Marmaris Kent Politikaları Derneği, Danıştay’ın Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Karacasöğüt Koyu’nda yapılması istenen iskele projesine verilen “ÇED gerekli değildir” kararını uygun görmesine karşı açıklama yaptı. Açıklamada, “Deniz dibindeki tarihi eserler için ‘önemsiz zarar’ değerlendirmesi yapıldı” denildi.
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Karacasöğüt Koyu, Kaleönü mevkisinde Global Marin Sportif Denizcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen “Yat Yanaşma İskelesi ve Turizm Konaklama Tesisi” projesine Muğla Valiliği tarafından 17 Ocak 2023 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verilmişti.
Karara karşı 33 yurttaş davacı olmuş ve Mahkeme, 17 Ekim 2024 tarihli kararında; yat iskelesi ve turizm tesisi projesine “ÇED gerekli değil” kararını uygun bulmuştu.
Dava açan yurttaşlar; Mahkeme kararına, Danıştay yoluyla itiraz etmişti.
Danıştay ise 25 Şubat 2025 tarihinde temyiz talebine karşı Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin kararında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti ve temyiz talebini beş üyeden üçünün onayıyla reddetti.
“HUKUK MÜCADELEMİZ SON HIZ DEVAM EDİYOR!”
Danıştay’ın red kararı hakkında Marmaris Kent Politikaları Derneği’nin yayımladığı açıklamada, “Danıştay’ın kararı, doğayı ve tarihi yok saydı!” denildi.
Açıklamada; karar düzeltme yolunun açık olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Danıştay 4. Dairesi’nin, Muğla’nın göz bebeği Karacasöğüt Koyu’nu betonlaştıracak olan ‘Yat Limanı ve Turizm Tesisi’ projesine onay veren kararına rağmen, hukuk mücadelemiz son hız devam ediyor!”
2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu‘nun “Kararın düzeltilmesi” başlıklı 54. maddesinde; Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenilebileceği kurala bağlanmıştır.
“DANIŞTAY, BU TARİHİ HAZİNENİN YOK EDİLME RİSKİNİ GÖRMEZDEN GELDİ”
Proje alanının, 28 Mart 2024’te resmen 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edildiği belirtildi.
Ayrıca, su altında Amnistos Antik Kenti’ne ait kalıntıların bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Danıştay, bu tarihi hazinenin yok edilme riskini görmezden geldi” denildi.
Karacasöğüt Koyu’un; Akdeniz foku, caretta caretta ve nesli tükenmekte olan Poseidonia çayırları gibi canlıların son yaşam alanlarından biri olduğu vurgulandı.
Bu kapsamda; projenin, Barcelona Sözleşmesi’ni (Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi) açıkça ihlal ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Proje alanının, 1. Derece Arkeolojik Sit içerisinde olması görmezden gelindi. Deniz dibindeki tarihi eserler için ‘önemsiz zarar’ değerlendirmesi yapıldı. Müsilaj tehdidi raporlarda kasıtlı olarak atlandı. Kapasite artışının yaratacağı ekolojik yıkım hesaplamaları yapılmadı.”
“DANIŞTAY’A KARAR DÜZELTME BAŞVURUSU İÇİN SON HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLAYACAĞIZ”
Açıklamada; Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm Ticaret Anonim Şirketi’nin (MUÇEV) aynı bölgede yapmak istediği yat limanı projesine verilen ÇED olumlu kararının, bölgenin 1. Derece Arkolojik Sit Alanı içinde kaldığı gerekçesiyle Mahkeme tarafından iptal edildiği hatırlatıldı.
Danıştay’ın bu emsal kararı yok saydığı vurgulanarak Tetkik Hakimi ve iki Danıştay üyesinin, kararın bozulması gerektiğini savundukları ve kararın oy çokluğuyla verildiği belirtildi.
Karşıt oy kullanan üyelerin gerekçelerinde; sualtı kültür mirasının yok edileceği, bilirkişi raporunun bilimsel olmadığı, yeni incelemenin şart olduğu ve Kültür Varlıkları Kurulu’nun görüşü alınması gerektiği uyarılarının yapıldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, projenin peşinin bırakılmayacağı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Danıştay’ın kararı hukuk ve bilimle çelişmektedir. Karar düzeltme başvurusuyla üstün kamu yararının sağlandığı bir karar tesis edilmesi için hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Danıştay’a karar düzeltme başvurusu için son hazırlıklarımızı tamamlayarak 15 gün içinde resmî başvuruyu yapacağız.”