Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Selimiye Mahallesi’nde yapılmak istenen “Yat/Tekne Bağlama İskelesi”ne karşı çıkan yurttaşlar, proje alanına yürüdü ve burada açıklama yaptı.
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Selimiye Mahallesi Denizazmağı mevkisinde, Portmarin Liman İşletmeciliği Turizm İnşaat Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen 145 adet bağlama kapasiteli “Yat/Tekne Bağlama İskelesi” projesine, bölgede yaşayan yurttaşların tüm itirazlarına rağmen, 22 Aralık 2025’te Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verilmişti.
Yurttaşlar verilen karara karşı bugün (25 Ocak 2026) Selimiye’de saat 14:00’te bir araya geldi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


“Selimiye’de marina istemiyoruz” diyen yurttaşlar köy meydanından proje alanına yürüdü. Yurttaşlar yürüyüş boyunca “Selimiye cennettir cennet kalacak” “Selimiye’de marina istemiyoruz”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları attı.
“KİRLİ BİR DENİZDE NE BİZ YAŞAMAK İSTERİZ NE DE MİSAFİRLERİMİZ YÜZMEK İSTER”
Projenin yapılması planlanan alanda ise yurttaşlar neden projeye karşı olduklarını anlattılar.
Selimiye doğduğunu ve Selimiye’de çalışarak geçimi sağladığını belirten bir yurttaş, projenin “Köyümüzün geleceğine zarar verecek bir projeyi asla istemiyoruz” dedi. Yurttaş, projenin deniz kirliliğine neden olacağını ve deniz ekosistemine zarar vereceğini, turizmin zarar görmesine neden olacağına dikkat çekti ve “Kirli bir denizde ne biz yaşamak isteriz ne de misafirlerimiz yüzmek ister” dedi.


ÇED sürecinde Ankara’da yapılan İncele Değerlendirme Kurulu (İDK) toplantısına da katılan bir yurttaş söz aldı. Toplantıya çok umutlu gittiklerini ve umutlu döndüklerini dile getiren yurttaş, toplantının kendileri açısından oldukça olumlu geçtiğini ama sonuç alamadıklarını dile getirdi ve “Bizi çok iyi karşıladılar aslında, dinlediler ama sadece dinledir” dedi.
ÇED SÜRECİ NASIL İLERLEDİ?
Projenin ÇED süreci 13 Aralık 2024 tarihinde başlatıldı, aynı gün ise HKT tarihi 16 Ocak 2025 olarak belirlendi.
Yurttaşlar ve ekoloji örgütleri ise 16 Ocak 2025’teki HKT günü geldiğinde toplantıyı yaptırmadı. Yurttaşlar toplantının başında “Selimiye’de marina istemiyoruz” yazılı pankartları açarak proje sunumuna izin vermemiş ve toplantıyı protesto etmişti. Bunun üzerine şirket ve Bakanlık yetkilileri toplantıyı terk etmişti.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de HKT sonrası 18 Ocak’ta Selimiye’de yurttaşlarla bir araya geldi, Selimiye ve Bozburun’da yapılması planlanan marina projeleri ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Ünlü, “Bu mücadelenin esas sahibi siz olacaksınız. Biz de sizin yanınızda olacağız” dedi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Fakat süreç, HKT yapılmamasına rağmen devam ettirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2 Nisan 2025’te yaptığı duyuruda, ÇED sürecinde bir sonraki aşama olan İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) toplantısı tarihini açıkladı 27 Mayıs 2025 olarak açıkladı.
Bunun üzerinde Marmaris Kent Politikaları Derneği ve MUÇEP Marmaris Meclisi, HKT’nin yurttaşlar tarafından yaptırılmamış olmasına rağmen sürecin İDK’ya götürülmesine tepki gösterdi. Konuya dair yapılan açıklamada proje, “Selimiye’de ekolojik cinayet projesi” olarak nitelendirildi.
İDK toplantısı da tüm itirazlara rağmen gerçekleşti. Toplantıya Selimiye Mahallesi’nde yaşayan çok sayıda yurttaşın yanı sıra Marmaris Kent Politikaları Derneği’nden Halime Şaman, S.S. Marmaris Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi Başkanı Coşkun Cengiz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) İzmir Milletvekili İbrahim Akın da katıldı ve itirazlarını dile getiridi.
Sonuç olarak ise 22 Aralık 2025’te Bakanlık projeye ÇED olumlu kararı verdi.
“ALTYAPISI OLMAYAN KÖYE YÜZLERCE TEKNE GELMESİ DEMEK BURANIN LAĞIM ÇUKURUNA DÖNMESİ DEMEK”
Bir başka yurttaş ise Selimiye’nin altyapısının halihazırda zayıf olduğuna dikkat çekti ve yapılacak projenin Selimiye’yi “lağım çukuruna” dönüştüreceğini ifade etti.


Bir diğer yurttaş ise Selimiye’nin geçim kaynaklarından birinin balıkçılık olduğuna dikkat çekti ve planlanan projenin bu geçim türünün tehdit ettiğini dile getirdi.
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Datça Meclisi gönüllüleri de Selimiyelilere destek olmak amacıyla alandaydı. Datça Meclisi gönüllülerinden Renate Ömeroğulları Selimiyeli yurttaşlara destek olmak için burada olduklarını çünkü Datça’da kendilerinin de bu tür projelerle mücadele ettiklerini dile getirdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Ardında söz alan Marmaris Kent Politikaları Derneği Kurucu Üyesi Halime Şaman da birliktelik ve mücadele vurgusu yaparak şunları söyledi: “Datça’nın derdi Selimiye’nin derdi, Selimiye’nin derdi Bozburun’un derdi, herkesin derdi aslında Türkiye’nin derdi. Giderek bizlerin yaşam alanlarının elimizden alındığı, acele kamulaştırma kararlarıyla topraklarımıza çöküldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bunlarla mücadele etmenin tek yolu, bugün burada yaptığımız şey. Bir araya geldiğiniz, aynı sesi çıkardığınız, aynı dertle dertlendiğiniz ve aynı itirazın arkasında topladığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum”
“BU MÜCADELE, SELİMİYE CENNETİNİN GELECEK NESİLLERE AKTARIM MÜCADELESİDİR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da yürüyüşe katıldı ve ardından söz aldı. Uzun, Muğla’nın asıl değerinin taş ocakları, çimento fabrikaları, ya da marinalar olmadığını dile getiren Uzun, Muğla’yı görmek için gelenlerin de doğal güzellikleri görmek için geldiğini ifade etti.
Bugün Selimiye için toplanan yurttaşların yaşadıkları kente sahip çıkmak için toplandığını belirten Uzun, “Bu Selimiye cennetinin gelecek nesillere aktarım mücadelesidir” dedi ve şöyle devam etti:
“Bugün sarfettiğimiz enerjinin hiçbirini sarf etmeden buralara göz dikenlere; buraları kirletmek, geçici gelir elde etmek uğruna bu güzellikleri gelecek nesillere bırakmamak için çaba sarf edenlere hep birlikte Selimiye’den sesleniyoruz: Bu sizin sadece emanetiniz, gelecek nesillere aktarmak zorunda olduğunuz güzellikler. Bunlara kıymayın, bunları hep birlikte doyasıya yaşayalım ve gelecek nesillere emanetimizi yüzümüzün akıyla onların bizden beklediği şekilde aktaralım.”


Teknelerin başka yere de bağlanabileceğini fakat Selimiye Körfezi’nin yok edildiğinde geri gelmeyeceğini söyleyen Uzun, “Bu denizin kendisini kendisinin ihtiyacı olan oksijeni üretemez hale getirecek bir lokasyona gelin sıkıştırmayın, vazgeçin yanlıştan” dedi.
PROJEYE NEDEN KARŞI ÇIKILIYOR
Bölgede yaşayanlar ve ekoloji örgütleri projeye karşı çıkmalarının en temel sebeplerinden birini, Selimiye Koyu’nun kendini temizleme yeteneği olmaması olarak ortaya koyuyor. Böyle bir koyda 50 metreyi aşan tekneler dahil 145 teknelik marina yapılmasının koyu daha da kapatacağı, su akışını engelleyeceği ve “ölü bir deniz” yaratacağı endişesi dile getiriliyor.
Daha önce bölgedeki küçük bir çekek yerinin zamanla büyüyerek marina haline geldiği ve koyu kirlettiği hatırlatılıyor. Bu projenin ise çok daha büyük olduğu, dolayısıyla kirliliğinde deynı oranda artacağı, turizm ve balıkçılığa zarar vereceği belirtiliyor.
Yurttaşlar ayrıca, projenin deniz ekosisteminde yaratacağı kirliliğin yanında, kıyıların yurttaşlara kapatılması sonucunu doğuracağı endişesi de taşıdıklarını beliriyor.


Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













