Muğla‘nın Fethiye ilçesindeki Göcek Mahallesi’nde, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içinde yer alan ve Günlüklü Koyu olarak da bilinen 3. derece doğal sit statüsündeki Osmanağa Koyu’ndaki yapılaşmanın üçüncü gününde, 28 Mart sabah saatlerinde iş makineleri çalışmaya devam etti.
Osmanağa Koyu’na kara yoluyla girmesinin engellenmesi için jandarma tarafından barikat kuruldu. Denizden tekneyle alana girmeye çalışan yurttaşlar ise sahil güvenlik ekipleri tarafından engellendi.
Sahil güvenlik ve jandarma ekiplerinin engellemelerine rağmen yurttaşlar, karaya indi fakat çalışma alanına girmelerine izin verilmedi. Yurttaşların, karadan ve denizden mücadelesi sonucunda çalışmalar durduruldu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“SERMAYE ODAKLI BU YAPILAŞMA GİRİŞİMİ DERHAL DURDURULMALIDIR”
Duruma tepki gösteren TİP Muğla İl Örgütü ile TİP Fethiye İlçe Örgütü, “Göcek Osmanağa Koyu halkın ve içinde yaşayan tüm canlılarındır, rantın değil” başlığıyla açıklama yayımladı. Açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Muğla’nın en değerli doğal miraslarından biri olan, 3. derece doğal sit alanı statüsündeki Osmanağa Koyu, bir kez daha sermayenin ‘günübirlik tesis’ kılıfı altındaki talan girişimiyle karşı karşıyadır.”
İş makineleriyle endemik Günlük ağaçlarının kesilmesinin ve balıkların üreme alanı olan sazlıkların tahrip edilmesinin kabul edilemez olduğuna vurgu yapılan ve bu durumun, “doğa suçu” olarak belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Muğla’nın her köşesinde doğayı talan eden, kıyıları halka kapatan rantiye zihniyeti; bugün gözünü Göcek’in eşsiz doğasına, Osmanağa Koyu’na dikmiş durumda. Bir avuç sermayedarın kâr hırsı uğruna, halkın nefes aldığı, anayasal hakkı olan kıyılara ulaşımı engellenmek istenmektedir.
TİP Fethiye İlçe Örgütümüz, bu yağma girişimine karşı yerel halkın ve doğa savunucularının başlattığı bu haklı direnişin ilk günden bu yana içindedir ve sonuna kadar da parçası olmaya devam edecektir. Şunu çok net ifade ediyoruz: Doğa, sermayenin arka bahçesi; kıyılar, lüks işletmelerin işgal alanı değildir.”
Osmanağa Koyu’na çakılmak istenen her çivinin, sadece ağaca ve denize değil; Türkiye’nin işçisine, emekçisine ve halkına karşı yapılmış bir saldırı olduğunun altının çizildiği açıklamada, şunlar işaret edildi:
“Kamusal alanlarımızın özelleştirilmesine, ekolojik dengenin ‘turizm yatırımı’ kılıfıyla bozulmasına geçit vermeyeceğiz. Sermaye odaklı bu yapılaşma girişimi derhal durdurulmalıdır!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“DOĞAYI METALAŞTIRAN, KIYILARI HALKTAN KOPARAN BU RANTÇI ANLAYIŞTAN HESAP SORACAĞIZ”
Açıklamanın devamında, TİP’in bu durum hakkındaki tavrına ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“Yağma ve talan düzenine geçit vermeyeceğiz: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Kıyı Yönetimi ve Çevre Koruma A.Ş’ye (eski adıyla MUÇEV) peşkeş çekilen bu 15 dönümlük orman arazisi, halkın ve içinde yaşayan tüm canlılarındır. Kamusal alanların ticarethaneye dönüştürülerek halkın erişimine kapatılması, anayasal bir hak olan ‘kıyılardan eşit ve serbest yararlanma’ hakkına açık bir saldırıdır.
Doğayı değil, betonu koruyanlara karşı buradayız: Yurttaşlarımızın karadan ve denizden yürüttüğü onurlu direnişe karşı jandarma barikatlarının kurulması, kamu gücünün halkın ve doğanın değil, sermayenin çıkarları için kullanıldığının ispatıdır. Kolluk kuvvetlerinin görevi beton blokları değil, yaşam alanlarımızı korumaktır.
Hukuksuz işgalin takipçisiyiz: Yurttaşların direnişiyle geçici olarak durdurulan bu hukuksuz işgalin kalıcı olarak iptal edilmesi için fiili ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Osmanağa Koyu’nda tek bir ağacın daha kesilmesine ve kıyıların rant uğruna betonlaştırılmasına izin vermeyeceklerinin altının çizildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Doğayı metalaştıran, kıyıları halktan koparan bu rantçı anlayıştan hesap soracağız. Hukuki ve fiili sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kıyılar halkındır, halkın kalacak!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

