6 Şubat depremlerinden sonra koruyucu ailelik başvurularındaki artışa rağmen bilgi eksikliği nedeniyle başvuruların çoğu sonuçlandırılamadı. 2023’te yapılan 135 bin başvurudan çok azı süreci tamamlarken, 2024’te koruyucu aile yanında bulunan çocuk sayısı 10 bin 438’e ulaştı. Hayat Sende Derneği’ne göre, prosedürlere dair bilgi eksikliği başvuruların büyük kısmının sonuçsuz kalmasına yol açıyor.
Haber: Songül Karadeniz
6 Şubat depremlerinin ardından koruyucu ailelik başvurularında ciddi bir artış yaşandı. Ancak koruyucu ailelik prosedürlerine dair bilgi eksikliği, bu başvuruların çoğunun sadece başvuru aşamasında kalmasına neden oldu. Süreci devam ettirenlerin oranı yıllar içinde gerçekleşen olağan artıştan fazla olmadı.
6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden 11 il etkilenmiş, 50 binin üstünde yurttaş hayatını kaybetmişti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın illere göre koruyucu aile istatistiklerini incelediğimizde 1 Aralık 2023’te dijital olarak arşivlenmiş verilere göre 2023’ün ilk 11 ayında en az 135 bin koruyucu ailelik başvurusu yapıldı. 2024 yılında bin 597 koruyucu ailelik başvurusu yapıldı.
Bu veriler, koruyucu ailelik başvurularında deprem sonrasındaki duygusal tepkilerin etkisini yitirdiğini ortaya koyuyor.
MUĞLA’DA 2023’TE 4 BİN 784 OLAN KORUYUCU AİLE BAŞVURU SAYISI 2024’TE 16’YA DÜŞTÜ
Muğla özelindeki verilere baktığımızda 2024 yılında mevcut koruyucu aile sayısının 92, koruyucu aile yanındaki çocuk sayısının ise 106 olduğu görülüyor. Yıl içinde koruyucu aile olan kişi sayısı 14, koruyucu aile yanına verilen çocuk sayısı ise 17.
Bu veriler depremin yaşandığı 2023 yılı verileri ile kıyaslandığında 4 bin 784 olan koruyucu aile başvuru sayısının 2024’te 16’ya düştüğü gözleniyor.
KORUYUCU AİLE YANINDAKİ ÇOCUK SAYISI 10 BİN 316’YA ULAŞTI
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın son yayınladığı Kasım 2024 bültenine göre Koruyucu Aile Sayısı 2012 yılında bin 350 iken bu sayı Ekim 2024’te 8 bin 641’e ulaştı. 2012’de bin 492 olan Koruyucu Aile Yanındaki Çocuk Sayısı ise 2024’te 10 bin 316’yı buldu.
Evlat edinme başlığı altındaki kümülatif artışı gösteren verilerde yine benzer bir artış biçimi gözleniyor. 2012’de Evlat Edinen Aile Sayısı 11 bin 501 iken Ekim 2024’te bu oran 19 bin 361. Evlat Edindirilen Çocuk Sayısı ise 12 bin 57’den 20 bin 69’a çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) "İstatistiklerle Çocuk 2023" verilerine göre, kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 2023’te 14 bin 435. 2017’den 2023’e kadar sadece 246 kişilik bir artış gözleniyor.
Güncel veri ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) bültenine göre Ekim 2024’te 14 bin 409’u bulduğunu gösteriyor. Koruma altına alınmadan aile yanında destek verilen çocuk sayısı ise 2017’de 104 bin 729 iken bu sayı 2023’te 160 bin 647’ye ulaştı.
Bu veriler, koruyucu ailelik ve evlat edinme süreçlerinde ilginin arttığını ancak başvuru sonrası prosedürlerin yeterince bilinmemesi nedeniyle etkili sonuçlara ulaşılmadığını ortaya koyuyor.
“KORUYUCU AİLELİK ÇOK DAHA KAPSAMLI VE SİSTEMLİ BİR SÜREÇ”
Deprem döneminde koruyucu ailelik başvurularında yaşanan artışın duygusal bir motivasyonla gerçekleştiğini belirten Hayat Sende Derneği’nden Rumeysa Bozdemir, bu süreçte danışmanlık vererek bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini ifade etti.
Başvuranların çoğunun ise prosedürleri tam olarak bilmediğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Örneğin, bazı kişiler deprem nedeniyle çocukları iki hafta evlerinde barındırmayı teklif ettiler, fakat koruyucu ailelik çok daha kapsamlı ve sistemli bir süreçtir. Başvuru sahipleri, denetimlerden geçer ve çeşitli incelemeler yapılır. Aile Bakanlığı da illerde bilgilendirme toplantıları yaptı ve bu toplantılarda büyük bir eleme gerçekleşti. Yani, başvuranların bir kısmı bilgilendirme oturumlarına katılmadı. Katılanlar arasında ise süreci tam olarak bilmeyenler vardı; bazıları hemen o gün çocuk alabileceklerini düşündü. Ancak, koruyucu ailelik başvurusunda ailenin tüm bireylerinin sağlık raporu alınır, gelir durumu değerlendirilir, çocuğa bakım verme motivasyonu incelenir. Bu süreç oldukça detaylı bir denetim gerektirir.”
Deprem sürecinde başvuruların bu kadar yüksek olmasının umutlandırdığını ancak bu kadar fazla başvuru mevcut koruyucu aile birimlerinin kapasitesini zorladığını kaydeden Bozdemir, “Belgelerin toplanması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması konusunda koordinasyon eksiklikleri yaşanmış olabilir. Bir diğer sorun, başvuranların genellikle küçük yaşta ve kız çocukları tercih etmeleri. Ancak, koruma altındaki çocuklar 0-18 yaş arasında geniş bir yaş aralığındadır ve genelde 0-6 yaş arası çocukları tercih edenlerin sayısı fazla. Bu kriterleri karşılayan çocuk sayısı da sınırlı, bu nedenle mevcut çocuklar zaten eşleştiriliyor ve yerleştiriliyor” dedi.
DEVLET KORUMASINDAKİ MİLLİ SPORCU ÇOCUK SAYISI 20
Devlet korumasında olan sporcu çocuklara dair verilere Gençlik Kampı Yararlanıcısı, Lisanslı Sporcu Çocuk ve Milli Sporcu Çocuk şeklinde üç başlıkta yer veriliyor. 2015 yılından itibaren tutulan Gençlik Kampı Yararlanıcısı sayısı bin 13’ten, 2023’te bin 201’e kadar çıkıyor. Lisanslı Sporcu Çocuk sayısı ise 2020’de 2 bin 391’den 2023’te bin 557’ye geriliyor. Ekim 2024’te ise 2 bin 134’e yükseliyor.
Milli Sporcu Çocuk sayısı ise 2020’de 13 iken 2022’de 7’ye düşüp 2023’te 20’ye kadar yükseliyor. Sonrasında Ekim 2024’e kadar 20’de sabitleniyor.
Sporcu çocukların durumunu değerlendirmek için çocukların yaş grupları, spor dalları ve illere göre değişimlerini görmek gerektiğine değinen Rumeysa Bozdemir “Çocuklar koruma altındayken hep aynı ilde ve aynı kuruluşta kalmıyor. Yaş ilerlediğinde çocuk başka bir kuruluşa geçebilir, bu durumda spor olanaklarına erişimi de değişir. Bu da sporcu çocukların performansını etkileyebilir. Ayrıca, koruma altındaki çocuklar sabit değildir. Yılda tahminen 3 bin ila 5 bin çocuk sirküle oluyor; aile yanına dönenler, yeni koruma altına alınanlar ve korumadan ayrılanlar var” şeklinde konuştu.
2022 yılında spora ilgi duyan bir çocuğun 2023’te aile yanına döndüğünde artık verilere dahil edilmemesinin sayısal değişimleri etkileyebileceğini ifade eden Bozdemir, bu konudaki çözüm önerisini şöyle dile getirdi:
“Sporla ilgilenen çocukların spora devamlılığının sağlanması için, çocukların spor olanaklarına erişim durumu dikkate alınarak yerleştirilmeleri, il veya kuruluş değişikliklerinin minimumda tutulması ve spor olanaklarının standartlaştırılması gibi düzenlemeler yapılabilir.”
Koruyucu aile hizmeti hakkında daha fazla bilgi almak ve Aile ve Sosyal Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hazırladığı bilgilendirme sayfasına ulaşmak için buraya tıklayın.
*Bu haber, bir Avrupa Birliği projesi olan Demokrasi için Medya / Medya için Demokrasi projesi kapsamında Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Gündem Fethiye‘nin sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir

YAZAR HAKKINDA
Songül Karadeniz
Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Fakülte gazetesinde foto muhabirliği yaptıktan sonra National Geographic dergisinde staj yaptı. Serbest olarak gazetecilik yapmakta ve telifli haber üretmektedir. Veri Gazeteciliği, Kadın Hakları ve Gazeteci Hakları alanında eğitimler aldı. Gazeteciler Cemiyeti üyesi. Hak haberciliği, araştırmacı gazetecilik ve edebi gazetecilikle ilgileniyor.