TMOOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi, Aydın-Muğla 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 2021 ve 2023 yıllarında iki ayrı dava açmıştı.
Danıştay 6. Dairesi, 20 Ekim 2025 tarihinde oybirliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Karara ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi, bugün (24 Şubat 2026) basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada, “Bu davaları ve verilen kararı çok önemsiyoruz. Muğla kıyıları için çok önemli olan ve yaklaşık olarak beş yıldır süren bu davalarda çıkan olumlu karar Mimarlar Odası olarak bizler, davamıza katkı veren ilçe kent konseyleri, çevre örgütleri ve Muğlalılar tarafından mutlulukla karşılanmıştır” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Türkiye kıyılarında 12 bölgede yapılan “Bütünleşik Kıyı Alanları Planları” içinde yer alan Aydın-Muğla İlleri 1/50 000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın yürütmesinin durdurulması kararının emsal niteliğinde olduğunun altının çizildi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18 Eylül 2020 tarihinde onaylanan ve Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 19 Kasım 2020 tarihinde askıya çıkarılan plana, Mimarlar Odası Muğla Şubesi olarak 18 Aralık 2020’de itiraz ettiklerinin belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“İtiraz dilekçemize yasal süresinde cevap verilmemesi üzerine planın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı 15 Mart 2021 tarihinde dava açılmış; 2021/3864 Esas sayısıyla Danıştay 6. Dairesince görülen davada Bakanlığın savunma dilekçesi ve odamızın savunma dilekçesine verdiği cevap dilekçesinin akabinde mahkemece 29 Aralık 2022 tarihinde keşif kararı alınmıştır.”
Bakanlığın, itirazlar gerekçesiyle söz konusu planı, 19 Nisan 2023 tarihinde tekrar askıya çıkardığının ifade edildiği açıklamada, süreç şu şekilde anlatıldı:
“Yeniden askıya çıkarılan ve yeni bir dava konusu olan Aydın-Muğla İlleri 1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na 19 Haziran 2023 tarihinde Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından tekrar dava açılmıştır.
İtirazlar sonucu revize edildiği söylenen planda itirazlarımızın hiç dikkate alınmadığını, hatta ilk plana göre yapılaşmaya kapalı koruma alanlarından birçoğunun lejantının değiştirilerek yapılaşmaya açıldığı tespit edilmiştir.”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“2023/4978 Esas sayısıyla Danıştay 6. Dairesince görülen ikinci davada 26, 27, 28, 29 Şubat 2024 tarihlerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış; Bodrum’dan başlayıp, Fethiye’de sonlanan ve dört gün süren keşifte çok etkin bir organizasyonla her bir bölge için o bölgeyi iyi bilen meslektaşlarımızla, ilçe kent konseylerinden ve çevre örgütlerinden Muğla kıyıları için çalışan ve davamıza katkı veren dostlarımızla beraber örnek bir dayanışma gösterilerek keşfe katılınmış, kıyılarımız için benzersiz bir hukuki ve bilimsel savunma verilmiştir.”
“PLANA EN TEMEL İTİRAZIMIZ HAZIRLANIŞINDAKİ TEMEL MANTIK, YAKLAŞIM VE PLANIN YÖNTEMİDİR”
Katkı veren herkese teşekkür edilen açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Plana en temel itirazımız hazırlanışındaki temel mantık, yaklaşım ve planın yöntemidir. Dava konusu plan bilimsellikten uzak, hukuka, kamu yararına, şehircilik ilke ve planlama esaslarına aykırıdır. Plana dair itiraz ettiğimiz tüm unsurlar bilirkişilerce de tespit edilmiş, iddialarımız doğrulanmıştır.”
Bütünleşik Kıyı Alanları Planları’nın, üst ölçekli stratejik bir plan olduğunun altının çizildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Dava konusu planın; birçok sektörel yatırımın sınırlarını sembolik ve grafiksel bir gösterim yerine detaylı bir şekilde alansal olarak tarif ettiği ve plan üzerine işlediği, söz konusu planın stratejik karar üretmek yanında yer yer arazi kullanım kararı üreten bir plana dönüştüğü bilirkişilerce de tespit edilmiştir.”
“PLANLA İLGİLİ STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRME SÜRECİ İŞLETİLMEMİŞTİR”
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre hazırlanması gereken planda birçok eksiklik, yüzeysel değerlendirme ve güncel olmayan veri kullanımı söz konusu olduğunun belirtildiği açıklamada, şunlara vurgu yapıldı:
“Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği kapsamında, planla ilgili Stratejik Çevresel Değerlendirme süreci işletilmemiştir. ‘…dava konusu planlama sürecinde bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esasların uygun ve yeterli bulunmadığını, ilgili kurum ve kuruluşların iş birliği ile hazırlanan ve katılım sürecinin yürütüldüğü bir plan olma özelliği taşımadığını, Çok Kriterli Karar Verme Yönteminin uygulanmadığını, objektif bir sürecin yürütülmediğini, uygulanan yöntemin tek amacının kıyı yapılaşması için uygun yer tespiti olduğunu, korunan alanlarda dahi 1. ve 2. Öncelikli Bölge ortaya çıkarabilme gayretinin görüldüğünü…
…dava konusu planda kullanma boyutunu önceleyen bir planlama sürecinin işletildiği bu nedenle koruma-kullanma dengesinin sağlanamadığı, hedeflerde bahsedilen koruma-kullarıma dengesinin plan kararlarına yansıtılamadığı, bu nedenle üstün kamu yararı ilkesine uygun olarak hazırlanmadığı’ cümleleriyle belirtilen bilirkişi raporundaki bu ifadeler planın zihniyetinin kısa bir özetidir.”
“PLANIN BU AMAÇ VE ZİHNİYETİNE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI VERİLMİŞTİR”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“Kamu yararını öncelemeyen, doğal ve kültürel varlıklarımızı, özel koruma alanlarını gözardı eden, imzacısı olduğumuz Uluslararası Sözleşmeleri dikkate almayan, her yerde koruma-kullanma dengesinden bahsedilirken planın korumayı değil; kullanımı esas alan, incelenen her bir bölgenin, yapılaşmaya açılabilirliğini analiz eden plan yaklaşımı planın zihniyetini ve amacını ortaya koymaktadır. Planın bu amaç ve zihniyetine yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.”
Dava kararının kamuoyuyla paylaşmanın yanı sıra, yetkili idarelere duyuru yapmak için de bir araya geldiklerinin belirtildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Dava konusu Aydın-Muğla İlleri 1/50.000 Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na dayanarak uygulama imar planlarına işlenen kıyıya ait kullanımlar, yapılan projeler, verilen izinlerin de durdurulması gerekmektedir. İlgili idarelerden gereğinin yapılmasını bekliyoruz. Bu konunun da takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmak isteriz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

