Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın çevresinde yer alan Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi (YK Enerji) tarafından işletilen Yeniköy Termik Santrali’ne kaynak olacak linyit kömürünün çıkarılması için 10 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmıştı.
Bölge halkı, belediye başkanları ve milletvekilleri karara tepki göstermişti ve karara karşı 12 Ocak 2026’da İkizköy’de bir araya gelmişlerdi. Sonrasında İkizköylülerin avukatları, acele kamulaştırma kararına karşı 200 parsel için toplam 96 dava açıldığını duyurmuştu.
İkizköylülerin avukatlarından Av. Arif Ali Cangı, Av. İpek Sarıca ve Av. İsmail Hakkı Atal; “Akbelen’de hukuka ‘acele’ ihtiyaç var” başlığıyla bugün (3 Mart 2026) yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şunların altı çizildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Milas Akbelen/İkizköy hattında 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla ilan edilen acele kamulaştırma işlemi, yıllardır hukuka aykırı biçimde sürdürülen maden genişletme politikasının yeni ve ağır bir halkasıdır.”
Yurttaşların mülkiyet hakkını ve yaşam alanları korumak amacıyla Danıştay nezdinde dava açıldığının belirtildiği açıklamada, “Açılan davalar, işlemin hem sebep hem konu hem de amaç yani kamu yararı unsurları bakımından açık hukuka aykırılık taşıdığına dayanmaktadır” denildi.
“İNSANLARIN TOPRAĞIYLA BİRLİKTE EVİ VE YAŞAM ÇEVRESİ DE KAMULAŞTIRMA TEHDİDİ ALTINDADIR”
Kamulaştırma kapsamına alınan alanların yalnızca zeytinlikler ve tarım arazileri olmadığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Köylülerin bizzat içinde yaşadığı evler, tarım ve yerleşim alanları da bu kararın içindedir. İnsanların toprağıyla birlikte evi ve yaşam çevresi de kamulaştırma tehdidi altındadır. Bu durum, Anayasa’nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkına, yaşam hakkına ve yerleşme özgürlüğüne doğrudan ve ağır bir müdahaledir.
Kamulaştırma adı altında köylülerin yaşam alanlarının maden sahasına dönüştürülmesi, hukuk devletinde kabul edilemez.”
Cumhurbaşkanı kararının yayımlanmasının ardından idarenin, 2942 sayılı Kanun’un 27’nci maddesine dayanarak süreci fiilen işletmeye başladığının ifade edildiği açıklamada, şunlar işaret edildi:
“Geçen haftadan itibaren Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde acele el koyma ve değer tespiti davaları açılmaya başlanılmıştır. Bu davalarla birlikte taşınmazlara mahkeme eliyle el konulmasının ve bedel belirlenmesi yapılacaktır.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Ancak açıkça ifade edilmelidir ki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yürütülen bu el koyma sürecinin dayanağı, Danıştay’da iptali istenen Cumhurbaşkanı kararıdır. Danıştay’da açılmış iptal davalarında yürütmenin durdurulması talepleri henüz karara bağlanmamıştır.”
“DANIŞTAY’DAKİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLERİ HAKKINDA VERİLECEK KARARI BEKLEMESİ HUKUKİ BİR ZORUNLULUKTUR”
Danıştay yürütmeyi durdurma konusunda karar vermeden önce, acelecilik koşuluna ilişkin bilgi ve belgelerle savunmasını göndermesi için davalıların, Cumhurbaşkanlığı ve MAPEG’e 15 günlük süre verildiğinin belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bu sürenin 15 daha uzatılma olasılığı var. Dolayısıyla yürütmeyi durdurma kararının en erken 45 gün sonra çıkması mümkün olacaktır. Yüksek yargının, işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmesi beklenmeden adli yargıda el koyma sürecinin başlatılmasının telafisi imkânsız zararlar doğurması tehlikesi vardır.
Bu nedenle Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, Danıştay’daki yürütmeyi durdurma talepleri hakkında verilecek kararı beklemesi hukuki bir zorunluluktur. Aksi halde iptali muhtemel bir işleme dayanarak köylülerin evlerine ve topraklarına fiilen el konulmuş olacak; yargısal denetim etkisiz hale getirilecektir.”
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ YA SOMUT OLARAK İŞLETİLECEKTİR YA DA BU SÜREÇLE BİRLİKTE AĞIR BİR YARA ALACAKTIR”
Acele kamulaştırmanın istisnai bir araçtır olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Süreklilik arz eden bir maden projesinin idari kolaylığı değildir” denildi.
Aynı bölgedeki 190 parsellik arazinin 12 Mart 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasının ardından Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 14 Mart 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, acele kamulaştırma kararının yürürlükten kaldırıldığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bu tablo, ortada gerçek bir acelelik değil, sistematik bir mülksüzleştirme politikası bulunduğunu göstermektedir. Bu noktada yapılması gereken açıktır: Hukuk, olması gerektiği gibi ve gecikmeksizin uygulanmalıdır. Yargı mercileri, idarenin fiili dayatmalarını önleyici, etkili ve sorumlu bir tutum içinde hareket etmelidir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Mülkiyet hakkının, yaşam alanlarının ve hukuk devleti ilkesinin korunmasının bir tercih olmadığının, anayasal bir yükümlülük olduğunun altının çizildiği açıklamada, şunların altı çizildi:
“Sürecin tüm aktörleri, yetkilerini kullanırken bu sorumluluğun bilinciyle davranmak zorundadır. Hukukun üstünlüğü ya somut olarak işletilecektir ya da bu süreçle birlikte ağır bir yara alacaktır. Acele hukuksuzluğa karşı, hukukun acele uygulanması gerekmektedir.”
Açıklamada, şu çağrıda bulunuldu:
Danıştay 6.Dairesi’nden savunma alındıktan sonra tekrar değerlendirilmek üzere derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesi,
Milas Asliye Hukuk Mahkemelerinden de Danıştay’ın yürütmeyi durdurma konusunda vereceği kararın bekletici mesele yapılması çağrısında bulunuyoruz.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

