Katılımcı yönetişim anlayışının yerel düzeydeki kurumsal yansımalarından biri olan kent konseyleri, yurttaşların karar alma süreçlerine doğrudan katılımını sağlayarak yerel demokrasinin gelişimine katkıda bulunmaktadır. Ancak uygulamada karşılaşılan yapısal ve işlevsel sorunlar, bu potansiyelin tam olarak hayata geçirilmesini engellemektedir.
Günümüzde kent yönetimleri, yalnızca kamu hizmetlerinin yürütülmesiyle sınırlı kalmamakta; aynı zamanda yurttaşların karar alma süreçlerine katıldığı, ortak aklın üretildiği demokratik platformlar olarak görülmektedir. Katılımcı demokrasi anlayışı, merkeziyetçi yönetim biçimlerinin sınırlarını aşarak halkın yönetime doğrudan katılımını hedeflemektedir. Türkiye’de bu anlayışın yerel düzeydeki kurumsal karşılığını kent konseyleri oluşturmaktadır.
1992 yılında Rio de Janeiro’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda; doğal kaynakların hızla tükenmesi, çevre kirliliğinin artması ve yoksulluğun derinleşmesi gibi küresel sorunların, merkezi yönetimler tarafından tek başına çözülemeyeceği tespiti yapılmıştır. Bu doğrultuda, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların haklarını gözetmeyi esas alan sürdürülebilir kalkınma anlayışı benimsenmiş ve bu yaklaşım “Küresel düşün, yerel hareket et” ilkesiyle ifade edilmiştir.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Konferans sonunda kabul edilen Gündem 21 Eylem Programı, kamu, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte karar aldığı yönetişim modelini öne çıkarmış; özellikle 28. Bölüm ile yerel yönetimlere halkın ve sivil toplumun katılımını sağlayacak yapılar oluşturma sorumluluğu yüklemiştir. Türkiye’nin de imzaladığı bu belgeyle birlikte, yerel düzeyde katılımcı demokrasi anlayışının kurumsal aracı olarak Kent Konseylerinin kuruluş süreci başlamıştır.
Ülkemizde kent konseyleri, 2005 yılında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesi ile yasal dayanağa kavuşmuştur. Bu maddeye göre kent konseyleri, “kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanması” amacıyla oluşturulan katılımcı yapılardır. Bu yapılar; yereldeki merkezi yönetimler, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar arasında köprü işlevi görür.
Kent konseylerinin kent yönetimindeki rolü, katılımcı demokrasi ve yönetişim kavramlarıyla yakından ilişkilidir. Katılımcı demokrasi, yurttaşların yalnızca seçim dönemlerinde değil, karar alma süreçlerinin tüm aşamalarında etkin rol oynamasını savunur. Yönetişim ise devlet, sivil toplum ve özel sektör arasındaki iş birliğini öne çıkarır.
Bu çerçevede kent konseyleri, yerel düzeyde yönetişimin en görünür araçlarından biridir. Ekoloji, kadın, gençlik, engelli gibi tematik meclisler aracılığıyla farklı sosyal grupların temsil edilmesini sağlar; böylece çoğulcu ve kapsayıcı bir yönetişim kültürünün yerleşmesine katkıda bulunur.
Kent konseylerinin tüzel kişiliği ve kendilerine ait bir bütçesi yoktur. Faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan giderler ve ihtiyaçlar yerel yönetimler tarafından karşılanır. Kent konseylerinde görev alan yönetici ve katılımcıların çalışmaları gönüllülük esasına dayanır. Kent konseyleri bir sivil toplum kuruluşu ya da demokratik kitle örgütü değildir; aynı zamanda yerel yönetimlerin ne muhalifi ne de yandaşıdır. Kamu ve yerel yönetim temsilcileri, üniversiteler, meslek odaları, dernekler, sendikalar, siyasi partiler ve benzeri kurum ve kuruluşların paydaşlığıyla çalışmalarını yürütür; etkinlik ve projelerine bu paydaşların katkısıyla güç katar.
Kent konseyi, bir ilçenin vicdanı ve hafızasıdır. Bir ilçede kent konseyi aktif ve güçlü ise kaldırım taşından parklara, kültürel etkinliklerden imar planlarına kadar pek çok karar ve uygulama halkın süzgecinden geçerek hayata geçirilir. Yaşadıkları kentin yaşamına olumlu katkı sunmak isteyen ve bu konuda “benim de fikrim var” diyen herkesin kent konseyleri bünyesindeki meclislerde, çalışma gruplarında ve ihtisas komisyonlarında yer alması; yönetişim sürecinde kent konseylerinin güçlü ve etkin bir biçimde varlık göstermesi açısından büyük önem taşır.
Kent konseylerinin kent yönetimine katkısı, dört ana başlık altında değerlendirilebilir:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Katılımcı Karar Alma Mekanizmalarının Gelişmesi: Kent konseyleri, yerel sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve belediye meclislerine iletilmesi süreçlerinde aktif rol oynar. Bu işlev, yerel düzeyde diyalojik demokrasi uygulamalarının güçlenmesini sağlar.
Kentsel Sürdürülebilirlik ve Çevre Bilinci: Birçok kent konseyinin ekoloji meclisleri, sürdürülebilir ulaşım, atık yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında politika önerileri üretmektedir. Bu sayede kent konseyleri, yerel yönetimlerin çevresel performansının artmasına dolaylı katkı sunar.
Toplumsal Kapsayıcılık ve Eşitlik: Kadın, gençlik ve engelli meclisleri, toplumsal cinsiyet eşitliği, erişilebilirlik ve sosyal adalet konularında farkındalık yaratmakta; böylece yerel düzeyde sosyal kapsayıcılığı desteklemektedir.
Yerel Demokrasi Kültürünün Yaygınlaşması: Kent konseyleri, yerel yönetim süreçlerinin şeffaflaşmasını, yurttaşların yönetime ilişkin bilgi edinme ve öneri sunma kanallarının genişlemesini sağlar. Bu süreç, demokratik kültürün tabana yayılmasına hizmet eder.
Kentimizde Kent Konseyi
Fethiye Kent Konseyi, 2009 yılında kurulmuş olup; yürütme kurulu, meclisler ve çalışma gruplarından oluşan bir yapıya sahiptir. Meclis ve çalışma grupları, özellikle çevre, ulaşım, turizm, eğitim, kültür ve sosyal politikalar alanlarında faaliyet göstermektedir.
Fethiye; çevresel değerleri, hızla gelişen turizm sektörü ve artan nüfus baskısı ile yönetişim açısından önemli bir laboratuvar niteliği taşımaktadır.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Fethiye Kent Konseyi bünyesinde bulunan meclisler ve çalışma grupları;
Engelli Meclisi, kentte yaşayan engelli bireylerin ihtiyaç ve beklentilerini yerel yönetime aktaran, erişilebilir ve kapsayıcı bir şehir için çalışan katılımcı bir yapıdır. Amaç; her engel grubunun kent yaşamına eşit, bağımsız ve güvenli bir şekilde katılımını sağlamak, hak temelli çalışmalarla yaşam kalitesini yükseltmektir.
Kadın Meclisi, kentte yaşayan kadınların söz, karar ve temsil gücünü artırmayı; sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan katılımcı bir yapıdır. Kadınların taleplerini yerel yönetime iletir, eşitlik odaklı projeler üretir ve iş birlikleriyle daha güvenli, kapsayıcı bir kent için çalışmalar yürütür.
Gençlik Meclisi, gençlerin kent yönetiminde söz sahibi olmasını ve karar alma süreçlerine katılımını amaçlayan katılımcı bir platformdur. Gençlerin ihtiyaçlarını yerel yönetime taşır; çevre, kültür, spor, eğitim ve gönüllülük alanlarında projeler ve etkinlikler geliştirerek kent yaşamına dinamizm kazandırır.
Ekoloji Meclisi, kentin doğal varlıklarını korumayı, çevre bilincini artırmayı ve sürdürülebilir yaşamı yaygınlaştırmayı amaçlayan katılımcı bir yapıdır. Çevre sorunlarını tespit eder, çözüm önerileri geliştirir; iklim değişikliği, atık yönetimi, su ve enerji tasarrufu, biyolojik çeşitlilik ve yeşil ulaşım alanlarında projeler yürütür. Eğitimler, saha çalışmaları ve kampanyalarla ekolojik duyarlılığı artırır. Yakında yapılacak seçimli genel kurulda yeni başkan ve yürütme kurulu belirlenecektir.
Kültür Sanat Çalışma Grubu, kentin kültürel birikimini görünür kılmayı, sanatın her alanında üretimi teşvik etmeyi ve toplumun kültür-sanat etkinliklerine katılımını artırmayı hedefleyen bir çalışma yapısıdır. Kentin kültürel yaşamına katkı sağlayacak projeler geliştirir, öneriler sunar ve yaratıcı fikirlerin hayata geçirilmesine öncülük etmek için kurulmuştur.
Hayvan Hakları Çalışma Grubu, kentte yaşayan tüm sokak ve evcil hayvanların yaşam hakkını korumayı, refahını artırmayı ve toplumda hayvan sevgisi ile sorumluluk bilincini yaygınlaştırmayı amaçlayan katılımcı bir yapıdır. Kentteki hayvanlarla ilgili sorunları tespit eder, çözüm önerileri geliştirir ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışmalar yürütmek amaçlı kurulmuştur.
Afet Çalışma Grubu, doğal afetlere karşı bilinçli, hazırlıklı ve dayanıklı bir kent oluşturmayı amaçlayan katılımcı bir yapıdır. Afet risklerini tespit eder, çözüm odaklı öneriler geliştirir ve toplumun afetlere karşı farkındalığını artıran çalışmalar yürütür. Eğitimler, tatbikatlar, bilgilendirme toplantıları ve saha çalışmaları düzenleyerek vatandaşların afet bilincini güçlendirir. Yerel yönetimler, uzmanlar, gönüllüler ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde afet öncesi hazırlık, afet anı mücadele ve afet sonrası iyileştirme süreçlerine katkı sağlamak amaçlı kurulmuştur.
Güvenli Pedallar Çalışma Grubu, bisiklet yollarının geliştirilmesi, trafik güvenliği ve karbon ayak izinin azaltılması konularında farkındalık kampanyaları yürütmektedir. Bu girişimler, sürdürülebilir ulaşım politikaları açısından yerel düzeyde önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Motosiklet Çalışma Grubu, kentteki motosiklet kullanıcılarının güvenli, çevreci ve sürdürülebilir ulaşım hakkını savunmak; trafik kültüründe motosikletlilerin görünürlüğünü ve saygı görmesini sağlamayı amaçlar. Özellikle motosiklet kullanan gençlerin ve kuryelerin eğitimini önemser.
Hukuk Çalışma Grubu, kentin demokratik işleyişinin güçlenmesi, yurttaş haklarının korunması ve kent yönetiminde hukuki bilincin artırılması amacıyla çalışan katılımcı bir yapıdır. Kentte karşılaşılan hukuki sorunları analiz eder, çözüm önerileri geliştirir ve yerel yönetime danışmanlık niteliğinde görüşler sunar. Bilgilendirme toplantıları, seminerler, hak temelli farkındalık etkinlikleri düzenler ve özellikle dezavantajlı gruplara yönelik hukuki rehberlik sağlayan çalışmalar yürütür. Yerel yönetimler, üniversiteler, barolar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde hukukun üstünlüğünü ve adil yönetimi destekleyen projeler üretmek amaçlı kurulmuştur.
Fethiye Kent Konseyi bünyesinde zaman içerisinde kurulmuş olan bu tematik meclis ve çalışma gruplarının hepsi için olması gerektiği gibi faaliyetini sürdürüyor diyemeyiz. Bu olumsuzluğun ana nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir.
- Bağımsız bütçenin olmaması nedeniyle Kent Konseyinin dolayısıyla meclis ve çalışma gruplarını yerel yönetimin idari ve mali desteğine bağımlı kalması.
- Alınan kararların tavsiye niteliğinde olması, katılımcılarda “etkisizlik” algısı yaratması.
- Yetki ve sorumlulukların mevzuatta net tanımlanmamış olmasının çalışma alanlarında belirsizlik doğurması.
- Belediye yönetiminin kent konseyini biçimsel bir zorunluluk olarak görmesi.
- Yerel yönetimle sağlıklı ve düzenli bir iletişim mekanizmasının kurulamaması.
- Çalışmaların tamamen gönüllülük esasına dayanması ile sürekliliği zorlaştırması.
- Katılımcıların zamanla motivasyon kaybı yaşaması.
- Nitelikli, konusuna hâkim ve süreklilik gösterecek katılımcıların sınırlı olması.
- Mekân, teknik donanım ve lojistik destek yetersizliği.
- Tartışmaların sonuç odaklı değil, genel ve tekrara düşen bir zeminde kalması.
- İzleme, değerlendirme ve geri bildirim mekanizmalarının kurulmamış olması.
- Kent konseyinin rolünün yurttaşlar tarafından yeterince bilinmemesi.
- “Karar zaten başka yerde alınıyor” algısının yaygın olması.
- Katılımın bir hak ve sorumluluk olarak değil, sembolik bir süreç olarak görülmesi.
Kent konseylerinin yerel yönetim üzerindeki etkisinin artırılması için:
- Kurumsal bağımsızlıklarının güçlendirilmesi,
- Belediye stratejik planlarına zorunlu katılım mekanizmalarının oluşturulması,
- Gençlerin, kadınların ve dezavantajlı grupların temsilinin artırılması,
- Dijital katılım araçlarının (örneğin çevrimiçi kent forumları) devreye sokulması,
gerekmektedir.
Fethiye Kent Konseyi, yerel düzeyde yönetişim kültürünün gelişmesi, sürdürülebilir kent politikalarının üretilmesi ve toplumsal katılımın kurumsallaşması açısından dikkat çekici bir örnektir. Katılımcı mekanizmaların güçlendirilmesiyle birlikte, konseyin yalnızca danışma değil, karar süreçlerinde aktif bir paydaş haline gelmesi mümkündür.
Kent konseyleri, Fethiye gibi doğal ve kültürel açıdan zengin kentlerde, yerel halkın ortak geleceğe dair söz sahibi olmasını sağlayan en demokratik platformlardan biridir. Bu nedenle Fethiye örneği, Türkiye’de yerel demokrasinin güçlendirilmesine yönelik politikalara da önemli bir model sunmaktadır.
Fethiye Kent Konseyi çok kısa bir süre içerisinde Ekoloji Meclisi ile Kültür Sanat, Hayvan Hakları ve Afet Çalışma Gruplarının yeni yapılanması için seçimli genel kurul çağrısını duyuracaktır.
Fethiye Kent Konseyi bünyesindeki meclis ve çalışma gruplarında yer almak isteyen tüm kentlileri katkı sunmaya davet ediyoruz.
Ayrıca, kentimizde kurulmasını istediğiniz yeni meclis veya çalışma gruplarının oluşumu için de online ya da doğrudan başvurularınızı bekliyoruz.
Birlikte düşündüğümüz, birlikte ürettiğimiz ve birlikte yönettiğimiz bir kent için katılımınızı önemsiyoruz.
- Mevcut Meclislere ve Çalışma Gruplarına Üyelik Formuna Erişim Linkimiz: https://www.fethiyekentkonseyi.org/fethiye-kent-konseyi-uyelik/
- Oluşumunu İstediğiniz Çalışma Grubu İçin Adresimiz: Cumhuriyet Mah. Atatürk Cad. 502. Sokak No: 2/A Fethiye Muğla (Fethiye Kültür Merkezi Batı Tarafı)
- Web Sitemiz: https://www.fethiyekentkonseyi.org/
- Telefon Numaramız: +90 252 612 7273
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













