Muğla Su İnisiyatifi, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Ekinanbarı Mahallesi’nde MUSKİ tarafından yapılmak istenen “Ekinanbarı Desalinasyon (Tuzlu Su Arıtma) Tesisi Projesi’ne” karşı bugün (12 Ocak) bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 17 Aralık 2025’te Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü’nün Bodrum’a ilave su sağlamak amacıyla başlattığı “Ekinanbarı Desalinasyon (Tuzlu Su Arıtma) Tesisi Projesi”nin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylandığını açıklamıştı.
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
Söz konusu projeye karşı Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Ekinanbarı Mahallesi’nde bugün (12 Ocak 2026) saat 13.00’te bir araya gelen Muğla Su İnisiyatifi, basın açıklaması yaptı.
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol
Basın açıklamasını Muğla Su İnisiyatifi adına Şebnem Çamlısoy okudu. Açıklamada, şunların altı çizildi:
“Ekinanbarı desalinasyon projesine karşıyız. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ tarafından bir müjde gibi duyurulan, Milas Ekinanbarı’nda 3 milyar TL maliyetle projelendirilen, Bodrum’a 20 milyon metreküp su sağlayacağı açıklanan desalinasyon tesisine karşı kamuoyunu bilgilendirmek ve itirazlarımızı paylaşmak amacıyla buradayız.”
Bodrum’un Turgutreis Mahallesi’nde yılda 19 milyon 902 bin 720 metreküp deniz suyu arıtma tesisi kurulumu planlandığının hatırlatıldığı açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Son günlerde manşetleri süsleyen haberlere göre, Bodrum ve Milas’ın yıllardır süren su derdine ‘neşter’ vuruldu: CHP’li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın girişimiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un onayı alındı.
Ekinanbarı’nda kurulacak 3 milyar TL’lik desalinasyon tesisi, ters ozmoz teknolojisiyle deniz suyunu içilebilir hale getirerek bölgeyi ‘susuzluk kâbusundan’ kurtaracakmış.”
Açıklamada, Bodrum ve Milas’ın su sorununa kalıcı çözüm olarak sunulan projenin, Güllük Dalyanı’nın yanında yer aldığına vurgu yapıldı ve şunlar aktarıldı:
“Ters ozmoz teknolojisiyle deniz suyunu arıtacak tesis, ekolojik dengeyi kalıcı olarak bozacak, yüksek enerji tüketimiyle iklim krizini derinleştirecek ve suyu metalaştırarak yaşamsal bir haktan ticari bir ürüne dönüştürecektir.”
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
“BU TÜR YATIRIMLAR SORUNU KAYNAĞINDA ÇÖZMEK YERİNE, GEÇİCİ VE PAHALI PANSUMANLAR SUNAR”
Desalinasyon tesislerinin, dünyada genellikle su yönetiminde tüm diğer seçenekler tüketildikten sonra son çare olarak gündeme geldiğinin altının çizildiği açıklamada, “Bizde ise su yoksunluğuna yol açan esas nedenlere dokunmadan, en pahalı, en çok enerji tüketen, en çok atık üreten yönteme hızla sarılıyoruz” denildi.
Bahsedilen projelerin neden sorunlu olduğu ise açıklamada şu şekilde sıralandı:
Suyu bir ‘meta’ya dönüştürür, kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırır.
Asıl sorun olan yanlış su kullanımı, kayıp ya da kaçak, kirlenme ve plansız büyümenin üzerini örter.
Enerji yoğun oldukları için iklim krizini derinleştirir; iklim krizi ise yine su krizini büyütür.
Kurulduğu hassas kıyı ekosistemlerine; deniz canlıları, lagünler, deltalara ciddi zarar verir.
Açıklamanın devamında, “Bu tür yatırımlar, sorunu kaynağında çözmek yerine, geçici ve pahalı pansumanlar sunar. Üstelik bu pansumanların yan etkisi kalıcıdır: Giden ekosistem geri gelmez” denildi.
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
“BODRUM’A VERİLECEĞİ SÖYLENEN 20 MİLYON METREKÜP SUYUN MALİYETİNİN YİNE VATANDAŞIN ÜSTLENECEĞİ ÇOK AÇIK”
Ekinanbarı’nda yapılmak istenen tesise karşı olduklarının belirtildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Su varlıklarını tüketen, havayı kirleten, 1996 yılında mahkemelerce kapatılmasına karar verilen termik santrallerin kapatılması için yeterli mücadelenin verilmediği ortadadır. Termik santraller kapatıldığında Geyik Barajı’ndan kullandıkları 9.5 milyon ton su ile Dereköy kuyularından çektikleri 5 milyon ton su insani kullanıma tahsis edilecektir.
Geçen hafta yayınlanan acele kamulaştırma kararı ile yasadışı faaliyetine izin verilen Yeniköy termik santraline kömür sağlamak için altı köy daha haritadan silinecektir. Muğla bölgesi halkı tüm bu saldırılara karşı adeta yaşam mücadelesi verirken, hukuksuzlukları meşrulaştıracak ve yeni ekolojik yıkımlar getirecek olan bu projeye taraf olunamaz.”
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
Havza için bir su bütçesi yapılması ve kullanımın/tahsisin bu bütçeyle takibi ve fiyatlandırılması, yağmur suyu hasadı, tarımda vahşi sulamanın önlenmesi, isale hatlarındaki kayıp/kaçakların giderilmesi önceliklenmeden; her yapılan yatırımın geri dönüşü olmayan bir kayıp anlamına geleceğinin belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol
“Su yoksunluğunun kök nedenleri, kayıp/kaçak yüzde 42, termik santrallerin su tüketimi, vahşi sulama çözülmeden bu proje geçici bir pansuman olacaktır.
Yapım maliyetinin yüksekliğini gözardı etsek dahi, 1 metreküp deniz suyu arıtma maliyetinin yaklaşık 1 dolar olması nedeniyle, yılda arıtılarak Bodrum’a verileceği söylenen 20 milyon metreküp suyun maliyetinin yine vatandaşın üstleneceği çok açık.”
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
“HAYAT KAYNAĞI SUYUN BU ŞEKİLDE META HALİNE GELMESİNE, YAŞAMDAN KOPARILMASINA RIZAMIZ YOKTUR”
Ayrıca bu şekilde arıtılacak su için 4-5 kilowatt/metreküp enerji ihtiyacı da olduğu ve maliyetin çok daha büyük olduğunun ifade edildiği açıklamada, şunlara vurgu yapıldı:
“Bu şekilde bir enerji ihtiyacı da ya orman ve tarım arazilerine yapılan RES ve GES’ler ya da kapatılmaları gerekirken hala açık tutulan termik santraller için çıkarılacak kömür nedeniyle iklim krizini beslemeye yarayacaktır.
Gözönüne alınmayan, bu haberlerin hiçbir yerinde değinilmeyen önemli konulardan biri, arıtma sonucu ortaya çıkan Brine (tuzlu atık) deşarjı, deniz canlılarını öldürür. Güllük Dalyanı’nın lagünleri, balıkçıl kolonileri zaten yapılaşma ve liman baskısı altındayken, bu tesis bu kırılgan ekosisteme son darbeyi vuracaktır.”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“Suyun müşterek olduğundan hareketle, bu türden metalaştırma ya da ticarileştirme projelerini reddediyoruz. Su yoksunluğuna yol açan temel nedenler tespit edilmeden ve bu konuda yapılması gerekenler yapılmadan ‘su yok’, ‘kuraklık kapıda’ gerekçeleriyle rıza devşirilmektedir. Hayat kaynağı suyun bu şekilde meta haline gelmesine, yaşamdan koparılmasına rızamız yoktur.”
Fotoğraf: Songül Karadeniz / Gündem Fethiye
“YAŞAM ALANLARINA ZARAR VERECEK BU YATIRIMIN KAMU YARARINA OLDUĞU SÖYLENEMEZ”
Ayrıca, açıklamada şu talep ve çağrılarda bulunuldu:
Havza su bütçesi yapılsın, kayıp ya da kaçaklar giderilsin.
Termik santraller mahkeme kararlarına göre kapatılsın.
Yaşam alanlarına zarar verecek bu yatırımın kamu yararına olduğu söylenemez. Ekosistemleri tahrip edecek bir proje Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği olura karşı Muğla Büyükşehir Belediyesi idari dava açmak yerine adeta sevinçle karşılamıştır. Muğla Büyükşehir Belediyesi, kararını gözden geçirerek yaşamdan ve halktan yana tavır almaya davet ediyoruz.
Vatandaşları su politikalarını sorgulamaya ve suyun ticarleştirilmesine rıza göstermemeye davet ediyoruz.
ALİ GÖNENLİ: “EĞER BURADA SU SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORSAK TERMİK SANTRALLERİNİN KAPATILMASI GEREKİYOR”
Projeye ilişkin Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e konuşan Latmos Bütünlüklü Koruma Derneği Başkanı Ali Gönenli, “Burası bizim için doğal, mutluluk veren bir yer. Buranın bu şekilde kalmasını istiyoruz” dedi.
“Buranın gerçekten doğal varlığının, bu şekilde korunması; bizim bir zenginliği korumamız anlamına geliyor” ifadelerini kullanan Gönenli, şunlara dikkat çekti:
“Bütüncül düşünürsek Kaya Deresi Havzası’ndan Çamköy Havzası’ndan, buraya sus sağlayan havzaya kadar geliyor. Bugün burayı yok edersek ya da başka bir işleme tabi tutarsak verimsiz, zararlı bir sonuca ulaşmış oluruz.”
Gönenli, konuşmasının devamında; “Eğer burada su sorununun çözülmesini istiyorsak termik santrallerinin kapatılması gerekiyor” dedi.
Bodrum Belediyesi’nin deniz suyu arıtma projesinin ekolojik ve ekonomik boyutunu Gündem Fethiye muhabiri Songül Karadeniz uzmanlarla konuştu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Her halükarda deniz suyundan çektiğiniz su bu bölgeyi kalıcı olarak tuzlandırır” dedi.
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Datça Meclisi Gönüllüsü Ayhan Çelik; ters ozmoz sistemini uygulayan ülkelerin bu yöntemi son çare, hatta bazı durumlarda tek çare olarak tercih ettiğinin altını çizdi.
Milas Geyik Barajı 1986-1988 yılları arasında Sarıçay üzerinde içme suyu temini için devlet tarafından inşa edilmişti fakat barajdaki su Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 1986 yılında kurulan Yeniköy Termik Santrali’ne soğutma suyu için tahsis edilmişti.
Santral, 2014’te özelleştirilerek IC İçtaş Enerji ve Limak Enerji ortaklığındaki Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (YK Enerji) tarafından işletilemeye başlanmıştı.
YK Enerji’nin madene dönüştürmek için kesmek istediği Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı çevresinde yaşayan yurttaşların santralin bölgedeki suyu kestiğine yönelik açıklamalarının ardından Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) 2020 yılında bir açıklamada yapmıştı. Açıklamada özelleştirme devri sırasında iki termik santralin yanı sıra liman, madencilik sahaları ile lojman tesisleri ve Geyik Barajı’nın yüzde 75 hakkı ile Dereköy’de önceden Türkiye Elektrik Kurumu’na ait olan muhtelif parseller üzerindeki sondaj kuyularının da YK Enerji’ye devredildiği belirtilmişti.
MUSKİ, bu devire karşı çıkarak su kaynaklarının MUSKİ’ye devredilmesi için hukuki yollara başvurduğunu belirtmiş fakat sonuç alamadığını dile getirmiş ve şunları söylemişti:
“Danıştay 1. Dairesi 3 Ekim 2017 tarih, k.2017/1611 sayılı kararı ile bilirkişi raporundan hareketle Kemerköy ve Yeniköy Termik Santrallerindeki üretim faaliyetinin kapasite düşüklüğü yaşanmadan devamı için taşınmaza Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü’nün daha fazla ihtiyacı olduğu sonucuna vararak MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün devir isteminin reddi kararını kesin olmak üzere vermiştir.”
Su kaynaklarının MUSKİ’ye devredilmemesinin gerekçesi ise kuraklık döneminde termik santralin suya daha çok ihtiyacı olduğu ve su kullanımının kısıtlanabileceği olarak gösterilmişti.
Muğla Büyükşehir Belediyesi 8 Ocak 2024 yılında yaptığı bir açıklamada, Bodrum’daki su ihtiyacının giderilebilmesi için Geyik Barajı’nın Elektrik Üretim Anonim Şirketinden (EÜAŞ) satın alıp buradaki suyun tamamını Bodrum’a aktarmayı planladıklarını açıklamıştı.
Buna karşılık Muğla Su İnisiyatifi (MSİ) Su Tahsisleri Hakkındaki Yönetmeliğin 7’nci maddesinde suyun kullanımında halkın içme ve kullanma suyu ihtiyacını en başa koyulduğunu hatırlatarak Geyik Barajı’nın suyunun termik santrale soğutma suyu olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmişti ve satın almaya itirazını şöyle dile getirmişti:
“Muğla Büyükşehir Belediyesi yaptığı açıklamada Geyik Barajı’nı satın alarak Bodrum’da yaşanan su sıkıntısını çözmek istediğini kamuoyu ile paylaşmıştır. Peki kimin parası ile? Elbette ki Muğlalıların… Suyun on yıllardır bölge halkını susuzluğa mahkûm ederek hukuksuzca çalıştırılan termik santrallere peşkeş çekilmesine ses çıkarmayan BŞB Yönetimi davacı olmak yerine adaletsizlik kervanına katılarak bizlere yeni bir bedel ödetmeye hazırlanıyor. MSİ olarak Muğla BŞB yönetimine sesleniyoruz: Su yaşam hakkımızdır, ticaret konusu olamaz. Geyik Barajı zaten kamunundur ve daha fazla bedel ödemek istemiyoruz. Paramızın nereye harcanacağına biz karar veririz, halk adına böyle bir kirli ticarete girmenize onay vermiyoruz!”
Büyükşehir ise 17 Ocak 2024 tarihinde yaptığı bir başka açıklamada, “Bodrum’un su sorununun ortadan kalkması için kısa vadede başka yolumuz bulunmamaktadır” açıklaması yapmış ve Geyik Barajı’nın su kullanımına dair şu rakamları paylaşmıştı:
“MUSKİ ekipleri tarafından yapılan araştırmalara göre Bodrum’un yıllık su ihtiyacı 44,41 milyon metreküp olarak hesaplanırken Yarımada’ya Geyik, Mumcular barajları, Çamköy ve çeşitli bölgelerdeki yeraltı su kaynakları dahil toplam yıllık 29,50 milyon metreküp su sağlanıyor. Bu şekilde Bodrum’un su ihtiyacının sadece yüzde 66’sı karşılanabiliyor ve 14,92 milyon metreküp su açığı bulunuyor.”
Aynı açıklamada Geyik Barajı’ndan Yeniköy Kemerköy Termik Santrali’ne ise yıllık yaklaşık olarak 14 milyon metreküp suyun soğutma suyu olarak verildiği belirtilmişti.
YURTTAŞLARDAN BARAJLARDAKİ SUYUN TERMİK SANTRALLERE SOĞUTMA SUYU OLARAK VERİLMESİNE KARŞI DAVA
MSİ, yönetmeliklere aykırı biçimde Devlet Su İşleri’nin Yeniköy ve Yatağan termik santrallerine yaptığı su tahsisine karsı 5 Şubat 2024 tarihinde dava açmıştı.
Yurttaşların açtığı davada, özellikle Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşanan susuzluk sorununun temel nedeni olarak Geyik Barajı’ndan Yeniköy Termik Santrali’ne ve Dipsiz’in yeraltı sularının Yatağan Termik Santrali’ne soğutma suyu olarak kullanılmak üzere tahsis edilmesi gösterilmişti.
MUSKİ yönetimi, Danıştay 10. Dairesi’nde görülen davaya 17 Eylül 2024 tarihinde dilekçe vererek müdahil olduğunu açıklamıştı.
MADDE 7 – (1) Suyun miktarı, kalitesi, havzanın özelliği, zorunlu ihtiyaçlar ve şartlar başka türlü bir çözüm yolu gerektirmedikçe, su kaynaklarının kullanım amaçlarında aşağıdaki öncelik sırası uygulanır: a) İçme ve kullanma suyu ihtiyacı. b) Çevresel su ihtiyacı. c) Tarımsal sulama ve su ürünleri yetiştiriciliği. ç) Enerji üretimi ve sınai su ihtiyaçları. d) Ticari, turizm, rekreasyon, madencilik, taşıma, ulaşım ile sair su ihtiyaçları. (2) Su kaynağının yeterli olması halinde, havza planları çerçevesinde kaynağın birden fazla amaçla kullanımına öncelik sırası gözetilerek izin verilebilir.