İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Fethiye Körfezi’ndeki kirlilik sorunlarının araştırılması amacıyla TBMM’ye araştırma önergesi verdi.
Ergun, önergesinin gerekçelerinde; Fethiye Körfezi’nin turizm, balıkçılık, yatçılık ve ekosistem hizmetleri yönünden önemli olduğuna dikkat çekti ve şunları aktardı:
“Ancak son yıllarda özellikle yaz aylarında yoğunlaşan, kış aylarında da devam eden kirlilik vakaları bölgede ciddi endişe yaratmaktadır. Yüzeyde oluşan yağlı tabakalar, renk değişimleri, sintine atıkları ve dip çamuru birikimi gibi sorunlar sıkça basın ve kamuoyuna yansımakta; hem yerel halk, hem de turistler tarafından şikayet edilmektedir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kirliliğin başlıca kaynakları arasında kara kökenli kirliliğin yer aldığının belirtildiği önergede, şu ifadeler kullanıldı:
“Murt (Mersinli) Deresi başta olmak üzere derelerden gelen tarımsal drenaj suları (gübre, pestisit, azot ve fosfor yüklü), yetersiz arıtılmış evsel atık sular. Yaz aylarında ilçenin nüfusu 1 milyona yaklaşırken Çalış Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin yetersiz kaldığı ve yetersiz arıtılmış suyun körfeze ulaştığı belirtilmektedir.”
Yoğun tekne ve yat trafiği nedeniyle sintine atıklarının, foseptik boşaltımlarının ve marina kaynaklı atıkların deniz kökenli kirliliğe yol açtığının vurgulandığı önergede, “Özellikle Göcek ve iç körfezde kalabalık tekneler sorunu öne çıkmaktadır” denildi.
Önergede, diğer kirlilik kaynakları şu şekilde aktarıldı:
“Sediment ve dip çamuru birikimi: Körfezin hidrodinamik yapısı nedeniyle kendi kendini temizleme kapasitesi sınırlıdır. 1956-2007 döneminde yaklaşık 1 milyon metreküp katı madde birikimi raporlanmıştır. Bu birikim, su kalitesini düşürmekte ve ekosistemi olumsuz etkilemektedir.”
“KALICI ÇÖZÜMLERİN YETERSİZ KALMASI, SORUNUN ULUSAL DÜZEYDE ELE ALINMASINI ZORUNLU KILMAKTADIR”
Gazi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 2019 tarihli raporda, kirliliğin en önemli nedenlerinden birinin Murt Deresi’nden gelen tarımsal drenaj olduğunun vurgulandığına dikkat çekilen önergede, “Raporda; ayrıca diğer kanallar, arıtma dışı yerleşimler ve tekne kaynaklı kirlilik de sıralanmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca, önergenin gerekçelerinde şunlar işaret edildi:
“Son dönemde (2023-2025) uydu görüntüleri ve saha gözlemleriyle kirliliğin devam ettiği, hatta arttığı görülmektedir. Çeşitli sivil toplum kuruluşları, turizm baskısı ve iklim değişikliğinin (sıcaklık artışı) ek baskı yarattığını belirtmektedirler.
Bu kirlilik, yalnızca çevresel bir sorun değildir. Bölgenin turizm ekonomisine, balıkçılığa, deniz canlılarına ve insan sağlığına (fekal koliform, ağır metaller, mikroplastik riski) doğrudan zarar vermektedir. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne rağmen kalıcı çözümlerin yetersiz kalması, sorunun ulusal düzeyde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın fizibilite projeleri ile ümiversite raporlarının kısmi kaldığı için bütüncül ve güncel envanter eksikliği olduğunun belirtildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu nedenle, konunun TBMM tarafından araştırılarak; kirlilik kaynaklarının kesin tespiti, ekolojik ve ekonomik zararların boyutunun ortaya konması, mevcut altyapı (arıtma tesisleri, dip tarama, denetim mekanizmaları) yetersizliklerinin belirlenmesi ve somut politika önerilerinin somut politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün ilgili hükümleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.”
