Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Muğla Milletvekili Kadem Mete dahil 57 AK Parti milletvekilinin imzasını taşıyan ve milli parklara ilişkin düzenlemeler ile Çevre Kanunu’nda değişiklikler içeren 30 maddelik kanun teklifinin ilk beş maddesi, 19 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
“Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nde yer alan “Doğa turizmi potansiyelinin artırılması”, “kara av kaynakları”, “döner sermaye gelirleri” gibi ifadeler ve kanun teklifinin beşinci maddesi; ekoloji örgütleri, sivil toplum kuruluşları, muhalefet partileri ve yurttaşlar tarafından eleştirildi.
KANUN TEKLİFİNİN BEŞİNCİ MADDESİ NE DİYOR?
Kanun teklifinin, beşinci maddesine göre; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun sekizinde maddesine şu ifadeler ekleniyor:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Korunan alanın yönetimi için gerekli olan ve sadece korunan alana hizmet veren tesislere yönelik olarak verilecek izinlerden bedel alınmaz.
Ancak milli park ve tabiat parklarında, planlarına uygun olması, kamu yararı ve zaruret olması halinde, ulaşım, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğalgaz iletim hattı, trafo, haberleşme, su, termal su, atık su, altyapı ve bunlarla ilgili yapı ve tesislerin yapılması maksadıyla gerçek kişiler ve özel hukuk tüzelkişileri lehine bedeli mukabilinde Bakanlıkça izin verilebilir, verilen izinler amacı dışında kullanılamaz ve uygulamalar bu Kanun hükümlerine göre denetlenir.
İçme suyu temini açısından yapımı aeiliyet gösteren ve kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk arz eden tesisler için uzun devreli gelişme planı/gelişme planı şartı aranmaz.
İlgili kurumların görüşleri alındıktan sonra yapılan tesisler uzun devreli gelişme planlarına/gelişme planlarına işlenir. Verilecek olan izinlerle ilgili usul ve esaslar Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”


“DEVLETİN ÇEVREYİ KORUMA ÖDEVİ, BU MADDEYLE ZAYIFLATILACAKTIR“
Kanun teklifine ilişkin TBMM’de konuşma yapan İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, teklifin beşinci maddesini şu sözlerle eleştirdi:
“Görüşülmekte olan teklif, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun koruma ruhunu ve temel felsefesini açıkça yok saymaktadır. Teklifin bu maddesiyle korunan alanların idaresi, bu alanlar üzerindeki tasarruf yetkisi ve kullanım amacı köklü biçimde değiştirilmek istenmektedir.
Yetki ve mülkiyet devriyle birlikte, milli parklarımızın geleceği idari bir tasarruf meselesine indirgenmektedir. Teklif metninde ‘kamu yararı’ kavramının niteliği ve kapsamı belirsizdir. Teklif bu haliyle geçerse; korunması gereken alanları ve ekolojik dengeyi tehdit edecek uygulamalara kapı aralayacaktır.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Söz konusu düzenlemede; enerji, ulaşım, iletişim ve altyapı projelerine “zaruret” gerekçesiyle izin verilmesinin ön görüldüğünü belirten Ergun, şunları söyledi:
“Bu izinler, özel hukuk tüzel kişileri lehine tanınmaktadır. Böylece koruma altında olması gereken alanlar, yatırım ve ticari çıkar alanlarına dönüştürülebilecektir. Milli parklarımız, tabiat parklarımız, tabiat anıtlarımız özel sektör eliyle yapılaşmaya açılacaktır.
Bu durum, Anayasa’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan çevre hakkını zedeleyecektir. Devletin çevreyi koruma ödevi, bu maddeyle zayıflatılacaktır.”
“TEKLİF BU HALİYLE GEÇERSE; PLAN ŞARTI KALDIRILACAK, ‘ÖNCE YAP, SONRA PLANA UYDUR’ ANLAYIŞI YASALLAŞACAK”
İçme suyu temini gerekçesiyle yapılan tesislerde plan şartının kaldırılmasının da ön görüldüğünü ifade eden Ergun, şunların altını çizdi:
“Bu hüküm, ‘uzun devreli gelişme planı’ ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Halbuki planlama, koruma-kullanma dengesinin bilimsel temelidir. Teklif bu haliyle geçerse; plan şartı kaldırılacak, ‘önce yap, sonra plana uydur’ anlayışı yasallaşacak ve bu tip uygulamaların önü açılacaktır.”
Bu durumun, ekolojik bütünlüğü tehdit edeceğine vurgu yapan Ergun, şu ifadeleri kullandı:
“Yani yasayla korunan ve korunması gereken alanlar plansız bir yapılaşma baskısı altına sokulmak istenmektedir. Kısacası Genel Müdürlüğe verilen yetkiler aşırı geniştir. Bütün denge ve denetim mekanizmalarının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“EKONOMİK KAZANÇ, ÇEVRESEL KAYBIN GEREKÇESİ OLAMAZ, OLMAMALIDIR”
Genel Müdürlüğün hem izin veren, hem denetleyen, hem de işlettiren konumuna getirildiğini dile getiren Ergun, şunları aktardı:
“Ayrıca hukuki öngörülebilirlik de tamamen ortadan kalkmaktadır. Kanun teklifinde, izin ve işletme usullerinin yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir. Bu durum, yasama yetkisinin yürütmeye devredilmesi anlamına gelmektedir.”
Kanunla düzenlenmesi gereken konuların, idarenin takdirine bırakıldığına dikkat çeken Ergun, şunları söyledi:
“Yönetmelikle belirlenen sınırlar, idari keyfiyete açık hale gelmektedir. Koruma ilkesinin yerini, siyasi ve idari tasarruflar almaktadır. Unutulmamalıdır ki millî parklar yalnızca doğal güzellikler değil, ortak mirasımızdır ve topyekun milletimizi ilgilendiren bir meseledir. Ekonomik kazanç, çevresel kaybın gerekçesi olamaz, olmamalıdır.”
“BEŞİNCİ MADDENİN TEKLİF METNİNDEN ÇIKARILMASI GEREK”
Doğayı korumanın bir tercih olmadığını, anayasal bir zorunluluk olduğunu belirten Ergun, şu ifadeleri kullandı:
“Korunan alanları, hukuki güvence altına almak yerine ticarileştiren bu anlayışı reddediyoruz. İYİ Parti olarak, bu ve buna benzer sebeplerle, söz konusu düzenlemeyi mevcut haliyle kabul edilemez bulduğumuzu ve beşinci maddenin teklif metninden çıkarılması gerektiğini ifade ediyoruz.
İYİ Parti olarak, ülkemizin doğal zenginliklerini koruma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz. Milli parklarımızın rant alanları değil, yaşam alanları olduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz.”
Ergun, konuşmasının sonunda söz konusu kanun teklifine karşı ret oyu vereceklerini belirtti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!





