Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Çamlıbelen Mahallesi’nde Gülport Liman Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen mermer ocağı projesinin ÇED süreci, Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü doğrultusunda Muğla Valiliği tarafından iptal edildi. Projenin orman bütünlüğünü bozacağı, arıcılık faaliyetini olumsuz etkileyeceği söylendi.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Çamlıbelen Mahallesi’nde Gülport Liman Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen “RN:201801548 (ER:3372140) Numaralı Mermer Ocağı” projesinin ÇED süreci, 3 Şubat 2026 tarihinde Muğla Valiliği tarafından iptal edildi.


Proje için ilk olarak “201801548 Ruhsat Numaralı Mermer Ocağı ve Kesme-İşleme Tesisi” adıyla 20 Eylül 2021 tarihinde ÇED süreci başlatılmış ve 10 Haziran 2022 tarihinde ÇED gerekli değildir kararı verilmişti. Fakat şirketin bölgede faaliyete başlamadığı görüldü.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


“PROJE ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZACAK”
Bunun üzerine, ÇED duyuru portalına göre aynı şirket, ÇED süreci için 13 Temmuz 2025 tarihinde yeniden başvuru yaptı. Fakat 03 Şubat 2026 tarihinde projenin ÇED sürecinin iptal edildiği duyuruldu.
İptalin gerekçesi ise Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün 15 Ocak 2026 tarihli olumsuz görüşü olarak açıklandı. Orman Bölge Müdürlüğü, yazısında proje için seçilen sahanın verimli orman alanında olması ve çok sayıda ağacın kesilecek olması sebebiyle projenin orman bütünlüğünü bozacağını ifade etti.
Ayrıca, proje için belirlenen alanda arıcılık faaliyetleri için gerekli olan basralı alanların bulunduğu, proje nedeniyle zarar görecek bu alanların sosyal problemlere yol açabileceği belirtildi.
BASRALI ALAN NEDİR?
Çam balı, arıların topladığı çiçek polenlerinden değil, Akdeniz iklimine özgü bazı çam ağaçlarındın gövdesinde yaşayan basra böceğinin salgısını toplayan arılar sayesinde üretiliyor. Bu salgı basra böceğinin çamın özsuyunu emerek beslenmesi ve artan özsuyunu tatlı bir madde halinde atmasıyla meydana geliyor. Temmuz ve ekim aylarında basranın saldıladığı bu sıvı arılar tarafından toplanıyor be bal üretiliyor. Dünayada yalnızca Türkiye ve Yunanistan’da bulunuyor.
Bu görüş kapsamında, ÇED Yönetmeliği hükümleri gereği projenin ÇED süreci durduruldu.
Ayrıca, Çevre Kanunu’nun 10’uncu maddesi gereği, ÇED yönetmeliği kapsamındaki projenin ÇED olumlu kararı almadıkça, proje için hiçbir teşvik yapılamayacağı, yapı ve kullanma ruhsatı verilemeyeceği, proje için yatırıma başlanamayacağı ve ihale edilemeyeceği söylendi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“ULAŞIM YOLU GÜZERGAHINDA ZEYTİNLİK ALAN MEVCUT”
Diğer yandan Proje Tanıtım Dosyası’nda yer alan Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı tarafında proje alanında yapılan denetleme tutanağı da yer aldı. Bu tutanağa göre, sahada mermer ocağı faaliyeti için yatırıma başlanmamış olduğu dile getirildi.


Faaliyet sahasına ulaşımın mevcut orman yolundan sağlandığı ve sahanın tamamen ormanlık alan olduğu belirtildi.
Ayrıca, ulaşım yolu güzergahında zeytinlik alanların bulunduğu, faaliyet sahası ve ulaşım yolu güzergahında arı kovalarının bulunduğu, ulaşım yolunun köy yerleşik yerinden geçtiği dile getirildi.
KURUM GÖRÜŞLERİNDE KİM NE DEDİ?
İptal edilen projenin dosyasında, proje için alınan kurum görüşlerinin çoğu ise olumlu oldu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından verilen 20 Ekim 2025 tarihli görüşte biyoçeşitlilik raporun Proje Tanıtım Dosyası’na eklenmesi kaydıyla projede sankına bulunmadığını söyledi.
Milas Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, 12 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirilen komisyon toplantısı sonucunda alınan kararlar doğrultusunda, projeye karşı olumlu görüş verdiklerini belirtti. Kararların oy birliğiyle alındığı dile getirildi. Komisyon görüşünde ise PTD’de şirketin gerekli mevzuat ve yükümlülüklere uyacağını taahhüt ettiği ve bu taahhütlere uyulması kaydıyla olumlu görüş verildiği belirtildi.


Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görüşünde ise “Faaliyet alanı orman sayılan yerlerden olması nedeniyle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında olan yerlerden olmadığı anlaşılmıştır” dendi. Devamında ise şu sözlerle projenin sakında oluşturmadığı söylendi:
“Söz konusu proje ile Proje Tanıtım Dosyasında, açık işletme yöntemiyle üretimin yapılacağı, üretim çalışmaları için ocak sahasında hiçbir şekilde patlatma yapılmayacağı ve mermer blok çıkarma işleminin tel kesme ve sulu yöntemle kullanılacağı belirtilmiştir. Faaliyet alanında mermer çıkarma işleminin sulu yöntemle yapılması, patlatma işleminin yapılmaması nedeniyle 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu kapsamında olmadığı anlaşılmış olup, proje tanıtım dosyasında yer alan taahütlere uyulması kaydıyla yapılacak olan mermer ocağı faaliyeti kurumumuzca sakınca oluşturmamaktadır”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Anı şekilde, Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü de proje için onay verdi.
DSİ: “OLUK DERE YATAĞINA DENK GELEN ALANLARIN YERLERİ DEĞİŞTİRİLMELİ”
Yalnızca, Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü, 28 Ağustos 2025 tarihli yazısında PTD’de bazı eksikler tespit etti ve belirttikleri noktalarda gerekli değişikliklerin yapılmasından sonra tekrara gönderilmesini istedi.


Bu noktalardan biri, “Şantiye Alanı”, “Stok Alanı” ve “Pasa Alanı” içerisinden Oluk Dere yatağının geçmesi, faaliyete ait yeni açılacak ulaşım yolu güzergahının bazı bölümlerinin dere yataklarına çok yakın konumda olması olarak gösterildi. Şantiye, stok ve pasa alanlarının yerlerinin değiştirilmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca, dere yataklarında geçecek şekilde belirlenen ulaşım yollarının da dere yataklarını kesmeyecek şekilde yeniden belirlenmesi gerektiği söylendi. Geçiş yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise dere yatağındaki belirli bir tekrar süresine sahip taşkın sırasında oluşması beklenen en büyük su debisinin (taşkın tekerrür debisi) hesaplatılarak kendilerine gönderilmesini istedi. Resmi Gazete’de yayınlanan “Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen hükümlere göre dere geçiş yapısı projelerinin uygunluğu konusunda DSİ’den uygun görüş alınmadan imalat çalışmalarına başlanmaması gerektiğinin altı çizildi.
“HİDROJEOLOJİK ETKİ ALANI BELİRLENMELİ “
Yeraltı suları konusunda ise DSİ tarafından yapılan incelemede, projenin hidrojeolojik etki alanının belirlenmesi, proje sahasının jeolojisi ve hidrojeolojisinin ayrıntılı biçimde ortaya koyulması gerektiği belirtildi.
Projenin faaliyet süresi boyunca ve faaliyet sona erdikten sonra yeraltı suları üzerindeki olası etkilerinin değerlendirilmesi istenirken, bu kapsamda gerekli hidrojeolojik etki değerlendirme çalışmalarının yapılması gerektiği vurgulandı.
Proje etki alanında bulunan kaynaklar, kaptajlar, çeşmeler ve su sondaj kuyuları gibi tüm su noktalarının kullanım amaçlarıyla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, etki alanındaki yerleşim yerlerinin su ihtiyacını karşıladığı tüm su noktalarının, proje alanı da gösterilerek hidrojeoloji haritası üzerinde işaretlenmesi talep edildi.
DSİ, proje sahasında yer alan su noktalarına ilişkin su kimyasına ait referans değerlerin belirlenmesi için gözlem noktaları oluşturulmasını da istedi. Bu kapsamda, faaliyete başlanmadan önce söz konusu noktalardan numune alınarak analiz yapılması gerektiği belirtildi.
Proje kapsamında “Yeraltı Suları Hakkında Kanun”, “Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik” ile “İçme Suyu Temin Edilen Akifer ve Kaynakların Koruma Alanlarının Belirlenmesine Hakkında Tebliğ” hükümlerine uyulacağına dair taahhütlerin verilmesinin zorunlu olduğu da hatırlatıldı.
Son olarak, Proje Tanıtım Dosyası’nın belirtilen hususlar eklenerek ve gerekli yer değişiklikleri yapılarak yeniden sunulması halinde projenin değerlendirmeye alınacağı bildirildi.
PROJE NE İÇERİYORDU?
İptal edilen süreçteki Proje Tanıtım Dosyası’na (PTD) göre, proje kapsamında ocak kapasitesinin toplamda yılda 50 bin metreküp olduğu, yüzde 30 ocak verimi ile blok mermer üretiminin yılda 15 bin metreküp olduğu söylenmişti.
Toplam ruhsat alanının 99,60 hektar, ÇED alanının ise 19,57 hektar olacağı belirtilmişti.


Diğer yandan projenin en yakın haneye 265 metre, Çamlıbelen Mahallesi’ne ise yalnızca 2 kilometre uzaklıkta olduğu söylenmişti.
Projenin yapılacağı yerin tamamı ise çevre düzeni planlarında “ormanlık sayılan alanlar” olarak geçiyordu.
Proje için ilk yapılan başvuruda ise yine 99,6 hektarlık aynı ruhsat alanında 24,6 hektarlık ÇED alanı belirlenmişti.


Mermer üretim kapasitesinde de farklılıklar vardı. Bu dosyada mermer ocağı toplam (blok mermer ve pasa) üretim kapasitesi toplamda 150 bin metreküp olarak belirlenmiş, bunun 15 bin metreküpünün blok mermer olacağı belirtilmişti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













