Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı Türkiye’deki 54 kurum yazılı ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “Saldırıların derhal durdurulmasını, sivillerin korunmasını ve barışçıl-siyasi çözüm kanallarının işletilmesini talep ediyoruz” denildi.
Heyet-i Tahrir’uş Şam’ın (HTŞ) tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı Türkiye’deki 54 kurum yazılı ortak açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) sahadan gelen haberler, Şam ile yürütülen görüşmelerin sonuçsuz kalmasıyla birlikte çatışma riskinin büyüdüğünü; Kürt kentleri ve yerleşimlerine dönük baskı ve saldırıların derinleştiğini gösteriyor.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Bu tablonun sadece bir güvenlik gündemi olmadığının altının çizildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Saldırıların yoğunlaştığı koşullarda, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) tutuklularının bulunduğu hapishaneler ve al-Hol gibi kamplar etrafında da ciddi bir boşalma ve kaçış riski ortaya çıktı. Bu gelişmeler, dünyanın IŞİD barbarlığına karşı verdiği mücadelenin en ağır bedellerinin ödendiği coğrafyalardan biri olan Rojava’nın istikrarının neden hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Aynı dönemde Türkiye’nin Suriye’de Kürt güçlerine karşı askeri desteğe açık olduğu yönünde açıklamalar da basına yansıdı. Bu tür girişimler, bölgede çatışma dinamiklerini beslediği gibi, Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum arayışını da doğrudan zorlayacak bir iklim yaratmaktadır.”
“SINIRIN ÖTESİNDE BÜYÜYEN SAVAŞ DİLİ, SINIRIN BERİSİNDE DEMOKRATİK SİYASETİN NEFESİNİ DARALTIR”
Açıklamanın devamında, şunlara dikkat çekildi:
“Sınırın ötesinde büyüyen savaş dili, sınırın berisinde demokratik siyasetin nefesini daraltır; toplumsal barış ihtimalini zayıflatır. Bizler için Rojava’yı savunmak, kadın özgürlüğü, birlikte yaşam ve ekolojik yaşam pratikleriyle örülen bir toplumsal deneyimi savunmaktır.
Kadınların öncülüğünde kurulan, doğayla uyumlu ve kolektif yaşamı esas alan örnekler, Rojava’nın hayatı yeniden kurarak direndiğinin somut göstergeleridir. Bu deneyim, savaşın ortasında bile toprağın, suyun, müştereklerin ve kadınların öz örgütlülüğünün nasıl savunulabileceğine dair güçlü bir politik-etik iddiadır.”
Ekoloji hareketi açısından meselenin daha da açık olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“İklim krizi çağında, savaş ve işgal dalgaları yalnızca insanları yerinden etmez; ekosistemleri parçalar, suyu ve toprağı silaha çevirir, tüm türlerin yaşamını hedef haline getirir. Rojava’ya dönük saldırılar, tam da bu nedenle, yalnızca bir bölgesel çatışma başlığı değil; ekolojik yıkımın ve otoriter güvenlik rejimlerinin aynı anda genişlediği bir eşiğe işaret etmektedir.”
“KATLİAM VE YERİNDEN ETMELERE ACİLEN SON VERİLMELİDİR”
Kuzey ve Doğu Suriye’de sivillerin, kadınların, çocukların ve yerinden edilenlerin güvenliğinin derhal güvence altına alınması için çağrı yapılan açıklamada, şunların altı çizildi:
“Aynı zamanda HTŞ iktidara geldiğinden beri devam eden Dürziler, Hıristiyanlar, Aleviler ve Sünni İslam’ın dışında kalan tüm kesimlere yönelik katliam ve yerinden etmelere acilen son verilmelidir.
Tüm Suriye’de ateşkesin kalıcı hale gelmesi, siyasi müzakere zeminlerinin yeniden kurulması, etnik ve dinsel grupların yaşam hakkı başta olmak üzere haklarının tanınması ve uluslararası insancıl hukuka uyulması gereklidir.”
Açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
“Rojava’nın kazanımları, dünyanın herhangi bir yerindeki özgürlük ve ekoloji mücadelesinden ‘ayrı’ değildir. Bugün Rojava’nın sesi kısılırsa, sadece bir coğrafya değil; kadınların özgür yaşam iddiası, demokratik toplum fikri ve ekolojik ortak yaşamın mümkünlüğü de hedef alınmış olur.
Aşağıda imzası bulunan bizler, Rojava’daki ekolojik yaşamı, kadın özgürlüğünü ve demokratik toplum iradesini savunuyor; saldırıların derhal durdurulmasını, sivillerin korunmasını ve barışçıl-siyasi çözüm kanallarının işletilmesini talep ediyoruz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
İmzacı kurumlar ise şu şekilde:
Doğayla Barış Çalışma Grubu
Ekoloji Birliği
Türkiye Çevre Platformu
İklim Adaleti Koalisyonu
Adaların Atları Platformu
Adana Ekoloji Platformu
Amed Ekoloji Derneği
Avrupa Devrimci Demokrat Komün İnisiyatifi
Bakırköy Kent Savunması
Barış İçin LGBTİ İnisiyatifi
Burhaniye Çevre Platformu
Bursa Su Kolektifi
Büyük Menderes İnisiyatifi
Datça Kadın Platformu
Dem Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu
Demokrat Çerkes Kongresi Girişimi
Doğanın Çocukları
Ekoloji Politik
Ev – Eksenli Çalışanlar Sendikası
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği
Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi
HDK Ekoloji Meclisi
İnsan Hakları Derneği Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu
İstanbul 12. Trans Onur Haftası
Jineps Gazatesi
Kadın Hafıza ve Dayanışma İnisiyatifi
Kadın Savunma Ağı
Kadının İnsan Hakları Derneği
Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi
Kayy-Der
Kazma Bırak Kampanyası
KESK Haber-Sen
Kuşadası Çevre Platformu
Kuşadası Kadın Platformu
Kuşadası Kent Dayanışması
Malatya Çevre Platformu
Meşe Derneği
Mezopotamya Ekoloji Hareketi
Muğla Çevre Platformu -MUÇEP
Özgür Baretliler
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ekoloji Komisyonu
Polen Ekoloji Kolektifi
Sağlamcılığa Karşı Kadın Hareketi Derneği
Samandağ Ekoloji Platformu
Sosyal Adalet Hareketi (SAHİ)
Süphan Dağcılık Çevre ve Ekoloji Derneği
SYKP Ekoloji Meclisi
Tarım Orkam Sen
Validebağ Savunması
Van Çevre Derneği
Veli-der Kuşadası
Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi
Zilan Ekoloji Platformu
78’liler Hareketi
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













