Muğla’nın Marmaris ilçesinde, Sinpaş Kızılbük GYO’nun otel ve devremülk projesine verilen ruhsatların iptaline ilişkin Gündem Fethiye’ye konuşan Marmaris Kent Politikaları Derneği’nden Halime Şaman, yaşananları “bir kentin halkına rağmen bir şeyin yapılamayacağının göstergesi olarak” değerlendirdi. Ruhsatsız inşaat yıkıldıktan sonra yerine bir anıt yapılmasını öneren Şaman “O anıt hem verilen mücadeleyi sembolize etmeli hem de herkesin hayatını mahvetmek pahasına para kazanma hevesinde olanlara da gözdağı olmalı” dedi.
Haber: Hülya Çetinkaya – Burak Necip Başar
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Kızılkum Koyu’nda Sinpaş Holding’in iştirak şirketi Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) A.Ş’nin yapmak istediği otel ve devremülk projesi inşaatına, Mehmet Oktay’ın belediye başkanı olduğu dönemde Marmaris Belediyesi tarafından verilen ruhsatlar, yurttaşların verdiği mücadele sonucunda Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü döneminde iptal edilmişti.
Konuya ilişkin 14 Ocak 2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi üyesi Baran Bozoğlu ve Ünlü bir açıklama yapmıştı. Ünlü, projenin 2518 numaralı parseldeki çalışmalarının imar durum belgesinin aykırı olması sebebi ile 30 adet yapı ruhsatından 25 adet yapı ruhsatı iptal edildiğini belirtmişti. Projeye dair yalnızca 3. Etap’ta beş yapı ruhsatı geçerli kaldığını dile getirmişti.
Ayrıca; yine Mehmet Oktay döneminde, 28 Ekim 2021’de 16 adet tadilat ve yeni yapı; 4 Ocak 2022’de ise isim değişikliği amaçlı bir adet olmak üzere toplamda verilen 17 adet yapı ruhsatı da Marmarisli yurttaşların başlattığı hukuki mücadelenin ardından Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Sürece dair Marmaris Kent Politikaları Derneği Kurucu Üyesi Halime Şaman Gündem Fethiye’ye 16 Ocak’ta değerlendirmelerde bulundu.
“BAŞKA YERLERE ÖRNEK OLMASINI DİLEDİĞİMİZ TARİHİ BİR OLAY”
Yaşananları tarihi anlar olarak niteleyen Şaman, “Ruhsatlarının iptal edilmesi ülkede adaletin yerini bulmasının, kamu yararının incelenmesinin ve bir kentin halkına rağmen bir şeyin yapılamayacağının göstergesi olarak çok önemli” dedi.
Şaman, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve CHP’li Marmaris Belediye Başkanı’na teşekkür etti ve “Çünkü geçmişte yerel yönetim tarafından yaratılan yanlışı onardılar ve halkla birlikte hareket etmeye başladılar. Bu çok kıymetli, başka yerlere örnek olmasını dilediğimiz tarihi bir olay” ifadelerini kullandı.
“SİNPAŞ’A BU CESARETİ VE CÜRETİ KİM VERİYOR?”
Sinpaş’ın ruhsatlarının 27 ve 25 tane olmak üzere 42 ruhsatının iptal edilmesine rağmen hala devam ettiğine dikkat çeken Şaman, bu durumu da tarihi bir olay olarak değerlendirdi ve “Sinpaş’a bu cesareti ve cüreti kim veriyor?” diye sordu.
Marmaris Kent Politikaları Derneği, ruhsatların iptaline rağmen inşaatın devam etmesi üzerine 23 Aralık 2024’te bir imza kampanyası başlatmış ve Marmaris Kaymakamı’nı göreve çağırmıştı. Kaymakamdan Sinpaş Kızılbük GYO’nun Marmaris Milli Parkı’nı tahrip etmesini engellemesi, inşaat faaliyetlerini durdurması, kamu yararına uygun önlemleri alması ve halkı bilgilendirmesi talep edilmişti.
“TOPLADIĞIMIZ İMZA SAYISI MARMARİS’İN SEÇMEN SAYISININ YÜZDE 10’U”
Bu kampanyaya değinen Şaman, “Böylesi bir alanda mülki idarenin kanunda tanımları belli. Kolluk kuvvetlerini kullanarak da orada mahkeme kararını uyguluyor olması lazım. Ancak bırakın uygulamayı biz Marmaris Kaymakamı’nın sesini soluğunu ya da bu konuda fikrini hiç bilmiyoruz” dedi.
Marmaris Kaymakamı tarafından yapılacak böyle bir bilgilendirmenin katılımcı demokrasi anlamında da olması gereken ve Türkiye’de örnek olabilecek bir gelişme olacağına dikkat çekti. Toplanan imza sayısına dair ise şunları söyledi:
“Ne gerek vardı biz imza toplayalım bunun için? Zaten yapılsaydı. Ama şu anda topladığımız imza sayısı Marmaris’in seçmen sayısının yüzde 10’u. Bu çok anlamlı bir sayı. Yani kentin istemediği bir projeye o kentin en yüksek mülk amiri nasıl yanıt vermesin?”
“BUGÜNE KADAR YAPILAN HER DOĞRU ŞEYİ ALKIŞLADIK AMA YANLIŞLARI DA SÖYLEMEK ZORUNDAYIZ”
Şaman, her şeye rağmen Marmaris Belediyesi’nin eksik kalan bir yanı olduğunu bunun da inşaatın durdurulmaması hakkında olduğunu dile getirdi ve durumu şöyle açıkladı:
“Zabıtası yeterli olmayabilir. O zaman yapacağı iki şey var: Bir, Büyükşehir’in zabıtasından destek isteyebilir. İki, Kaymakam aracılığıyla kolluk kuvvetlerini davet eder. Devlete karşı mümkün mü orada bir tek çöpün kalabilmesi? Bunun yapılmayışı hem bizde adalet onun önündeki eşitlik ilkesini zedeliyor hem de devletin zaafa uğratılması gibi hiç tercih etmeyeceğimiz bir tablo ortaya çıkıyor.”
Önlem alınmadığı taktirde yetkililerin sorumlu olacağını, bu durumda da bugüne kadar doğruları alkışladıkları gibi yanlışları da söylemeye devam edeceklerini dile getirdi.
“SİNPAŞ SAĞ OLSUN BİZİM ULAŞAMADIĞIMIZ İSKAN RUHSATI BİLGİSİNİ KENDİ ELLERİYLE TESLİM ETTİ”
Kızılbük GYO, Kamu Aydınlatma Platformu üzerinden 9 Ocak 2025 tarihli (Haber ve Söylentilere İlişkin Açıklama) bir açıklamada, projeye iskan ruhsatları verildiğine dair şu ifadeleri kullanmıştı:
“Yargılama süreci bu şekilde devam ederken, Marmaris Belediyesi, mahkeme kararının konusu olmadığı halde, 2024 yılında projenin 1. ve 2. Etabına ilişkin verdiği ruhsatları, iptal etmiş, kendi iptal kararına dayanarak, projenin, iskanı alınmış 1. Etabı ile inşaatı büyük ölçüde tamamlanmış 2. Etabına ilişkin yapı tatil tutanağı düzenlemiştir. Marmaris Belediyesi’nin bu işlemlerine karşı şirketimizce dava açılmış bu davalar devam etmektedir. (…) Hal böyleyken Marmaris Belediyesi, kendi verdiği ruhsatları iptal etmiş, iskan ruhsatını yok saymış, kazanılmış hakları dikkate almadan yapı tatil tutanağı düzenlemiştir.”
İmar Kanunu’na göre iskan, yani yapı kullanma izninin verilebilmesi için yapının tamamlanmış olası gerekiyor. İmar Kanunu Madde 30’da yapı kullanma izni verilebilecek durumlar şu şekilde açıklanıyor:
“Madde 30 – Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…)[33] bürolarından; 27’nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.”
Mevcut bir iskan ruhsatının bulunup bulunmadığına dair soruya Şaman şu şekilde yanıt verdi:
“Sinpaş sağ olsun bizim ulaşamadığımız bilgiyi kendi elleriyle teslim etti. Onun avukatına teşekkür ederiz. Çünkü biz Belediye’ye bunu defalarca dilekçeyle sorduk, bilgi edinmeyle üstelik ama yanıt alamamıştık. Yani varlığı ya da yokluğu ile ilgili resmi bir yanıt alamamıştık ve belgeye de bir türlü ulaşamıyorduk. Ancak Sinpaş ruhsat iptalleri ile ilgili istinaf müracaatını mahkeme dosyasına sunmuş. Dolayısıyla elimize iskan ruhsatı geçti.”
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”
Şaman, verilen iskan ruhsatlarının dönemin Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, Başkan Yardımcısı Burak Demirtaş, İmar Müdür Vekili Dinçer Evdaşı, teknisyen Halil Uysal imzalarıyla verildiğini dile getirdi.
Bu durumun ise açık şekilde yasaya karşı suç olduğu, bu nedenle de bu kişiler hakkında bir suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile iskan ruhsatlarına dair yüz yüze bir toplantı yaptıklarını belirten Şaman, toplantıya dair de şunları aktardı:
“Acar Ünlü’nün yanına ziyarete gittiğimizde onun ağzından da resen iskan ruhsatının da iptal edildiğini, mahkeme kararın yorumlanması ve bağlayıcılığında resen iptal edildiğini öğrendik. Bu da tabi içimize su serpti. Ama bir an önce oradaki alanın boşaltılıp kaçak duruma düşmüş, kanun dışı yapılara dönüşmüş bu alanda faaliyetlerin sonlandırılmasını bekliyor olacağız.”
“BUNUN SON NOKTASI YIKIM OLMALI”
Şaman son olarak, inşaatın yıkımına dair soruları yanıtladı. Yaşanan gelişmelerinin son noktasının yıkım olması gerektiğini belirten Şaman, “Bu bizim bir talebimiz değil, yasanın emri doğrultusunda böyle. Bu keyfi bir kinle, bir öfkeyle alınmış bir karar değil. Kaçak duruma düşmüş bir yapı nasıl yıkılıyorsa elbette Sinpaş’ın yarattığı o ucube de yıkılmalı. Bunun tartışılır bir yanı yok” dedi.
Yıkımın bir kamu zararı meydana getirip getirmeyeceğine dair ise pek çok spekülasyonun var olduğunu belirterek asıl olarak doğada oluşan zarara dikkat çekti ve şöyle konuştu:
“Hiçbir zarar, nesiller sonrasını etkileyecek, doğada geri dönüşümsüz yıkımdan daha ağır bir maliyet değildir. Bunun ticari bir bedeli yok. Senin soluyacağın havayı tüketince, girilecek denizini tüketince, oradan besleneceğin balığı tüketince hangi zarardan bahsedeceksin? Bu gerçekten elmayla armudun bir arada tartışılması gibi anlamsız bir tartışma.”
Kusurun firma tarafından yaratıldığının altını çizen Şaman, “Zaten yasa da yerel yönetime şu görevi veriyor: Diyor ki bununla ilgili firmaya davetini yap, yıkıp yıkmayacağını öğren. Verdiği süre içerisinde yıkmadığı tarihte o zaman bu konuyu ihaleye çıkar ve o ihalenin maliyetini firmaya yükleyerek işlemi tamamla” ifadelerini kullandı.
“ORASI DOĞA YIKIMI İÇİN BİR ANIT OLMALI, HEM VERİLEN MÜCADELEYİ SEMBOLİZE ETMELİ HEM DE HERKESİN HAYATINI MAHVETMEK PAHASINA PARA KAZANMA HEVESİNDE OLANLARA GÖZDAĞI OLMALI”
Bu durumla ilgili dünyada güzel örnekler olduğunu dile getiren Şaman, inşaatın yıkımından sonra burada bir anıt kalabileceği önerisinde bulundu. Şaman söylerini şöyle sürdürdü:
“İkinci Dünya Savaşı’nda yıkılan binaları üst üste yıkmışlar ve şu anda orayı bir yeşil alan, insanların toplandığı park olarak kullanıyorlar. Bu bizim için bir örnek olabilir. Ne olursa olsun orası doğa yıkımı için bir anıt olarak bir şey mutlaka kalmalı. O anıt hem verilen mücadeleyi sembolize etmeli hem de bundan sonra herkesin hayatını mahvetmek pahasına para kazanma hevesinde olanlara da gözdağı olmalı.Marmaris’in eti yenmez. Bunu herkes bilsin, ayağını denk alsın. Burası Türkiye’nin en yüksek eğitim seviyesine sahip yerlerinden biri. Kimse doğasını, toprağını denizini feda etmez. Herkes şunu hatırlasın lütfen: Biz 10 gün boyunca evlerimize girmedik bir tane ağacı koruyalım diye. Böylesi savaş veren bir kentte mümkün mü başka türlü hareket etmek? Bunu hatırlasın herkes ayağını ona göre denk alsın. İmza atanlar da imza attırmak isteyenler de.”