TKP Milas İlçe Örgütü, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’e ait olduğu öne sürülen arazideki zeytin ağaçlarının kesilmesine ilişki açıklama yaptı. Açıklamada, “Bugün gelinen noktada hem iktidar hem düzen muhalefeti, doğayı ve tarımı sermaye çıkarları doğrultusunda pazarlık konusu haline getirmiştir” denildi.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Menteş Mahallesi’nde 109 ada 26 parselde, o dönemde CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kıbley’e ait olduğu öne sürülen arazide zeytin kesimi olduğu gündeme gelmişti.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör, sosyal medya hesabından 13 Şubat’ta yayımladığı açıklamada arazinin Kılbey’e ait olduğunu söylemişti. Ardından CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, 29 Aralık 2025 tarihi itibarıyla söz konusu araziyle hukuki bağının kalmadığını, arazinin herhangi bir maden şirketine satılmadığını ve zeytin kesimiyle hiçbir ilgisi olmadığını belirtmişti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Bunun üzerine açıklama yayımlayan AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör; söz konusu araziyi devralan kişinin, Kılbey’in damadı Cenk Soydan olduğunu ifade etmişti. Söz konusu kesim işlemiyle ilgili Muğla Valiliği tarafından idari ve hukuki süreç başlatılmıştı.
“ZEYTİNLİKLER BU ÜLKENİN HALKINA, EMEKÇİLERİNE, KÖYLÜSÜNE AİTTİR”
Konuya ilişkin Türkiye Komünist Partisi (TKP) Milas İlçe Örgütü’nün sosyal medya hesabından bugün (17 Şubat) açıklama yayımladı. “İkiyüzlü siyasete halk son verecek” başlıklı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Zeytinlikler bu ülkenin halkına, emekçilerine, köylüsüne aittir. Zeytinlikler sermayenin değil, toprağı işleyenin; rantçıların değil, alın teriyle geçinenlerin yaşam kaynağıdır. Ancak bugün gelinen noktada hem iktidar hem düzen muhalefeti, doğayı ve tarımı sermaye çıkarları doğrultusunda pazarlık konusu haline getirmiştir.
Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin zeytinlikler konusunda sergilediği tutarsız tutum bunun açık göstergesidir. Bir yandan zeytinlik talanına karşı açıklamalar yapan CHP, diğer yandan bu talanın sorumlularıyla aynı ekonomik düzeni savunmaya devam etmektedir.”
“Milas’ta yaşanan gelişmeler bu ikiyüzlülüğü gözler önüne sermiştir” sözlerinin vurgulandığı açıklamada şunlar kaydedildi:
“Zeytinlikleri talan edilen köylüleri geçtiğimiz pazar günü mitinge taşıyan CHP yönetimi, bu halkın gerçek sorunlarının çözümünü değil, siyasi vitrinini düşünmüştür. Nitekim CHP Milas İlçe Başkanı’nın istifası da bu çelişkilerin sonucudur.
İlçe Başkanı’nın, zeytin ağaçlarının kesilmesi nedeniyle hakkında işlem başlatılması ve yaşanan tartışmaların ardından görevinden ayrılması, CHP içinde dahi bu politikalara itiraz olduğunu göstermektedir. Ancak sorun kişiler değil, sorunun kaynağı bizzat düzen siyasetinin kendisidir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Açıklamada, “Muğla Valiliği’nin zeytin kesimi nedeniyle CHP’li ilçe başkanına hızla ceza kesmesi tek başına sorun değildir. Asıl sorun, aynı zeytin kıyımını gerçekleştiren maden şirketleri söz konusu olduğunda aynı yaptırımların uygulanmaması, sermaye lehine işleyen çifte standarttır” denildi.
“TÜRKİYE’DE HUKUK MEKANİZMASININ İKİYÜZLÜLÜĞÜ”
Ayrıca, “Bu tablo Türkiye’de hukuk mekanizmasının iki yüzlülüğünü de bir kez daha açıkça ortaya koymaktadır” denilen açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:
“AKP ise Milas özelinde bu tabloyu eleştiriyormuş gibi yaparken, Türkiye’nin dört bir yanında doğanın yağmalanmasını sağlayan yasaları çıkaran, ruhsatları dağıtan, şirketlerin önünü açan siyasi iradedir. Bugün yaşanan yıkımın baş sorumlusu bu düzenin kendisidir.
Ancak unutulmamalıdır ki bu düzen yalnızca tek bir partiye ait değildir. AKP’siyle CHP’siyle düzen partileri aynı kapitalist sistemin sınırları içinde hareket etmekte, patronların çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koymaktadır.”
TKP’nin açıklamasında, “Doğayı, zeytinlikleri, toprağı ve emeği korumanın yolu düzen partilerinden medet ummak değildir. Çözüm, patron düzenine karşı örgütlü mücadeleyi büyütmek, üreticilerin ve emekçilerin kendi siyasal gücünü yaratmasındadır” sözlerine yer verildi.
Son olarak, “Zeytinlikler de, ormanlar da, dereler de, bu ülkenin geleceği de satılık değildir. Yaşanabilir bir ülke için mücadele tek seçenektir” ifadesinde bulunuldu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!








