro oyucularının ve seyircilerinin; sahne tozu yutan herkesin, tiyatroya, oyunculuğa emek ve yürek veren herkesin günü kutlu olsun. Tiyatro insanlık tarihi kadar eski bir sanattır“ diyen Köylücü, Dünya Tiyatro Günü’ne dair mesajını paylaştı:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Tiyatro hayattır, tiyatro medeniyettir, tiyatro gelişimdir. İlkel zamanlarda taklitle ortaya çıkmış olan bu sanat günümüze görsel, zihinsel, müzikal bir şölen olarak taşınmıştır. Tiyatro rol yapma sanatı değildir. Bilinenlerin dışındaki hisleri konuşma sanatıdır, -mış gibi yapma değil, o anı yaşama sanatıdır.
Her insanın ruhunun derinliklerinde yaşayan bir baş belası vardır elbet. Tiyatro bu baş belasını açığa çıkartma sanatıdır. Eğitim, kariyer, sosyal çevre, statüler ve ahlaki olarak ideal olmak için çabalarken; içimizde derinlerde sanki bir kereden bir şey olmaz diyen haylaz bir baş belası yaşatmıyor muyuz?”
Köylücü, “Normlardan kurtulup içimizdeki bela dediğimiz deli çocuğun sesini dinlersek eğer mutlu olmak için daha çok sebebimiz olur. Çünkü kusurlu olan, sözde kusursuz olanın gerçeğini ortaya döker. İçimizdeki baş belası aslında sihirli bir aynadır. O zaman günümüz kutlu olsun” dedi.
“AMATÖR BİR HEVESLE AMA PROFESYONELCE”
Dramaturg ve Tiyatro Eğitmeni Seda Tansuker, Bodrum’da amatör ya da gönüllü çalışmalar için tiyatro oyunu sahnelenmek istediğinde ücretsiz ya da düşük bütçeli yerlerin olmadığını, olanın da bürokratik sürecinin zor olduğuna değinerek, gönüllü olarak sahnelemek istedikleri oyun için “Şimdi harıl harıl mekan arıyoruz” dedi.
Çözüm önerisi olarak da gezici tiyatro gibi imkanların ya da bu tür faaliyetler için bir alan yaratılmasını önererek, “Amatör bir hevesle ama profesyonelce bir araya gelip bir şeyler sunmak isteyenler için bir mekan sıkıntısı olduğunu düşünüyorum” ifadesinde bulundu.
Tiyatro 2 bin 500 yıldır hayatımızda olduğunu vurgulayan Tansuker, tiyatronun önemini şu sözlerle aktardı:
“Yapay zekanın bile itiraf ettiği üzere yerini dolduramayacağı çünkü bir oyuncu ve bir seyirci olduğu sürece her zaman, her yerde tiyatronun var olabileceğini bize bin yıllardır gösterebilen sanat dallarının bir bütünü aslında tiyatro. Bizi bize anlatan, bize bizim nasıl daha iyi olabileceğimizi gösteren bir ayna.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Sanatın o naif ve şefkat dolu diliyle bazen de kendine getirici üslubuyla bize bir şeyleri anlatıyor, bazen de yol açıyor. İşin en önemli kısmı da kolektif bir biçimde yapılan, toplumda nasıl uyumlu çalışılabileceği ve düzgün iletişim kurulacağını anlatan, iletişimin odağa konulduğu bir sanat disiplini.”
“İnsanların da birbirine karşı daha anlayışlı ve uyumlu olmasını da sağlayabilecek bir sanat dalı olduğunu düşüyorum” şeklinde konuşan Tansuker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çağımızda iletişimsizliğin bu kadar arttığı bir dönemde birbirimizin zayıflıklarından değil birbirimizin güçlü yanları birbirimize hatırlatarak zayıflıklarımızın nasıl üstesinden geleceğimiz hakkında da bize yol gösterebilecek bir sanat dalı olduğu için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bence topluma katkıları bunlar. “
Her 27 Mart’ta perdelerini açan tiyatrolarının ulusal ve uluslararası bildirilerini okuduğunu belirten Tansuker, bu yıl Willem Dafoe tarafından yazılan uluslararası bildiri ile Metin Deniz tarafından yazılan bildirilere atıf yaptı.


“İNSANSIZ SANAT OLMAZ, SANATI OLMAYAN BİR TOPLUM DA OLMAZ”
Willem Dafoe tarafın yazılan bildirideki şu sözleri aktardı:
“Bir aktör ve tiyatrocu olarak, tiyatronun gücüne inanmaya devam ediyorum. Giderek daha bölünmüş, kontrolcü ve şiddet dolu hale gelen bir dünyada, tiyatrocular olarak bizim görevimiz, tiyatronun sadece eğlendirmeyi amaçlayan ticari bir girişim ya da kurumsal bir kısır gelenek muhafızı olarak yozlaşmasını önlemek; aksine insanları, toplulukları, kültürleri birbirine bağlayan ve hepsinden önemlisi, nereye gittiğimizi sorgulayan gücünü beslemektir.
Büyük tiyatro, düşünme biçimimize meydan okuyan ve bizi özlem duyduğumuz şeyi hayal etme konusunda yüreklendiren tiyatrodur.”
Tansuker, Metin Deniz’in yazdığı ulusal bildiriden ise şu sözlere atıf yaptı:
“Sanat ve savaş birbirine karşıdır. İnsan da (insan olan) savaşa karşıdır. İnsan sanatı sever, sanata düşkündür. İnsan sanat için vardır. İnsansız sanat olmaz, sanatı olmayan bir toplum da olmaz. Toplumlar ise, asıl sanat aracılığıyla birbirleriyle tanışırlar, ilişki kurarlar, hesaplaşırlar.
Tiyatro bu tanışıklığı, asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır.”
Tansuker, 27 Mart 2018 tarihinde kurulan ve kuruluşunda da yer aldığı Bodrum Şehir Tiyatrosu’nun da yaş gününü kutladı.


“SAHNEYE HER ÇIKIŞIMDA O HAYALLERİ KURAN ÇOCUK OLUYORUM”
Bodrum Şehir Tiyatrosu oyuncusu Cansın Türkdoğan, “Okumayı öğrendiğim gün tiyatro sanatçısı babam Demircan Türkdoğan’ın kitaplığındaki oyun ve tiyatro dergilerini okumakla başladı tiyatro ile buluşmam” ifadesinde bulundu.
Cansın Türkdoğan, tiyatronun kendisi için önemini “Bu sebeple tiyatro benim gözlerimi açış noktam, ruhumda geleceğe dair henüz yedi yaşımdayken hissettiğim o büyük heyecan. Sahneye her çıkışımda o hayalleri kuran çocuk oluyorum, tiyatro hayalimi gerçek kılarken” sözleriyle özetledi.
“Birbirinden değerli tüm sanatlardan farklı olarak tiyatro, izleyicisiyle canlı bir bütünlük taşır. Tam o anda izleyici ile bağ kurar ve sanatın eleştirel gücü, destekleyici yanları, benzerlikten doğan duygusal akış başlar” diyen Türkdoğan, tiyatronun topluma katkısını ise söyle aktardı:
“Kişi oyunun konusu ne olursa olsun topluma ait bir soruyu ya ruhunda hisseder ya da topluma fayda sağlayan kısmı alır ve vücudunda bir heyecana dönüştürür. Tiyatro bireyin ve toplumun gölgede kalan yönlerini aydınlatır ve seyircinin o anda bununla yüzleşmesine olanak sağlar.”


Sanatın gelişmesi için üç unsur söz konusu olduğunu vurgulayan Türkdoğan, bu unsurlara dair şunu söyledi:
“İlki sanata gönül vermiş, üretken, gerçek sanatçıların varlığı. İkincisi tiyatro oyununu izlemeye hevesli seyirciler ve sonuncusu ise sanata, sanatın topluma kattıklarına değer veren yöneticiler.
Sonuncusu olmazsa da tiyatro diğer iki unsurla yaşamaya devam eder ama çerçeveleri aşamaz. Çerçeveler içine hapsolmak ise sanatın özüne aykırıdır.”
“Perdeler hiç kapanmasın” diyen Türkdoğan, Dünya Tiyatro Günü mesajında ise şunları kaydetti.
“Tiyatro sadece bir sahne sanatı olmaktan ibaret değildir; içinde, hayatın önümüze sunma ihtimali olan tüm yolları barındırır. Bu yollar her seferinde başka bir hikayeye çıkar.
Bu hikayenin gerçek olması için çabalayan, el ele verip beraberce soluk alan, dünden bugüne tiyatronun yaşamasına katkı göstermiş herkesin 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü kutluyorum.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

