Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekillerinin imzasını taşıyan ve İkizköy’ün doğrudan koordinatlarını verildiği “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 19 Temmuz 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda oylanarak kabul edilmişti.
Enerji ile maden yatırımlarına ilişkin düzenlemeler içeren ve kamuoyunda “Süper izin yasası” olarak bilinen 7554 Sayılı Kanun, ekoloji örgütleri ile muhalefet partilerinin gösterdiği tepkiye rağmen 24 Temmuz 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.
Sonrasında, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın çevresinde yer alan altı köydeki 679 parsellik tarım arazisi, 10 Ocak 2026’da Cumhurbaşkanı Kararı ile Yeniköy Termik Santrali’ne kaynak olacak linyit kömürünün çıkarılması için acele kamulaştırıldı. Bunun üzerine, acele kamulaştırma kararına karşı toplam 96 dava açıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
İkizköylüler bugün (10 Mart) “Milas zeytinine sahip çık” sloganıyla Milas Ziraat Odası, Milas Ticaret ve Sanayi Odası, Milas İlçe Tarım Müdürlüğü ve Milas Kapalı Pazaryeri’nde basın açıklamaları gerçekleştirdi.


Basın açıklaması sonrası yurttaşlar pazaryerinde sloganlarla yürüyüş yaptı.
İkizköylüler tarafından yayınlanan basın metninde, “Bizler Milas’ın köylüleri, üreticileri ve yurttaşlarıyız. Yüzyıllardır bu topraklarda zeytin yetiştiriyoruz. Zeytin bizim geçimimizdir, kültürümüzdür, çocuklarımıza bırakacağımız mirastır. Bugün burada, Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sahip çıkmak için toplandık” denildi.
“BİNLERCE ZEYTİNİMİZ VE VERİMLİ TOPRAKLARIMIZ, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YIKIMA MARUZ BIRAKILMIŞ DURUMDA”
Acele kamulaştırma kararıyla birlikte köylülerin göç edilmeye zorlandığı belirtilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Anayasa’ya aykırı bir kanun ve kanunda yer alan, adrese teslim koordinatlar yoluyla Milas’ımız sınırsız, vahşi bir madencilik faaliyetiyle yok edilmek isteniyor.
15 Eylül 2025 tarihinden beri Anayasa’ya aykırı bir şekilde Milas’ımızda zeytinler talan ediliyor. Binlerce zeytinimiz ve verimli topraklarımız, geri dönüşü olmayan bir yıkıma maruz bırakılmış durumda. 10 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla da köylerimiz yok edilmek, köylülerimiz göç etmek zorunda bırakılıyor.”


“TOPRAKLARIMIZI VE ZEYTİNLERİMİZİ SAVUNMAK İSTERKEN YALNIZ BIRAKILIYORUZ”
Üreticinin ve köylülerin yanında olması gereken kurumların yaşananlara sessiz kaldığı ifade edilen açıklama, şöyle devam etti:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Defalarca bu yıkımın karşısında durduk. Defalarca kurumları, kurum temsilcilerini, siyasi partileri köylerimize davet ettik. Dinamitlerle çatlayan evlerimizi, bir işgal gücü gibi topraklarımıza girip zeytinlerimizi talan eden, faaliyetleri göstermek istedik. Yıkıma sürüklenen hayatlarımızı görüp sesimiz duyulsun istedik.
Zeytini koruması gereken kurumlar susuyor. Üreticiyi savunması gerekenler sessiz kalıyor. Topraklarımızı ve zeytinlerimizi savunmak isterken yalnız bırakılıyoruz.“


“BİR ŞİRKET İSTEDİĞİ İÇİN HER ŞEY OLABİLİYOR”
Kurumların, şirketlerin talimatlarını uygulayan araçlar haline getirildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Ve bir şirket istediği için her şey olabiliyor. Yasa değişiyor, Anayasa’yı korumak isteyen köylüler gözaltına alınıyor, muhtarlar köylere düşman hale geliyor, kurumlar susuyor veya bu şirketin talimatlarını uygulayan birer araç haline geliyor.
Milas’ın zeytini tehdit altındayken, bizi duymayan kurumlar bu şirketle iç içe, yan yana, Ramazan ayında iftar dedikleri eli kanlı bir sofrada buluşabiliyorlar. Biz buraya bunun için geldik.”
İkizköylüler, açıklamada kurumlara şu soruları iletti:
“Defalarca davet etmemize rağmen üç maymunu oynayan Milas Ziraat Odası’na, Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na ve Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’ne soruyoruz:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz?
Bu toprakların üreticisi yalnız bırakılırken neden sessizsiniz?
Milas’ın zeytinine, tarımına, çiftçisine sahip çıkmayacaksanız, kimin yanında duracaksınız? Bir şirketin mi?”
“BİR ŞİRKETE DEĞİL, YURTTAŞLARA HİZMET EDİN”
“Milas’ın zeytini sadece bir ürün değildir. Bu toprakların kimliğidir” denilen açıklama, şu ifadelerle devam etti:
“Bugün zeytin giderse, yarın Milas gider. Bugün köylü giderse, bu topraklar YK Enerji şirketinin çiftliği haline döner. Milas’ı bir şirketin rantına, kârına, insafına terk edecek bir pozisyonda olmak bu topraklara yapılmış ihanet olur.
Bu yanlış yoldan geri dönün. Milas’a ihanet etmekten vazgeçin. Anayasa’ya uyun. Bir şirkete değil, yurttaşlara hizmet edin!”


“ZEYTİN BİZİMDİR, TOPRAK BİZİMDİR, MİLAS BİZİMDİR”
Açıklamanın son bölümünde şu ifadelere yer verildi:
“Milas’ın zeytini sahipsiz değildir. Milas sahipsiz değildir. Bu toprakların gerçek sahipleri bu topraklarda yaşayan insanlardır. Hiç kimse Milas’ın zeytinini şirketlere teslim edemez. Hiç kimse köylünün toprağını yok sayamaz.
Biz buradayız. Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sonuna kadar sahip çıkacağız!
Zeytin bizimdir. Toprak bizimdir. Milas bizimdir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

