İstanbul Çekmeköy’de dün (2 Mart) 17 yaşındaki lise öğrencisi, iki öğretmen ile bir öğrenciyi bıçakla yaraladı. Öğrenci gözaltına alınırken, hastaneye kaldırılan 44 yaşındaki Fatma Nur Çelik, hayatını kaybetti.
Eğitim İş Muğla Şubesi, Eğitim Sen Muğla Şubesi, Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şubesi ve TEÇ Sen Muğla Şubesi, Fatma Nur Çelik için bugün (3 Mart) iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
Muğla‘nın Fethiye ilçesinde bulunan Fethiye Kültür Merkezi’nde, saat 12.30’da eğitim sendikaları tarafından basın açıklaması yapıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Yapılan açıklamayı Eğitim İş Muğla Şubesi adına Aslı Girgin, Eğitim Sen Muğla Şubesi adına Gökay Gökçearslan ve Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şubesi adına Hasan Hüseyin Uslu okudu. “Okullarda şiddete artık yeter” denilen açıklamada, şunlar aktarıldı:
“2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir.
Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık.”


“ŞİDDETİN TEK BİR FAİLİ YOKTUR”
Yaşamını kaybeden meslektaşlarının ailesi, yakınları, öğrencileri ile tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dilenen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır.”
Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmalarının ciddi biçimde gözden geçirilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, ‘herkes öğretmenlik yapabilir’ diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir.
Dünyada ‘Başöğretmen’ unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır: ‘Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.’”


“‘EĞİTİMDE ŞİDDET YASASI’ DERHAL ÇIKARILMALIDIR”
Bugün öğretmene değer verilmeyen sistemin sonucuyla karşı karşıya olduklarının altının çizildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir.
Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.”


Açıklamada, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere şu çağrıda bulunuldu:
Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır.
‘Eğitimde Şiddet Yasası’ derhal çıkarılmalıdır.
Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır.
Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır.
Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır.
Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir.
Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; laik,demokratik, bilimsel eğitim politikaları benimsenmelidir. Barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır.
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.


“OKULLARIN VURULDUĞU, ÇOCUKLARIN ÖLDÜĞÜ BİR YERDE HİÇBİR GEREKÇE MEŞRU DEĞİLDİR”
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in, İran’a yönelik başlattığı saldırılara dikkat çekilen açıklamada, şunlara vurgu yapıldı:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir.
Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir.”
“Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür” denilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez.”


“ÖĞRENCİLERİMİZİN VE EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANINCAYA KADAR SUSMAYACAĞIZ”
Açıklamanın devamında, şunların altı çizildi:
“Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.
Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır. Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

