Muğla Barosu dahil 64 baro, gazeteci Fatih Altaylı’ya verilen dört yıl iki ay hapis cezasına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu ceza; ifade özgürlüğüne vurulan ağır bir darbe niteliğindedir” denildi.
Muğla Barosu dahil 64 baro; gazeteci Fatih Altaylı’nın, “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla 22 Haziran’dan bu yana tutuklu yargılandığı davada, dört yıl iki ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesine ilişkin “Gazetecilik faaliyeti suç değildir” başlığıyla ortak açıklama yayımladı.
Açıklamada, karara ilişkin “Anayasa’mız ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere açıkça aykırıdır” denildi.
Gazetecilerin, özellikle siyasi nitelikteki eleştirilerinin ve açıklamalarının; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları ışığında genişletilmiş koruma alanına sahip olduğunun altının çizildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Verilen bu ceza; ifade özgürlüğüne vurulan ağır bir darbe niteliğindedir. Tutuklama, zorunlu hallerde başvurulabilecek geçici ve istisnai bir koruma tedbiridir.”
“TUTUKLAMA TEDBİRİNİN AMACINI AŞARAK ADETA BİR CEZALANDIRMA ARACINA DÖNÜŞTÜĞÜ İZLENİMİNİ YARATMAKTADIR”
Gazetecinin kaçma şüphesi veya adli kontrolün yetersiz kalacağı gibi gerekçelerle mahkûmiyet kararıyla birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin, tutuklamanın ölçülülük ve istisnailik ilkelerini ihlal ettiğine vurgu yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bu durum, tutuklama tedbirinin amacını aşarak adeta bir cezalandırma aracına dönüştüğü izlenimini yaratmaktadır. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen hüküm ve uygulanan tutukluluk kararı, ‘suçta ve cezada kanunilik’ ilkesi başta olmak üzere, hukuk güvenliğini ve adil yargılanma hakkını zedelemektedir.”
Açıklamanın devamında, şunlar işaret edildi:
“Son dönemde muhalif gazetecilere, siyasetçilere, belediye başkanlarına, sanatçılara yönelik soruşturma ve kovuşturmalarda yaşanan süreçler, yargının araçsallaştırıldığı endişesini artırmaktadır.
Demokratik bir hukuk devletinde, yargı kararlarının hukuki dayanaktan yoksun olması ve temel hak ve özgürlükleri keyfi bir şekilde kısıtlanması mümkün değildir.”
Ortak açıklamada imzası bulunan barolar olarak, “Gazetecilik faaliyetinin suç olmadığını, yargının araçsallaştırılmasına ve keyfi kısıtlamalara karşı olduğumuzu, hukukun üstünlüğünü; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.
İmzacı boralar şu şekilde:
Adana Barosu, Adıyaman Barosu, Afyonkarahisar Barosu, Ağrı Barosu, Aksaray Barosu, Amasya Barosu, Ankara Barosu, Antalya Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Bartın Barosu, Batman Barosu, Bilecik Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Bolu Barosu, Burdur Barosu, Bursa Barosu, Çanakkale Barosu, Çankırı Barosu, Çorum Barosu, Denizli Barosu, Düzce Barosu,
Edirne Barosu, Elazığ Barosu, Eskişehir Barosu, Gaziantep Barosu, Giresun Barosu, Gümüşhane Barosu, Hatay Barosu, Hakkâri Barosu, Iğdır Barosu, Isparta Barosu, İstanbul Barosu, Kahramanmaraş Barosu, Karabük Barosu, Kastamonu Barosu, Kayseri Barosu, Kırklareli Barosu, Kırşehir Barosu, Kocaeli Barosu, Konya Barosu, Kütahya Barosu
Malatya Barosu, Manisa Barosu, Mersin Barosu, Muğla Barosu, Muş Barosu, Niğde Barosu, Ordu Barosu, Sakarya Barosu, Samsun Barosu, Siirt Barosu, Sinop Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Tekirdağ Barosu, Tokat Barosu, Trabzon Barosu, Tunceli Barosu, Uşak Barosu, Yalova Barosu, Zonguldak Barosu.
NE OLMUŞTU?
Gazeteci Fatih Altaylı, 21 Haziran’da YouTube kanalındaki programında; “Cumhurbaşkanı Erdoğan ömür boyunca Cumhurbaşkanlığına devam etsin mi? Halkın yüzde 70’i buna karşıymış. Bu oran çok da şaşırtıcı değil. Çünkü şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmenin bir kısmı dışında böyle bir fikri destekleyen kimse yok. Bu millet, geçmişte padişahını boğmuş bir millettir. Hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman… Boğulan, suikaste kurban giden, ya da intihar ettiği öne sürülen çok sayıda Osmanlı padişahı var” demişti.
Ardından, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından Altaylı’nın programından bir kesit paylaşarak “Altaylıııı! Suyun ısınmaya başladı” ifadelerini kullanmıştı.


Altaylı, aynı gün gözaltına alınmış ve 22 Haziran’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti. Tutuklu yargılanan Altaylı’nın “Cumhurbaşkanını tehdit” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması, 26 Kasım’da İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü ve mahkeme heyeti, Altaylı hakkında dört yıl iki ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.












