Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin Eşitlik İçin Yan Yana Platformu’nun çağrısıyla 221 sivil toplum kurumu; LGBTİ+’ları, nafaka hakkını, çocukları ve ifade özgürlüğünü hedef aldığını belirttikleri düzenlemelere karşı ortak açıklama yayımlamıştı.
Söz konusu düzenlemelerin yer almadığı, İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklikleri içeren 12. Yargı Paketi, dün (25 Haziran) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.
Kanun teklifine ilişkin Muğla Pride, “Mücadelemiz yasanızdan büyük” başlığıyla sosyal medya üzerinden açıklama yayımladı. Açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“12. Yargı Paketi’nde LGBTİ+’ları hedef alan maddelerin geri çekilmesi; LGBTİ+ hareketinin, insan hakları savunucularının, feministlerin ve demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadelesinin sonucudur.
Ayrımcı düzenlemelere karşı yükselen itirazlar ve dayanışma, bu maddelerin yasalaşmasının önüne geçmiştir. Bu gelişme, hakların ancak örgütlü mücadele ve toplumsal dayanışma ile korunabileceğini bir kez daha göstermiştir.”
“BASKI YALNIZCA YASALAR ARACILIĞIYLA KURULMAZ”
NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın tutuklandığının belirtildiği açıklamada, şunların altı çizildi:
“Yıldız Tar’ın tutuklanması, LGBTİ+ sosyal medya hesaplarına yönelik sansür ve erişim engelleri, LGBTİ+’ların haberleşme, örgütlenme ve dayanışma amacıyla kullandığı dijital alanların hedef alınması; birbirinden bağımsız olaylar değil, aynı tahakküm mekanizmalarının farklı biçimlerde yeniden üretilmesidir.
Bugün LGBTİ+’lar yalnızca yaşam hakları, ifade özgürlükleri ve örgütlenme hakları için değil, kamusal alanda görünür kalabilmek için de mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Çünkü baskı yalnızca yasalar aracılığıyla kurulmaz; kimi zaman bir erişim engeliyle, kimi zaman bir tutuklamayla, kimi zaman da belirli toplumsal grupları kamusal yaşamdan dışlamayı amaçlayan söylemlerle yeniden üretilir.”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“Hakların güvencesi; ifade özgürlüğünün, örgütlenme özgürlüğünün ve farklı kimliklerin kamusal alanda eşit biçimde var olabilmesinin güvence altına alınmasıdır.
LGBTİ+’ların sesini kısmaya yönelik her girişim karşısında dayanışmayı büyütmeye, mücadeleyi ortaklaştırmaya ve birbirimizin varlığını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki özgürlük, ancak yan yana durduğumuzda çoğalır.”
