Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Göcek Mahallesi’nde, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içinde yer alan ve 3. Derece Doğal Sit statüsünde olan Osmanağa Koyu’nda 26 Mart 2026 tarihinde iş makineleri çalıştırılmaya başlanmış alan yapılaşmaya açılmak istenmişti. Fakat yurttaşlar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin tepkisi üzerine çalışmalar durdurulmuştu.
Yurttaşlar 27 Mart’ta iş makinelerinin önüne oturarak çalışmalara engel olmuş, 28 Mart’ta ise çalışmalar jandarma ekiplerinin koruması altında çalışmalar devam etmiş fakat yine yurttaşların mücadelesi sonucunda durdurulmuştu.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ise Osmanağa Koyu’nda olmadığı gerekçesiyle yurttaşlar tarafından eleştirilmişti. Karaca, konuya dair 1 Nisan 2026’da gerçekleşen Fethiye Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Nisan Ayı Toplantısı’nda konuya dair açıklama yaptı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Karaca’nın açıklamaları Kıyılar Halkındır İnisiyatifi, Göcek Halk Meclisi’nin tepkisine neden olmuştu. Türkiye İşçi Partisi Muğla İl Örgütü ve Fethiye İlçe Örgütü de konuya dair bir açıklama yaparak Karaca’nın sözlerini eleştirdi.
“OSMANAĞA KOYU’NDA YAŞANANLAR BİR ‘YATIRIM’ DEĞİL, AÇIK BİR DOĞA TALANI VE KAMUSAL ALANLARIN SERMAYEYE DEVREDİLMESİDİR”
Açıklamada, Karaca’nın “Biz yapılacak yatırımlara karşı olan insanlar değiliz ama çevre hassasiyeti olan insanlarız aynı zamanda” sözleri hakkında şunlar söylendi:
“Kıyılar, Anayasa ve Kıyı Kanunu uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında olan, tüm halkın eşit ve serbest kullanımına açık kamusal alanlardır. Bu alanlar hiçbir biçimde özel mülkiyete konu edilemez, çitlerle, duvarlarla, tel örgülerle halktan koparılamaz.
Osmanağa Koyu’nda yaşananlar bir ‘yatırım’ değil, açık bir doğa talanı ve kamusal alanların sermayeye devredilmesidir. Doğal sit alanı statüsüne sahip, Fethiye’nin endemik günlük ormanlarıyla ve kıyı ekosistemiyle bütün olan bu alanın yapılaşmaya açılması, yalnızca bir koyun değil, bir yaşam alanının yok edilmesi anlamına gelmektedir.”
“KIYILAR PARÇA PARÇA SERMAYEYE AÇILMAKTADIR”
Açıklamada Osmanağa Koyu’nda yaşananların münferit olmadığı belirtildi ve “Karataş’ta, Kille Koyu’nda, Fethiye Yanımadası’nda, Söğütlü’de, Aksazlar Marina’da ve Kruvaziyer Limanı Projesi’nde karşımıza çıkan tablo aynıdır: Kıyılar parça parça sermayeye açılmakta, halkın ortak alanları sistematik biçimde gasp edilmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Osmanağa Koyu’ndaki yapılaşmaya karşı çıkan yurttaşların jandarma ekipleri tarafından engellenmesine dair ise şunlar dile getirildi:
“Göcek ve Fethiye halkı bu yağma düzenine karşı ilk günden bu yana direnmektedir. Osmanağa Koyu’nda talana karşı bir araya gelen yurttaşların kolluk ve sahil güvenlik eliyle engellenmek istenmesi, iktidarın kimin yanında durduğunu açıkça göstermektedir. Tüm engellemelere rağmen halkın denizden alana ulaşması ve çalışmaları durdurması, bu mücadelenin meşru ve haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“FETHİYE BELEDİYE BAŞKANI ALİM KARACA’NIN AÇIKLAMALARI, HALKIN BEKLENTİLERİNİN GERİSİNDE KALMIŞ; SORUMLULUKTAN UZAK BİR ÇİZGİ SERGİLEMİŞTİR”
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın yaptığı açıklamanın ise “halkın beklentilerinin gerisinde kaldığı, sorumluluktan uzak bir çizgi sergilediği” söylendi.
Açılamada, “Yerel yönetimlerin görevi yalnızca merkezi idarenin kararlarını izlemek değil, halkın ve doğanın yanında açık bir irade ortaya koymaktır” ifadeleri kullanıldı.
“KIYILAR YATIRIM ADI ALTINDA SERMAYEYE DEVREDİLEMEZ”
Alim Karaca’nın bölgedeki yatırımlara karşı olmadığını söylemesine dair ise şu ifadeler kullanıldı: “’Yatırım’ söylemi, bugün kıyıların yağmalanmasının en temel meşrulaştırma aracıdır. Osmanağa Koyu’na ilişkin bu söylemi kabul etmiyoruz. Kıyılar yatırım adı altında sermayeye devredilemez. ‘Doğayla uyumlu yatırım’ ifadeleri ise rant projelerini aklama çabasıdır ve gerçeği gizleyen bir perde işlevi görmektedir.”
Alim Karaca’nın “Konu bundan ibaret bilmenizi isterim ama çok gündem yaratılıyor” sözlerinin de eleştirildiği açıklamada şunlar söylendi:
“Bu, ‘Gündem yaratılıyor’ diyerek basitleştirilecek bir mesele değildir. Bu, kamusal alanların özelleştirilmesine karşı mücadele meselesidir. Bu, doğanın sermaye uğruna talan edilmesine karşı durma meselesidir. Bu, halkın ve tüm canlıların yaşam hakkını savunma meselesidir.”
“DOĞA RANT PROJELERİNE TESLİM EDİLEMEZ”
Böyle bir tabloda tarafsızlığın mümkün olmadığı, tarafsızlığın “talanın yanında saf tutmak” olduğu söylendi. Belediyelerin yalnızca hizmet üreten kurumlar olmadığı, aynı zamanda halkın hakkını savunmakla yükümlü olduğu söylendi.
Mücadele vurgusu yapılan açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı: “Bizler buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Göcek ve Fethiye koyları sermayeye peşkeş çekilemez. Doğa rant projelerine teslim edilemez. Halkın ortak yaşam alanları şirketlerin kâr alanı haline getirilemez. Bu mücadele yalnızca Osmanağa Koyu’nu değil, geleceğimizi savunma mücadelesidir. Ve bu mücadele büyüyerek devam edecektir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
NE OLMUŞTU?
İki yıl önce de Osmanağa Koyu yapılaşmaya açılmak istenmişti. Osmanağa Koyu ve İnceburun Koyu’nun 2023 yılında, o dönemdeki adı Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm Ticaret Anonim Şirketi (MUÇEV) yeni adı ise Kıyı Yönetimi ve Çevre Koruma A.Ş. olan şirkete kiralanması ve yapılaşmaya açılmak istenmesi üzerine yurttaşlar tepki göstermişti.
Osmanağa Koyun’da 2 Aralık 2023 tarihinde bir araya gelen yurttaşlar basın açıklaması yapmış; Kıyılar Halkındır İnisiyatifi, Göcek Halk Meclisi ve Göcek’te faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği açıklamada koyların MUÇEV tarafından farklı şirketlere alt kiralamalarla yapılaşmaya açıldığına dikkat çekilmişti.
Osmanağa Koyu’nda tesis yapılması için Fethiye Belediyesi’nin şirkete yapı ruhsatı verdiği ortaya çıkmıştı. Yurttaşlar bu basın açıklamasında Fethiye Belediyesi’nin verdiği bu ruhsatın iptal edilmesini istemişti.
Tepkiler üzerine ise Fethiye Belediyesi 13 Aralık 2023 tarihli kararla MUÇEV’e verdiği yapı ruhsatının Mehmet Akif Küçükdağ adına düzenlendiğini ve Küçükdağ’ın görevinin, ruhsat başvurusunu yaptığı tarihten önce sona erdiğini belirterek başvurunun geçersiz olduğunu belirtmişti.
Diğer yandan Osmanağa Günlüklü Koyu’ndaki söz konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen imar durum belgesinin iptali için Göcek Halk Meclisi ve Göcekli yurttaşlar da dava açmış ve Muğla 3. İdare Mahkemesi imar durum belgesini iptal etmişti.
Mahkeme, Osmanağa Günlüklü Koyu’nun orman alanı, kumsal alanı, doğal sit alanı ile sit alanı içerisinde kaldığı ve taşınmazın bulunduğu alanda hâlihazırda 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunmadığı gerekçesiyle imar durum belgesini iptal ettiğini açıklamıştı.
Göcek’te yaşayan yurttaşlar Göcek koylarında neden yapılaşma istemediklerini bu dönemde Gündem Fethiye’ye şöyle anlatmıştı:
Güncel durumda Osmanağa Koyu’nun kiralandığı şirkete dair henüz kurumlardan yapılan teyitli bir açıklama bulunmasa da çalışmaların başladığı ilk gün bir yurttaşın alandan çektiği tabelanın fotoğrafında, projenin Yapı sahibi olarak Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Müteahhit bölümünde ise Set İnşaat ve Turizm A.Ş. yazdığı görülüyor. Tabelanın ertesi gün alandan kaldırıldığı aktarıldı.


Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

