Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Datça Şubesi ve Datça Demokrasi Platformu Suriye’de Alevilere dönük saldırıları yaptığı açıklamayla protesto etti. Açıklamada, “Şiddeti ve masum insanların ölümlerini görmezden gelmeyin” denildi.
PSAKD Datça Şubesi ve Datça Demokrasi Platformu Suriye’nin Humus, Lazkiye ve Hama gibi kentlerinde Alevilere yönelik son günlerde artan saldırılara ilişkin 178’inci Adalet ve Barış Buluşması’ndan bugün (9 Aralık) Muğla‘nın Datça ilçesindeki Berkin Elvan Anıtı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Suriye’de Alevi toplumuna sistematik bir soykırım uygulandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden savaşın yarattığı zalimlik özellikle sahil bölgesi başta olmak üzere Alevilerin yaşadığı bölgelerde tüm zalimliği devam ediyor. Son dönemlerde Humus ve çevresinde yaşayan Alevi topluluklarına yönelik artan saldırılar, sadece savaşın bir sonucu değildir. Bu saldırılar; tarihten gelen inaçsal nefret, örgütlü şiddet ve Alevileri yok etme politikalarının bir yansımasıdır.”
“KADINLAR KAÇIRILIP ESİR EDİLİYOR, GENÇLER EN AĞIR İŞKENCELERLE ÖLDÜRÜLÜYOR”
Alevilerin ve Hristiyanların evlerinin yakıldığı ifade edilen açıklamada, “Kadınlar kaçırılıp esir ediliyor, gençler en ağır işkencelerle öldürülüyor. Yalnızca Alevi oldukları için işten atılıyor, varlıkları savaş ganimeti olarak katillerine peşkeş çekilip açlığa mahkûm ediliyorlar” denildi.
Açıklamada, Alevilerin, Dürzîlerin, Ermenilerin yanı sıra inanç merkezlerinin, yaşam alanlarının ve köylerin doğrudan hedef alınmasının, uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu ve insanlığa karşı işlenmiş suç niteliği taşıdığı belirtildi.
Açıklamada, Bölgede faaliyet gösteren ve geçmişte uluslararası alanda terör örgütü olarak kabul edilen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve ona bağlı olan grupların Alevileri ve Hıristiyan toplulukları hedef aldığı söylendi.
HTŞ’nin nefret dili ve yok etme politikası Suriye’de yaşayan halkların yaşamına yönelik bir tehdit olduğunu ifade edilen açıklamada, “Başta Türkiye olmak üzere, ABD, Siyonist İsrail ve bölgedeki işbirlikçileri ile HTŞ’ye doğrudan ya da dolaylı destek veren tüm ülkeler, sermaye güçleri ve suskun medya kuruluşları bu soykırımın ortaklarıdır” sözleri kullanıldı.


Colani iktidarına yönelik lojistik, mali, siyasi veya askeri desteklerin insanlığa yönelik bir suç olacağı ifade edilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Çünkü Suriye’de Alevilere yapılan soykırım amaçlı bu saldırılar, insanlığa karşı suç teşkil etmektedir. Ayrıca bu destekler, Alevi toplumuna yönelik saldırıların önünü açmakta ve çeteleri güçlendirmektedir. Bütün bunların açıkça bilinmesine rağmen uluslararası toplumun, medyanın ve insan hakları kuruluşlarının sessizliği ya da örtülü desteği, bugün yaşanan soykırımın pervasızca devam etmesine neden olmaktadır.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Açıklamada, HTŞ ve Colani’ye destek veren ülkelerin yanı sıra sessiz kalan insan hakları kuruluşlarını da kınadıkları ifade edildi. Yaşanan saldırıları protesto eden sivillerin üzerine ateş açılmasının Suriye’de demokrasinin olmadığının göstergesi olduğunu vurgulandı.
HTŞ’nin savaş suçlusu ilan edilip yargılanması gerektiği ifade edilen açıklamada, “Bölgede yaşanan insanlık dramına son vermek adına bağımsız kuruluşların bölgede inceleme yapmasına, halka gıda ve insanı yardım ulaştırılmasına olanak sağlanmalıdır. Biz Alevi toplumu olarak bölgeye insanı yardım götürmeye hazırız. Bunun için gerekli olan koridorun derhal açılmasını talep ediyoruz” sözleri kullanıldı.
“YEZİT AYNI YEZİT MAZLUM AYNI MAZLUMDUR”
Suriye’de HTŞ yönetimine son verilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, “Tüm kesimlerin güvenliği, eşit yurttaşlık hakları ve inanç özgürlüğünün gözetildiği bir yönetim derhal kurulmalıdır! Aleviler tarih boyunca barışın, adaletin ve insan onurunun yanında yer almış bir topluluktur. Buna rağmen yüzyıllardır farklı coğrafyalarda maruz kaldığımız inanç temelli saldırılar ve yok etme girişimleri maalesef bugün Suriye’de yeniden sahnededir” ifadesi kullanıldı.
Alevilerin yaşadıkları Kerbela olduğu vurgulanan açıklamada, “Bugün Suriye’deki Alevilerin yaşam hakkı savunulmazsa, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir inanç topluluğunun güvenliği garanti altına alınamaz. Dün Lazkiye’de, Hama’da, Humus’ta hayatını riske atarak zulme karşı sokağa çıkan sivil halka desteklerimizi sunuyoruz” denildi.


“COLANİ’Yİ MEŞRULAŞTIRMAYIN”
Suriye’deki halkların yalnız olmadığı söylenen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Katil Colani ve çetesi derhal yargılanmalıdır! Buradan herkese çağrımızdır! Yaşanan bu zulmü herhangi bir nedenle onaylamayın. Şiddeti ve masum insanların ölümlerini görmezden gelmeyin! Katledilen kadınların ve çocukların sesi olun! Colani’yi meşrulaştırmayın! Onu ‘barış elçisi’ gibi göstermek zulmü aklamak ve onaylamaktır. Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!












