Muğla Valiliği tarafından incelendiği belirtilen ve Yatağan’da yapılacağı açıklanan mermer ocağı kapasite artışı projesine ait Proje Tanıtım Dosyası’nda, proje alanının Kavaklıdere ilçesi sınırlarında gösterildiği ve farklı bölümlerde çelişkili ifadelere yer verildiği ortaya çıktı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerini duyurduğu sitede, 13 Ocak 2026 tarihinde, Ayhan Mermer Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Yatağan’da “RN: 79283 (ER: 3256377) II-B Grubu Mermer Ocağı Kapasite Artışı Projesi” için ÇED süreci başlatıldığı duyuruldu. Proje Tanıtım Dosyasını (PTD) ise Marsis Çevre Danışmanlık Mühendislik Ticaret Limitet Şirketi’nin hazırladığı belirtildi.
Duyuda, Muğla Valiliği proje dosyasını incelediğini ve ÇED sürecini başlattığını belirtti. Fakat yeri Muğla‘nın Yatağan ilçesi olarak yayınlanan projede, dosyanın içinde projenin aslında Kavaklıdere’de yer aldığı görüldü.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Duyuruda ise şu ifadeler yer alıyordu:
“Muğla ili Yatağan, ilçesi RN:79283 (ER:3256377) ruhsat numaralı saha mevkiindeki Ayhan Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan RN: 79283 (ER: 3256377) II-B Grubu Mermer Ocağı Kapasite Artışı Projesi ile ilgili olarak Muğla Valiliğimize sunulan P.T.D. Dosyası Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 16. maddesi doğrultusunda incelenmiş ve projeye ilişkin ÇED Süreci başlamıştır. İlgililere ve kamuoyuna duyurulur.”
Proje kapağında ve projenin farklı noktalarında ise Kavaklıdere Yeni Mahallesi yer alıyor.


Proje Tanıtım Dosyası incelendiğinde ise projedeki tek çelişkinin bu olmadığı görülüyor.
PROJENİN GEÇMİŞİ NASIL ANLATILIYOR?
Dosyaya göre projenin Ruhsat Numarası (RN) 79283, Erişim Numarası (ER) 3256377, toplam ruhsat alanı ise 140,55 hektar. Bu ruhsat ise tek parça bir ruhsat değil, daha küçük ruhsat alanlarının birleşmesiyle ortaya çıkmış.
Bu süreç PTD’de şu ifadeler ve şema ile açıklanıyor: “Nihai ruhsat olan SİCİL:79283 numaralı ruhsat; IR:6907 (SİCİL:57610) ve IR:6919 (SİCİL:57611) numaralı ruhsatların 02.02.2011 tarihinde birleştirilmesiyle oluşmuştur. IR:6907 numaralı ruhsat, IR:4083 ve IR:6141; IR:6919 numaralı ruhsat ise IR:2844 ve IR:3772 numaralı ruhsatların birleşiminden meydana gelmiştir.”


Proje için ilk olarak daha küçük olan “İR: 6907” ruhsat sahasında 26 Ocak 2006 tarihinde, yıllık 5 bin metreküpün altında blok mermer üretimi yapılacağı taahhüt edilmiş. Bu nedenle 16 Aralık 2003 tarihli ÇED yönetmeliğine dayanarak “ÇED Yönetmeliği kapsam dışı” bırakılmış.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Ardıdan 2011 yılında 100 hektarlık RN:36518 numaralı ruhsat sahasının 18,92 hektarlık kısmında yıllık 5 bin metreküpün altında üretim yapılacağı belirtilmiş. Fakat bileşiminde bu ruhsat yer almıyor. “Bu ruhsat numarası, ruhsat birleşiminde nereye oturuyor?” sorusu da açıklanmıyor. Yani kronolojik anlatımda yer verilen ruhsat, bu dosyada yalnızca “Projenin teknik olmayan özeti”, Proje özellikleri” ve “EK-10. Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi” bölümünde tek paragraf olarak ve aynı şekilde tekrarlanıyor. Ayrıca, “EK-7.2. Mevcut Çed Görüşleri” bölümünde de söz konusu belgeye yer verilmiş.
Ardından, 2012 yılında ruhsatlar birleştirildikten sonra, yani şu anki ruhsat olan RN: 79283 ruhsat sahasında 139,36 hektarlık “II. Grup Dekoratif Doğaltaş (Mermer)” sahasının tamamında, yıllık 5 bin metreküp kapasitenin altında mermer üretimi projesi için başvuru yapıldığı belirtiliyor. Bu faaliyetin de aynı şekilde yıllık 5 bin metreküp kapasitenin altında üretim yapılacağı taahhüdünden dolayı “ÇED Yönetmeliği kapsam dışı” olarak değerlendirildiği açıklanıyor.
Daha sonra ise 22 Ekim 2018 tarihinde “Mermer Pasası Döküm Sahası” projesi için ayrıca bir Proje Tanıtım Dosyası hazırlandığı ve bu dosyada da “ÇED gerekli değildir” kararı verildiği belirtiliyor. Bu projenin dosyasında ise pasa döküm alanı olarak belirlenen alanının, mevcut ruhsat sahasına hemen bitişinde olduğu ve tamamının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ormanlık alan olduğu belirtiliyor. Yine 2018’deki pasa döküm projesi dosyasında 3,67 hektar alanda yılda 200 bin metreküp pasa (atık) depolama kapasitesi bulunduğu söyleniyor.


Devamında, mevcut ÇED görüşleri kapsamında mermer üretiminin devam ettiği belirtiliyor. Dönemin Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen 26 Mart 2021 tarihli Hava Emisyonu konulu Çevre İzin Belgesi bulunduğu belirtiliyor. Fakat belge incelendiğinde süresinin beş yıl olduğu, 26 Mart 2026 yılında sona ereceği görülüyor.
KAPASİTE BEŞ KAT ARTACAK
Projenin alan bilgilerine dair ise şunlar paylaşılıyor: Ruhsat sahasının 140,55 hektar olduğu, 139,36 hektar alanın ÇED kapsamı dışında değerlendirildiği belirtiliyor.
Bu projenin konusu olan kapasite artış miktarının ise beş kat olacağı söyleniyor. Yani geçmiş yıllarda yıllık 5 bin metreküp üretim yaparak ÇED kapsam dışı kaldığı fakat mevcut ÇED alanında bir artış yapılmadan yıllık 25 bin metreküp blok mermer üretimi yapılmak istediği belirtiliyor.
Yapılan hesaplamaya göre, yılda 25 bin metreküp mermer üretimi demek 67 bin 500 ton mermer anlamına geliyor. Pasa miktarının ise yılda 225 bin metreküp yani 607 bin 500 ton olması planlanıyor. Buna göre yıllık blok mermer artı pasa miktarı ise 250 bin metreküp, yani 675 bin ton olmuş oluyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Faaliyet alanının tamamının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) Parsel Sorgulama Uygulaması kayıtlarında orman ve tarla vasıflı araziler olduğu belirtiliyor.
PROJE TANITIM DOSYASI’NDAKİ MEKANSAL ÇELİŞKİLER NE?
PTD incelendiğinde ilk olarak göze çarpan çelişkili ifadeler projenin Yatağan olarak açıklanması fakat aslında Kavaklıdere’de olması. Fakat dosyanın içinde farklı bölümlerde farklı yer isimlerinin, tekrar ederek hatalı şekilde yazıldığı görülüyor. Bu farklı yazımların sebebi ise dosyada açıklanmıyor. Bu ifadeler şu şekilde:
Dosyada aynı ruhsat alanı için, birden fazla ilçe ve mahalle bilgisi kullanılmış. Proje künyesinde Kavaklıdere’nin Yeni Mahallesinden bahsedilirken, dosyada birden fazla noktada “Kavaklıdere Salkım Mahallesi” bilgisi yer alıyor. Dosyadaki EK 2 bölümündeki “Yer Buldu Haritası”, “1/25.000 Ölçekli Topoğrafik Harita”, “1/5.000 Ölçekli Vaziyet Planı”, “1/5.000 Ölçekli Jeoloji Haritası”nda “Muğla İli, Kavaklıdere İlçesi, Salkım Mahallesi” ifadesi tekrar ediyor.


EK-2.5. Üretim Termin Planı ve Restorasyon Planı haritalarında ise “Muğla İli, Kavaklıdere İlçesi, Yeni Mahallesi” ifadeleri kullanılıyor.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ruhsat belgelerinde ise “Yatağan Salkım” ifadeleri kullanılıyor.


Yine dosyadaki resmi yazışmalardan biri olan Yer Görme Hakkında yazısında da Muğla İli, Yatağan İlçesi, Salkım Köyü, 79283 ruhsat numaralı saha…” diye tanımlanmış.


Bir diğer resmi belge olan Çevre İzin Belgesi’nde Kavaklıdere Yeni Mahalle ibaresi kullanılmış.


Raporun belli kısımlarında farklı yazılan yer, isimleri kendi içinde bir tutarlılığa işaret ediyor olabilir. Raporun farklı bölümlerinde farklı şablonlardan veya farklı kaynak metinlerden yararlanıldığını gösteriyor olabilir.
Diğer yandan, Salkım Mahallesi daha önce Yatağan ilçesine bağlı iken Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı olduğu dönemde Kavaklıdere’nin il olmasıyla buraya bağlanmış ve projenin bulunduğu Yeni Mahallesi’ne komşu. Güncel olmayan idari kayıtlardan kaynaklanan bir durum olduğu akıllara gelebilir. Fakat dosyadaki 2025 tarihli resmi yazıda dahi Yatağan Salkım Köyü ifadesine rastlanıyor. Bu durum güncel olmayan kayıt durumunu eliyor gibi görünebilir. Fakat dosyada bu duruma ve farklı yerlede, belgelerde farklı yer isimlerinin yer almasına dair bir açıklama görülmüyor.
SAMSUN VE MİLAS İDARELERİ
Diğer yandan dosyadaki yanlış yer kullanımları burada bitmiyor. Örneğin, dosyanın farklı noktalarında, proje alanında bulunan tarım arazileri ile ilgili “Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne müracaatta bulunularak Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanım İzni alınacaktır” ifadeleri yer alıyor.


Yine aynı şekilde, dosyanın farklı noktalarında Milas Belediyesi’ne ya da Milas’taki idarelere başvurulacağı belirtilmiş. Örneğin, “Proje konusu faaliyet esnasında çalışan personel, acil bir durum söz konusu olduğunda Milas ilçesindeki ve/veya Muğla İlinde bulunan en yakın sağlık merkezlerinden faydalanacaktır” ifadeleri kullanılmış.
Evsel nitelikli atıksu bölümünde, “Sızdırmasız fosseptik tank dolduğunda Milas Belediyesi ve/veya Muğla Büyükşehir Beldiyesi vidanjörleri ve/veya faaliyet sahibi tarafından ruhsatlı vidanjörlere çektirilerek Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda sonu arıtma ile biten bir tesise gönderilerek bertaraf edilecektir” deniyor.
Aynı bölümünde devamında birçok noktada da atıklar konusunda Milas Belediyesi’ne başvurulacağı belirtilmiş.
Bir diğer nokta ise “Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme” bölümünde görülüyor. Bu bölüm, Milas’ta Kayabaşı Mahallesi sınırları içindeki tamamen farklı bir projenin bilgileri yer alıyor. Mevcut projenin ruhsat numarası 79283, projeyi yapan Ayhan Mermer iken, bu bölümde şu ifadeler kullanılmış:
“Muğla İli, Milas İlçesi, Kayabaşı Mahallesi sınırları içerisinde RN: 202300834 (ER:3442340) ruhsat numaralı sahada İBB Madencilik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından “RN: 202300834 (ER: 3442340) II-B Grubu Kayrak Taşı Ocağı” projesi planlanmaktadır. Proje alanına ilişkin lokasyon bilgisi Ek-2.1’de sunulan yer bulduru haritasında sunulmuştur.”


Kümülatif etki değerlendirmesi ise aynı bölümde şu şekilde tanımlanmış: “Kümülatif çevresel etki değerlendirme; yapılması planlanan projenin, planlandığı alan ile projeden doğrudan etkilenecek alanlar ve/veya kaynaklar üzerinde oluşturabileceği çevresel risk ve etkilerinin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi ve analiz edilmesini kapsamaktadır. Kümülatif çevresel etki değerlendirme çalışmalarının amacı; projenin diğer projelerle birlikte oluşturacağı muhtemel çevresel etkilerini belirleyip değerlendirmektir.”
PROJE YILLARCA ÇED KAPSAM DIŞI KALMIŞ AMA EZ AZ 14 YILDA 9 KERE KAPASİTE AŞILMIŞ
Dosyada projenin kapasitesinin beş kat artacağı söyleniyor fakat projenin alanının sabit kalacağı belirtiliyor. Yine dosyada, 2006 yılından itibaren gerçekleştirilen üretimlerde yıllık 5 bin metreküpün altında üretim yapıldığı, bu nedenle de ÇED kapsam dışı kaldığı açıkça belirtiliyor.
Hatta dosyada 2006 yılında Dönemin Muğla İl Çevre ve Orman Müdürlüğü 189 sayılı cevap yazısında; “İR: 6907 ruhsat numaralı mermer ocağı faaliyeti ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği uyarıca görüş talep edildiği, Dosyasında yapılan inceleme sonucunda koordinatları belirtilen sınırlar içinde 5.000 m³/yıl kapasitenin altında blok mermer çıkarılacağının taahhüt altına alındığı görülmüştür” yazısı yazılmış.
Yine 2012 yılında da dönemin Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazsında da firmanın yıllık 5 bin metreküp kapasitenin altında üretim yapacağını beyan ettiği, bu nedenle de projenin ÇED yönetmeliği kapsam dışında kaldığı belirtiliyor.
Fakat, mevcut proje için 2018 yılında Mermer Pasa Döküm alanı konulu Proje Tanıtım Dosyasında, alandaki üretim miktarlarının 5 bin metreküpü aştığı açık şekilde görülüyor. Belgeye göre şirket 2004 yılından 2017 yılına kadar üretim yaptığı 14 yılda, sadece beş yıl 5 bin metreküpün altında üretim yapmış. Geri kalan dokuz yılda ise 5 bin metreküpün üzerine üretim yapıldığı görülüyor.


İki dosyadaki verile karşılaştırıldığında, firmanın 5 bin metreküp altında üretim yapmak taahhüdüne uymadığı fakat yine de ÇED kapsam dışı olarak faaliyetini sürdürdüğü görülüyor.
PASA DEPOLAMA ALNINDAKİ ÇELİŞKİLİ İFADELER
Dosyada bir diğer çelişkili nokta ise pasa depolama alanı ile ilgili. Kapasite artışı proje dosyasında, 2018 yılında ÇED gerekli değildir kararı verilen 3,67 hektarlık pasa stok alanının kullanılacağı belirtilmiş. Fakat hesaplamalarda bazı tutarsız ifadeler göze çarpıyor.
Örneğin, projenin yıllık 25 bin metreküp üretim yapmasıyla oluşacak pasa miktarı, kapasite artış dosyasında yılda 225 bin metreküp yani 607 bin 500 ton olarak belirtilmiş. Bu hesap tablolarla da gösterilmiş.


Fakat dosyanın birden fazla farklı yerlerde farklı pasa miktarı hesaplarına yer verildiği görülüyor. Örneğin, “Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemler” başlığı altında şu ifadeler kullanılmış:
“Bu kapsamda işletme aşamasında oluşacak 22.500 ton/yıl pasa malzemesi ÇED Alanı içerisinde belirlenen 3,67 ha büyüklüğündeki pasa depolama alanında depolanacak olup üretim faaliyetleri sonrasında çalışma alanının rehabilitasyonunda kullanılacaktır.”
Maden atık yönetim planı başlığı altında ise mevcut projeyle ilgisi olmayan bilgiler eşliğinde şu rakamlar verilmiş:
“ÇED alanı 8,035 ha olduğu düşünülürse tüm alandan 4.017,5 m3 bitkisel toprak elde edilecektir. (…) Proje kapsamında yılda 12.500 ton pasa atığı oluşacaktır. Pasa atıkları ile ilgili 15.07.2015 tarihli ve 29417 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Maden Atıkları Yönetmeliği’ kapsamında Maden Atığı Yönetim Planı hazırlanarak Ek-9 da sunulmuştur. Pasa malzeme ÇED Alanı içerisinde belirlene pasa stok alanında biriktirilecektir. Söz konusu proje kapsamında oluşacak pasa malzeme, depolama alanında maksimum 8 m yüksekliğinde düzenli olarak depolanacaktır.”
Burada bahsedilen bilgilerin ise dosyada daha önce de bahsedilen ve mevcut projeyle ilgili olmayan ve Milas’ta yer alan “İBB Madencilik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından “RN: 202300834 (ER: 3442340) II-B Grubu Kayrak Taşı Ocağı” projesine ait olduğu görülüyor.


Sonuç olarak pasa miktarına dair doğru hesaplamaların yılda 607 bin 500 ton, yani 225 bin metreküp olduğu düşünülürse, bu defa da 2018’deki pasa depolama projesindeki yıllık 400 bin ton pasa depolama kapasitesi sınırlarının aşılmış olduğu görülüyor.
2018’deki Mermer Pasası Döküm Sahası Projesi dosyasında ise alanın kapasitesinin yılda 200 bin metreküp, yani yılda 400 bin ton pasa depolama kapasitesi olduğu belirtilmiş.
“2018’de izin verilen yıllık 200 bin metreküp döküm kapasitesi varken, 2026’da hesaplanan 225 bin metreküp pasa nereye gidecek?” sorunun yanıtı ise dosyada yer almıyor.
İki dosya karşılaştırıldığında pasa döküm alanlarının aynı alanlar olarak belirtildiği görülüyor.




BİTKİSEL TOPRAK DEPOLAMA ALANI FARKLILIĞI
Kapasite artırım dosyasında çelişkili ifadelerin geçtiği bir diğer konu da bitkisel toprak depolama alanı. Bu alan açık mermer ocağı açılırken sıyırılan tabakanın depolanması ve faaliyet sona erdiğinde bölgenin eski haline getirilmesi amacıyla depolanan toprağı ifade ediyor.
Projenin teknik olmayan özeti bölümünde bitkisel depolama alanı 0,4 hektar, şantiye alanı ise 0,1 hektar olarak gösteriliyor.


Dosyanın bir bölümünde ise bitkisel toprak depolama alanının 0,4 hektar şantiye alanının 0,05 hektar olduğu belirtiliyor.


Bir diğer bölümde ise bitkisel toprak depolama alanı 0,7 hektar olarak belirtiliyor.


Bu farklılığın da neden kaynaklandığı açıklanmıyor.
Son olarak ÇED alanı konusunda da iki farklı ifade göze çarpıyor. Bazı yerlerde ruhsat alanı 140,55 hektar, ÇED alanı 39,36 hektar denirken, bir bölümde şu ifade kullanılmış:
“79283 Ruhsat Numaralı ve 3256377 Erişim Numaralı saha 140,55 ha alana sahip, olup, ilgili alan içerisinde 3,67 ha Pasa Stok Alanı, 0,4 ha Bitkisel Toprak Depolama Alanı ve 0,05 ha Şantiye Alanı olmak üzere toplamda 140,55 ha ÇED Alanı olarak değerlendirilecektir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!












