Muğla’nın Menteşe ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için sendikalar, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları bugün (1 Mayıs) saat 11.00’de Akyol Pazaryeri’nden Atatürk Bulvarı’ndaki miting alanına yürüdü.
Yürüyüş boyunca “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hak, hukuk, adalet”, “Kadınlar sokağa özgürleşmeye”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Atatürk’ten Deniz’e tam bağımsız Türkiye” sloganları atıldı.
İNŞAAT İŞÇİLERİ DİSK GENEL İŞ FLAMASINI ŞANTİYENİN EN ÜST KATINDA DALGALANDIRDI
Yürüyüş sırasında, bir şantiyede çalışan işçiler, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) flamasını, şantiyenin en üst katına çıkararak salladı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Miting alanında kurulan kürsüde Menteşe 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından hazırlanan basın açıklaması okundu.
Açıklamada bugünün “sömürüye karşı alın terinin, karanlığa karşı aydınlığın, savaşa karşı barışın sesini meydanlardan arşa yükselttiğimiz gün” olduğu vurgulandı. Ülkenin yalnızca ekonomik bir krizle değil, topyekûn bir hukuksuzluk ve şiddet sarmalıyla karşı karşıya olduğu belirtildi.
“HUKUKUN OLMADIĞI YERDE EKMEK DE OLMAZ, HUZUR DA OLMAZ”
Açıklamada adaletin saraylara hapsedildiği, hukukun üstünlüğünün değil üstünlerin hukukunun hüküm sürdüğü ifade edilerek işçinin hakkının gasp edildiği, seçilmişlerin cezaevlerine atıldığı, anayasal hakların yok sayıldığı vurgulandı. “Hukukun olmadığı yerde ekmek de olmaz, huzur da olmaz!” denildi.


“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
Bu hukuksuzluk ikliminin en çok kadınları ve çocukları hedef aldığı belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Her gün bir başka kadın cinayetiyle sarsılıyoruz. Sokaklarda, evlerde, iş yerlerinde kadınların yaşam hakkı ellerinden alınıyor. ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ diyenlerin sesini kısmaya çalışanlar, kadınları şiddet karşısında savunmasız bırakanlar, bu cinayetlerin faili kadar sorumludur.”


Açıklamada “Kadın cinayetleri politiktir ve biz her bir kadın, her bir çocuk güvenle yaşayana dek bu sokakları terk etmeyeceğiz!” denildi.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan zihniyetin okullara kadar sızdığı, okulların şiddet sarmalıyla kuşatıldığı ve laik ile bilimsel eğitimden uzaklaştırıldığı belirtildi. Eğitim yuvalarında çocukların şiddetle tanıştığı, liyakatsiz ellerde geleceklerinin karartıldığı ifade edildi.


“YAŞAMIN ÖLÜME VE TALANA KARŞI İSYANIDIR”
Açıklamada doğanın da bir savaş alanına çevrildiği belirtilerek “Akbelen’de, İkizköy’de asırlık zeytinliklerimiz maden baronlarının kâr hırsı için katlediliyor” denildi.
Yağmanın yalnızca doğada değil, asgari ücretlinin sofrasında ve emeklinin boş tenceresinde de devam ettiği vurgulandı. Yerin altından “insanca bir yaşam” çığlığıyla çıkan maden işçisiyle, yerin üstünde zeytinine sarılan köylünün mücadelesinin tek olduğu ifade edildi, “Bu, yaşamın ölüme ve talana karşı isyanıdır!” dendi.


“SARAYLARIN SAVAŞINA KARŞI HALKLARIN BARIŞ İRADESİNİ SAVUNUYORUZ”
Şiddet ve sömürünün sınırlarla kısıtlı olmadığı belirtilen açıklamada, emperyalist güçlerin savaş politikalarının halkları yoksulluğa ve göçe zorladığı, silah baronları kâr etsin diye çocukların öldüğü ifade edildi. “Sarayların savaşına karşı, halkların sarsılmaz barış iradesini savunuyoruz!” denildi.


Açıklamanın devamında ekonomik krizden hukuksuzluğa, kadın cinayetlerinden çevre talanına kadar yaşanan tüm acıların aynı düzenin sonucu olduğu vurgulandı; gücün birlikten, haklılıktan ve örgütlü mücadeleden geldiği ifade edildi. Ekmek, adalet ve özgürlük için; doğanın ve emeğin talanına “dur” demek için; kadınların ve çocukların güvenle yaşadığı bir Türkiye ve savaşsız, sömürüsüz bir dünya için meydanlarda olunduğu belirtildi.
Açıklama, “Yağmalanan emeğimizi ve çalınan geleceğimizi geri alacağız! Birleşe birleşe kazanacağız! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” ifadeleri kullanıldı.
NİLÜFER ENGİNSU: “BU EĞİTİM SİSTEMİNİN DEĞİŞMESİNİN YOLU TAMAMEN BU SİYASİ İKTİDARIN GİTMESİNE BAĞLI“
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muğla Şube Başkanı Nilüfer Enginsu Gündem Fethiye’ye konuştu.
Enginsu, okullarda yaşanan şiddetin geldiğini yıllardır söylediklerini belirtti. İktidarım amacının “dindar ve kindar nesil yetiştirmek” olduğunu söyleyen Enginsu, “Bunda başarılı oldular, kindar bir nesli yetiştirdiler çünkü çocukların hayallerini tükettiler. Çocukların geleceği olmayınca bu sefer çocuk ne yapacağını bilemez halde saldırıya geçmiş oldu” dedi.
İktidarın çocukların çığlıklarını ve eğitimcilerin uyarını duymadığını dile getiren Enginsu, çözüme dair şöyle konuştu:
“Biz bunun sadece okul kaplarında güvenlik koyarak barikatlar koyarak, kapıları kilitleyerek olmayacağını biliyoruz. Okuldaki şiddeti böyle önlemiş bile olsanız okuldaki şiddeti böyle önlemiş bile olsanız çocukların içindeki öfkeyi dindirmemiş olacaksınız. Parktaki, evdeki şiddeti bitirmedikten sonra şiddet sun bulmayacak. Bu nedenle biz eğitim sisteminin baştan yenilenmesini, bilimsel, laik demokratik bir sistemin kurulmasını istiyoruz çünkü çocuklarımızı koruyacak ve kollayacak olan pedagojik, kültürel sosyal resim müzik derslerinin de olduğu kapsamlı bir eğitim sistemi.
Bu sistemin değişmesinin yolu tamamen bu siyasi iktidarın gitmesine bağlı. Sadece bakanın gitmesiyle de düzelecek değil çünkü aynı iktidarda defalarca bakan değişti. Hiçbir şey değişmedi, her geçen gün daha kötüye gitmiş oldu. Artık eğitimcilerin uyarılarını öğrencilerin çığlıklarını duysunlar ve şiddeti bitirmek için bilimsel laik, demokratik bir eğitim sistemi kursunlar diye bugün alanlarda haykıracağız.”






































Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

