Gündem Fethiye Gündem Fethiye Gündem Fethiye
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Okunuyor İklim Masası’ndan yangın riskine karşı uyarı | Doç. Dr. Okan Ürker: “Yangın riski yaz gelmeden büyüyebilir”
Paylaş
Font ResizerAa
Gündem Fethiye Gündem Fethiye
Font ResizerAa
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Arama
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Takip edin
© 2022 Foxiz News Network. Ruby Design Company. All Rights Reserved.
Ekoloji

İklim Masası’ndan yangın riskine karşı uyarı | Doç. Dr. Okan Ürker: “Yangın riski yaz gelmeden büyüyebilir”

İklim Masası adına değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Okan Ürker, 2026 yazında beklenen yüzde 82'lik El Niño olasılığının sıcak hava dalgalarını ve kuraklığı tetikleyebileceğini söyledi. Yangın üçgeninde en kolay yönetilebilecek unsurun kuru ot, dal ve çalı gibi "yakıt yükleri" olduğunu hatırlatan Ürker; başarının sadece yangın söndürmekle değil, yangınla uyumlu yaşam pratikleriyle ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Son Güncelleme: 30 Mayıs 2026 12:35
Editör: Songül KaradenizKaynak: İklim Masası
30 Mayıs 2026
Paylaş
ormanlık alanda yangın bodrum yangın yangın söndürüldü itfaiye bodrum belediyesi
Paylaş

İklim Masası adına yangın riski üzerine değerlendirme yazısı yazan Çankırı Karatekin Üniversitesi Çevre Sağlığı Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Ürker, yağışlı kışa aldırış edilmemesi gerektiğini vurgulayarak “Yangın riski yaz gelmeden büyüyebilir” dedi. Ürker’in yazısında şunlar aktarıldı:

2026 yazı yaklaşırken, kış aylarının yağışlı geçmiş olması kamuoyunda yanıltıcı bir rahatlama hissi yaratabilir. Oysa yangın riski yalnızca ne kadar yağmur yağdığıyla değil, bu yağışların ardından peyzajda ne kadar yanıcı madde biriktiği ve yaz aylarında bu materyalin ne kadar hızlı kuruduğuyla ilgilidir. Yağışlı dönemde hızla gelişen otsu bitkiler, yüksek sıcaklık, düşük nem ve kurutucu rüzgârla kısa sürede kolay tutuşan ince yakıtlara dönüşebilir.

Bu yıl, bu tabloyu daha da kritik hâle getiren bir unsur, beklenen El Niño olasılığı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Mayıs 2026 değerlendirmesine göre Temmuz ayına kadar El Niño koşullarının gelişme ihtimali yüzde 82. Türkiye’ye etkisi doğrudan olmasa da El Niño; sıcak hava dalgalarını güçlendirmesi ve kuraklık riskini artırması nedeniyle, Akdeniz Havzası için önemli bir ‘‘risk çarpanı’’. Kuruyan otsu örtünün insan kaynaklı tutuşmalarla birleşmesi hâlinde, özellikle Ege ve Akdeniz kuşağında yangınların daha hızlı yayılmasına neden olabilir.  

Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon

Tüm bu nedenlerle yangın sezonuna hazırlık, yaz mevsiminde başlayan bir müdahale süreci değil, aylar öncesinden yürütülen bir risk azaltım çalışması olmalı. Sıcaklıkların yükseldiği, yanıcı maddelerin tamamen kuruduğu ve rüzgârın güçlendiği yaz aylarına girildiğinde, artık pek çok önlem için geç kalınmış oluyor. 

Yağışlı geçen kış mevsiminin ardından, yazın yangın riskini daha az olacağı beklentisi oluşabiliyor. Oysa bu ilişki bu kadar doğrusal değil. Hatta bazı peyzajlarda, yağışlı geçen kış ve ilkbahar dönemlerini sıcak ve kurak yaz koşullarının takip etmesi, yangın riskini artırabilir. 

YAĞIŞLI KIŞ GÜVENCE DEĞİL

Dolayısıyla yağışlı bir kış, tek başına güvence değil. Yağışların ardından hızlı bir kuruma dönemi gelirse, peyzajda çok daha fazla yanıcı madde bulunması anlamına gelebilir. 

Bu durum, aşağıdaki alanlar için ciddi risk oluşturur:

  • Tarım alanları ve anız bölgeleri, 
  • Yol kenarları, 
  • Boş parseller, 
  • Yazlık siteler ve kırsal mahalleler, 
  • Makilik alanlar, 
  • Enerji nakil hatları çevresi,
  • Ormanla temas eden yerleşimler,
  • Kır-kent arayüzleri

Yangınlar, artık sadece ‘‘orman içi’’ bir mesele değil! 

2025’te de Türkiye’deki yangınların önemli bir kısmının orman dışı alanlarda başlayarak rüzgâr ve sıcaklık etkisiyle ormana sıçradığı resmi açıklamalara yansıdı. Artık yangın riskini yalnızca ‘‘orman içi’’ bir mesele olarak görmeyi bırakmalıyız. 

Bunun temel nedeni, yanıcı madde birikimi: Otsu bitkiler, maki altı diri örtü, yol ve tarla kenarı vejetasyonu, yağışlı dönemlerde çok hızlı gelişir. Eğer yaz başından itibaren ani sıcaklık, düşük bağıl nem, kurutucu rüzgâr ve yağışsızlık ile karşılaşırsa, kısa sürede kuru, ince ve kolay tutuşabilen ölü örtüye dönüşür. Bu tarz ince yanıcı maddeler ise yangının başlaması ve hızla yayılması açısından son derece kritiktir.

EL NIÑO ‘‘İLAVE RİSK ÇARPANI’’, DİKKATLE İZLENMELİ

NOAA’nın Mayıs 2026 değerlendirmesinde, Temmuz ayına kadar El Niño koşullarının gelişme olasılığı yüzde 82 olarak verildi. El Niño’nun 2026-2027 kışına kadar sürme olasılığı da oldukça yüksek görünüyor. 

El Niño’nun Akdeniz’e etkisi doğrudan ve her defasında aynı şekilde gerçekleşmez. Bu nedenle ‘‘El Niño oldu, yangınlar kesin artar,’’ gibi bir okuma yapılmamalı. Ancak El Niño, küresel sıcaklıkların artmasına, yağış rejimlerinin değişmesine ve bazı bölgelerde kuraklık, sıcak hava dalgası olasılıklarının artmasına katkı verebilir.

Bu nedenle, Akdeniz gibi zaten yaz kuraklığı, sıcak hava dalgaları ve insan kaynaklı tutuşmalarla karakterize bir bölgede El Niño, ilave bir risk çarpanı olarak görülmeli ve yangın sezonuna etkileri açısından dikkatle izlenmeli. 

Türkiye açısından risk, üç düzeyde okunmalı:

  • Sıcaklık anomalilerinin artması,
  • Yaz kuraklığının uzaması veya şiddetlenmesi,
  • Kuruyan otsu ve çalımsı yanıcı maddelerin, insan kaynaklı tutuşmalarla birleşerek yangınların daha hızlı yayılmasına neden olması. 

Akdeniz Havzası, yangın açısından zaten hassas bir coğrafya. Türkiye’de de Ege ve Akdeniz kuşağı başta olmak üzere Marmara, Batı Karadeniz ve iç geçiş bölgelerinde de yangın riski artıyor. 

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre 2025 yılında Avrupa Birliği içerisindeki yanmış alan miktarı da, kayıtların başladığı dönemden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu da Akdeniz ve Avrupa yangın rejiminin artık daha erken başlayan, daha uzun süren ve daha yıkıcı sezonlara doğru ilerlediğini gösteriyor. 

Riskli sezon başlamadan önce yapılması gereken en önemli işlerden biri, yakıt yükü yönetimi.

Evlerin, bahçelerin, tarlaların, köylerin, mahallelerin, yazlık sitelerin ve ormanla temas eden yerleşimlerin çeperlerinde kuru ot, dal, budama artığı ve kolay tutuşabilir materyallerin temizlenmesi gerekir.  

Doğal peyzajlarda ise mekanik bakım, yol ve enerji hattı kenarlarında şerit temizlikleri, budama, seyreltme, otlatma gibi uygulamaların yanı sıra bilimsel esaslara dayalı kontrollü yakma uygulamaları gündeme alınmalıdır. 

YAKIT YÜKÜ YÖNETİMİ NEDİR?

Yakıt yükü yönetimi; yangının şiddetini, hızını ve kontrol edilebilirliğini belirleyen yanıcı maddelerin miktarını, sürekliliğini ve yapısını yönetmektir. 

Buradaki ‘‘yakıt’’ kelimesi benzin gibi anlaşılmamalı. Ormandaki kuru dallar, yapraklar, çalılar ve otlar, devrik ağaçlar, budama artıkları, maki örtüsü ve hatta yerleşimlerin çevresindeki her türlü yanıcı malzemeler, yangın açısından ‘‘yakıt’’tır. 

Yönetebileceğimiz en önemli değişken, yanıcı maddelerdir.

Yangının oluşumu için üç temel unsur gerekir:

  1. Isı
  2. Oksijen
  3. Yanıcı madde

Oksijen zaten havada vardır; onu yönetemeyiz. Isı kaynağını, yani tutuşmayı, eğitim ve denetimle azaltabiliriz ama tamamen ortadan kaldıramayız. Çünkü yıldırım gibi doğal nedenler de vardır; insan kaynaklı ihmal ve kazalar da hiçbir zaman sıfıra indirilemez. O hâlde yangın üçgeninde bizim en somut biçimde yönetebileceğimiz unsur yanıcı maddedir. Ormandaki kuru dal, yaprak, ot, çalı, devrik ağaç ve yerleşim çevresindeki yanıcı materyaller ne kadar fazla ve kesintisizse, yangın o kadar hızlı yayılır ve kontrolü o kadar zorlaşır. Bu yüzden yakıt yükü yönetimi, yangın çıkmasını değilse bile yangının afete dönüşmesini önlemenin en kritik araçlarından biridir.

Yakıt yükü yönetiminde amaç doğayı ‘‘temizlemek’’ değil, yangının tepe yangınına dönüşmesini, yerleşim yerlerine sıçramasını veya kontrol edilemez şiddete ulaşmasını engelleyecek daha dirençli bir peyzaj oluşturmak. 

Bunun için mekanik seyreltme, budama, kuru dal ve ot temizliği, yol ve enerji hattı kenarlarının bakımı, otlatma, kontrollü yakma ve bazı durumlarda mozaik peyzaj planlaması gibi farklı yöntemler uygulanabilir.

Türkiye’de de artık yangın başarısını yalnızca uçak, helikopter ve arazöz sayısıyla ölçmekten çıkmalı ve yangın başlamadan önce ne kadar risk azaltımı yaptığımızla ölçmeliyiz. 

2026 YANGIN SEZONUNA HAZIR MIYIZ?

Mayıs ayı itibarıyla 2026 yangın sezonuna hazırlığın büyük ölçüde tamamlanmış olması gerekirdi. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına gelindiğinde, artık geç kalınmış olur çünkü yakıtlar artık kurumuş, sıcaklık artmış, rüzgâr etkisi güçlenmiş ve operasyonel risk yükselmiş olur. 

Şu anda sahada yapılmış olması gerekenleri, kurumlar, yerel yönetimler ve vatandaşlar açısından üç düzeyde düşünmeliyiz: 

  • Kurumlar ne yapmalı?

    OGM’nin yangın ekipleri, arazözleri, hava araçları, gözetleme sistemleri, yangın emniyet yolları ve haberleşme altyapısı hazır olmalı. Ancak hazırlık yalnızca müdahale kapasitesiyle sınırlı kalmamalı; riskli bölgelerde stratejik yakıt azaltım çalışmaları yangın sezonu başlamadan tamamlanmalı.
  • Belediyeler ne yapmalı?

    Belediyeler yangın sezonunu yalnızca itfaiye hazırlığı olarak görmemeli. Boş parsellerde kuru ot temizliği, mahalle ve site çevrelerinde yanıcı madde kontrolü, kaçış ve tahliye yollarının açık tutulması, su ikmal noktalarının belirlenmesi ve kırılgan nüfus için tahliye planları yerel hazırlığın parçası olmalı.
  • Vatandaş ne yapmalı?

    Ev, bahçe, tarla, köy ve yazlık çevrelerinde savunulabilir alanlar oluşturulmalı. Kuru otlar, budama artıkları, odun yığınları, çatı ve oluklarda biriken yapraklar temizlenmeli. Tüp, yakıt, odun, plastik ve kolay tutuşabilir malzemeler ev duvarlarına bitişik depolanmamalı. Kaynak, spiral, ot biçme, biçerdöver ve anızla ilgili işlemler en sıcak, kuru ve rüzgârlı saatlere bırakılmamalı.

Türkiye, yangın sezonuna yönelik hazırlıkları özellikle söndürme odağında yapıyor. Örneğin, OGM’nin yangına müdahale kapasitesi her yıl güçlendiriliyor. 

Ancak bu hazırlığın en zayıf tarafı; önleyici yakıt yönetiminin, yerel yönetimlerin ve vatandaş düzeyindeki yangına hazır olma kültürünün henüz yeterince kurumsallaşmamış olması. 

Bugünün değişen yangın rejiminde başarı yalnızca yangını söndürmek değil, yangının afete dönüşmesini engellemek ve yangınla uyumlu yaşam pratiklerine geçiş yapmaktır. 

2026 yazına girerken en kritik mesaj şu: Yangın sezonuna yalnızca uçak ve helikopter sayarak hazırlanamayız. Hazırlık, evimizin çevresinden, mahallemizden, köyümüzden, tarlamızdan ve belediyemizin risk planlarından başlamalı. Orman yangınları artık yalnızca ormanın sorunu değildir; mahallenin, belediyenin, çiftçinin, turizmcinin, enerji sektörünün ve her vatandaşın ortak sorumluluğudur.

YAZAR HAKKINDA

Doç. Dr. Okan Ürker

Doç. Dr. Okan Ürker, Çankırı Karatekin Üniversitesi Çevre Sağlığı Programı’nda öğretim üyesidir. Yaklaşık 15 yıldır Türkiye doğasının korunması amacıyla çalışan bir ekolog olan Ürker, aynı zamanda Oregon Eyalet Üniversitesi’nde Misafir Öğretim Üyesi olarak bütüncül yangın yönetimi alanında araştırmalarına devam etmektedir.

Bir yangın coğrafyasında yerleşik olan Oregon Eyalet Üniversitesi Orman Fakültesi, yaklaşık 150 yıllık geçmişinde yangın bilimini hep ön planda tutmuş saygın ve öncü araştırma kurumlarından birisidir. Ürker’in buradaki çalışmaları ise, Türkiye’nin mevcut yangın rejimi içerisinde yangına uyum sağlamış ve/veya sağlamamış ekosistemlerin, yangına direncinin ve direngenliğinin artırılmasına odaklanıyor. Bunun yanı sıra Ürker, olası yangın rejimi değişimini tetikleyecek eşik aşımlarının yaşanması durumunda ortaya çıkması muhtemel yeni koşullara toplumsal ve ekolojik uyumun nasıl sağlanabileceğine dair araştırmalar yapıyor.

Topladığı veriler ile bilimsel yayınlar yapmayı sürdüren Ürker, aynı zamanda Türkiye’nin bütüncül yangın yönetimine geçişinde politika rehberi işlevi görebilecek bir popüler bilim kitabını yayıma hazırlıyor.

İKLİM MASASI HAKKINDA

İklim Masası, basına bilimsel temelli iklim haberleri servis etmek amacıyla kurulmuştur. İklim değişikliğini, ekonomiden tarıma, biyoçeşitliliğe etkilerinden toplumsal sonuçlarına, tüm yönleriyle ele almayı hedefleyen bir haber servisidir.

Bilim insanları tarafından İklim Masası için kaleme alınan haber metinleri, gazetecilere ve basın kuruluşlarına ücretsiz sunulur.

Gazeteciler, haberi hazırlayan bilim insanını ve İklim Masası’nı referans göstermek kaydıyla, metinlerin tamamını veya bir kısmını kullanabilir ve metinlerden alıntı yapabilir.

İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili basında yer alan haberlerin nicelik, nitelik ve konu çeşitliliği bakımından gelişmesini hedefler. İklim değişikliği konusundaki çalışmaları daha görünür kılmayı, yeni araştırmalara ilham vermeyi ve iklim değişikliği konusunda üretilen akademik bilgiyi bir araya getirerek gazeteciler için güvenilir bir bilgi kaynağı oluşturmayı amaçlar.

İklim Masası’nın paylaştığı haberler, haberi yazan bilim insanını referans göstermek kaydıyla, kısmen veya tamamen paylaşılabilir veya alıntılanabilir. Kısmen paylaşıldığı durumlarda, bütünün anlamından koparılarak veya çarpıtılarak gerçek dışı bilimsel veya siyasi bir anlam çıkarılamaz.

Yeni bir çalışma orman yangınlarında iklim krizinin rolünü hesapladı: “Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan’da ölümcül orman yangınlarına yol açan hava koşulları 10 kat daha olası”
5. Yılda 500 Abone
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon
9 Mayıs'a kadar hedef:
ÇED RAPORU BÜLTENİ'NE ABONE OL!
Muğla’daki Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçlerinden haberdar olmak için “ÇED Raporu Bülteni”mize abone olun.
CHP Muğla milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Uzun’a TBMM’de yeni görevler
Muğla’da KYK yurdundan atılan öğrenciler CHP’li Özcan’ın girişimleriyle özel yurtlara yerleştirildi
Menteşe’de çıkan baca yangını söndürüldü
Marmaris’te orman yangını tatbikatı gerçekleştirildi
AK Parti Yatağan İlçe Başkanı istifa etti: İlçe yönetiminin istifası istendi
Paylaş

Bizi Takip Edin

FacebookBeğen
XTakip Et
InstagramTakip Et
YoutubeAbone Ol
TiktokTakip Et
TelegramTakip Et
WhatsAppTakip Et
Google NewsTakip Et
LinkedInTakip Et
BlueskyTakip Et

Hakkımızda

  • Biz Kimiz?
  • Gizlilik İlkeleri / Privacy Policy
  • Künye
  • İletişim
  • Politika Belgeleri

Kategoriler

  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları

Sosyal Medya

  • Twitter
  • Facebook
  • İnstagram
  • Youtube

İlçeler

  • Fethiye
  • Bodrum
  • Menteşe
  • Marmaris
  • Datça
  • Milas
  • Seydikemer
  • Köyceğiz
  • Ortaca
  • Dalaman
  • Ula
  • Yatağan
  • Kavaklıdere
Copyright © 2026 Gündem Fethiye. Tüm Haklı Saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Şifrenizi mi Unuttunuz?