Deniz Memelileri Araştırma Derneği (DMAD), Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Göcek Mahallesi açıklarında ve Hatay’ın Samandağ ilçesi açıklarında görüntülenen balinalara ilişkin bilgilendirme açıklaması yaptı.
DMAD’ın sosyal medya hesabından 2 Haziran’da yapılan açıklamada, Akdeniz’in her yaz kaşalot balinalarına ev sahipliği yaptığı hatırlatıldı. Kaşalotların göç sezonunun başladığı belirtilen açıklamada, “Akdeniz, sadece bizler için yazın görülmesi gereken yerler listesinde değil; kaşalot balinaları da her yaz ülkemizin kıyı şeridini ziyaret ediyor” ifadeleri kullanıldı.
İspermeçet balinası olarak da bilinen kaşalotlar hakkındaki açıklamaya göre sezonun ilk kaydı Hatay’ın Samandağ ilçesinden geldi. İkinci kayıt ise kuş uçuşu yaklaşık 500 kilometre uzaklıktaki Muğla açıklarından alındı. Paylaşılan görüntülerdeki balinaların iki yetişkin erkek bireye ait olduğu belirtildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
DMAD, kaşalotlarla ilgili bilgileri de paylaştı. Buna göre kaşalotlar tek nefeste bin metre derinliğe kadar dalabiliyor, 45 dakikaya kadar su altında kalabiliyor ve avlanmalarını bu derin sularda gerçekleştiriyor.
Açıklamada, türün sosyal yapısına da değinildi. Yetişkin erkekler çoğunlukla tek başına, genç erkekler gruplar hâlinde yaşarken; dişiler ve yavrular “sosyal birim” adı verilen beş veya 10 bireylik gruplar oluşturuyor. Erkek bireyler ise dişileri bulmak için uzun mesafeler kat ederek göç ediyor.
“LEHÇELERİ BİRBİRİNE KARIŞMIYOR”
Derneğin paylaştığı bilgiler arasında kaşalotların iletişim biçimi de yer aldı. “Coda” adı verilen ses dizileri üreten kaşalotların, bu seslerinin gruplar arasında farklılaştığı, tıpkı Türkçedeki Karadeniz ve Ege ağızları gibi balinaların da kendine özgü “lehçeleri” bulunduğu, ancak bu lehçelerin birbirine karışmadığı aktarıldı.
DMAD, anne derinlerde beslenirken yavru kaşalotun su yüzeyinde kalarak annesini sesler aracılığıyla takip ettiğini, bu seslerin 20 kilometreden uzak mesafelerden duyulabildiğini belirtti.
“DENİZ TRAFİĞİ VE GÜRÜLTÜ ANNE İLE YAVRU ARASINDAKİ İLETİŞİME ENGELLEYEBİLİYOR”
Dernek, deniz trafiğinin ve gürültü yaratan faaliyetlerin bu iletişimi engelleyerek anne ile yavru arasındaki bağı kesintiye uğratabildiği uyarısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, kaşalotların vücutlarında tonlarca karbon depolayarak iklim kriziyle mücadelede “sessiz savaşçılar” rolü üstlendiği vurgulandı.
DMAD BİR AY BOYUNCA KAŞALOT İZİNDE OLACAK
Açıklamada son olarak DMAD ekibinin 28 Haziran’dan itibaren bir ay boyunca kaşalotları izleyeceği bildirildi.
Dernek, açıklamasında Samandağ kıyıları, Milleyha Sulak Alanı ve Asi Nehri’nin ekolojik önemine de dikkat çekti. Taşıdığı besin maddeleriyle Doğu Akdeniz’in üretkenliğini artıran Asi Nehri’nin hem kıyıdaki canlıları beslediği hem de açık denizdeki yaşamı desteklediği ifade edildi.
DMAD, Milleyha’daki kuşların, Samandağ kumsallarındaki deniz kaplumbağalarının ve Akdeniz’in derinliklerindeki kaşalotların aynı ekolojik ağın parçaları olduğunu belirterek, bir nehirde başlayan sürecin yüzlerce kilometre ötede bir balinanın yaşamına kadar uzanabileceğini kaydetti.
KAŞALOT (İSPERMEÇET) BALİNALARI HAKKINDA
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne bağlı NOAA Fisheries‘in verdiği bilgiye göre kaşalot (Physeter macrocephalus), dişli balinalar arasında yer alır ve ekvatordan Arktik ile Antarktika’daki buz sınırına kadar bütün derin okyanuslarda dağılım gösteriyor.
Yine NOAA Fisheries’e göre kaşalot besin aramak için derinliğe dalar; dalışları çoğu zaman 600 metreye iner ve 45 dakikaya kadar sürer, ardından yüzeye çıkıp birkaç dakika nefeslenip dinlenir, sonra yeniden dalışa geçer. Bilimsel araştırmalara göre ise 3 bin metreye varan dalışların ve iki saate ulaşan sürelerin de kayda geçtiği belirtiliyor.
Uluslararası Balina Komisyonu‘nun (IWC – International Whaling Commision) verilerine göre Akdeniz’deki kaşalotlar ayrı bir konumda duruyor. Bu nüfus, Atlantik popülasyonlarından genetik olarak ayrışıyor ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) ölçütlerine göre “tehlike altında” sınıfında yer alıyor.
Birey sayısının 2 bin 500’ün altında olduğu tahmin ediliyor. Gemi çarpmaları ile balıkçılık ekipmanına dolanma, başlıca tehditler arasında sayılıyor. IWC’ye göre tür dünya genelinde IUCN Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde “hassas” olarak listeleniyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

