İklim Adaleti Koalisyon, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması yayımladı. Açıklama, 1871-1919 yılları arasında yaşayan Polonyalı Marksist, filozof, devrimci sosyalist Rosa Luxemburg’un “Vardım, varım, var olacağım” sözleriyle başlatıldı.Açıklamada kadınlarşu sözlerle selamlandı:
“Dünyanın her yerinde yalnızca kendi özgürlüğü için değil; doğanın, hayvanların ve tüm yeryüzünün yaşam hakkı için mücadele eden; emeğini savunan; savaşa, militarizme, cinsiyetçiliğe, homofobiye, ırkçılığa, sömürüye, ekokırıma, türcülüğe, gericiliğe ve baskıya karşı sokakları terk etmeyen tüm kadınların ve LGBTİ+’ların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü selamlıyoruz.”
Açıklamada, 8 Mart’ın kadın emeğinin sömürüsüne karşı verilen direnişin tarihi olduğu, bir kutlama değil mücadele günü olduğu vurgulandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“ARADAN GEÇEN YILLAR, KADIN EMEĞİNE YÖNELİK SÖMÜRÜYÜ ORTADAN KALDIRMADI”
8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilmesine neden olan koşulların hala ortada olduğu nun altı çizildi ve şunlar söylendi:
“8 Mart 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınlar düşük ücretlere, ağır çalışma koşullarına ve sömürüye karşı insanca ve onurlu bir yaşam talebiyle greve çıktı. Fabrika kapılarının kilitlenmesi ve ardından çıkan yangında 129 kadın işçi hayatını kaybetti.
Aradan geçen yıllar, kadın emeğine yönelik sömürüyü ortadan kaldırmadı. 29 Aralık 2005’te Bursa’daki Özay Tekstil’de çıkan yangında beş kadın işçi, kapılar kilitli olduğu için dumandan boğularak hayatını kaybetti. Bu örnekler, kapitalist üretim düzeninde kadın emeğinin hâlâ güvencesizliğe, sömürüye ve ölüme terk edildiğini gösteriyor.”
Açıklamada, 8 Mart’ın hem Türkiye’de hem de dünyada kadınların ve LGBTİ+’ların emek sömürüsüne, yoksulluğa, patriyarkaya, erkek şiddetine, savaşa, militarizme, homofobiye, cinsiyetçiliğe, gericiliğe ve baskıya karşı mücadele günü olduğu söylendi.
“KADINLAR EKOLOJİK YIKIMA, TALANA, RANTA, MADENCİLİK VE ENERJİ PROJELERİ ADI ALTINDA YÜRÜTÜLEN DOĞA YAĞMASINA KARŞI EN ÖN SAFLARDA DİRENİYOR”
Kadınların Akbelen’den Dersim’e, Amed’den İkizdere’ye, Antakya’dan Kazdağları’na kadar yaşam alanlarını savunduğu; yaşamın kendisi olan suyu, toprağı, ağacı, ormanı koruduğu belirtildi. Açıklamada, “Kadınlar ekolojik yıkıma, talana, ranta, madencilik ve enerji projeleri adı altında yürütülen doğa yağmasına karşı en ön saflarda direniyor. Kadınların mücadelesi aynı zamanda yaşamın mücadelesidir, doğanın talan edilmesi, sömürülmesi ile kadın emeğinin sömürüsü aynı sistemin ürünüdür” dendi.
İklim Adaleti Koalisyonu’nun evde, sokakta, okulda, işyerlerinde erkek şiddetine karşı direnen, emeği için mücadele eden, ekokırıma ve savaşa karşı yaşamı savunan tüm kadınlarla dayanışma içinde olduğu belirtildi. Açıklamada son olarak şunlar söylendi:
“Yaşamdan, özgürlükten ve eşitlikten, barıştan yana mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.Kadın, yaşam, özgürlük! Jin, jiyan, azadî! Կին, Կյանք, Ազատություն! Cini, Jiyan, Azadî! Oxorca Skidala Oxoşkva!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

