Muğla’nın Fethiye ilçesinde, FetDer tarafından organize edilen ve “Ekoloji Sohbetleri XVI: Çevre mücadelelerinde toplumsal cinsiyet, beden ve eylemsellik” başlıklı söyleşi, 28 Mart’ta gerçekleştirildi.
Söyleşide, konuk siyaset bilimci ve araştırmacı Özge Yaka’nın “Dere için Savaşmak: Çevre Mücadelerinde Toplumsal Cinsiyet, Beden ve Eylemsellik” kitabında ele aldığı Türkiye’de HES projelerine karşı gelişen yerel mücadeleler, suyun metalaştırılması ve toplumsal cinsiyet gibi konular konuşuldu.
Yaka’nın sunumunun ardından soru cevap bölümü gerçekleşti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kıyılar Halkındır İnisiyatifi gönüllülerinden Işık Bölükbaşı sorusunda Fethiye’nin Yanıklar Mahallesi’ndeki Karataj Plajı’nın eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Muğla Milletvekili Hasan Özyer’in otel projesi için tahrip edilmesini hatırlattı.
Bölükbaşı, “Karataş ile Osmanağa arasındaki fark neydi? Bugün sivil toplum kuruluşları ve başkanları, meclis üyeleri oradaydı. Hatta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili de geldi ama biz Karataş’ta o yetkilileri göremedik. Neden?” diye sordu.


Sonrasında Yaka, söyleşiye ilişkin Gündem Fethiye’ye konuştu ve şunları dile getirdi:
“Kadınların çevre mücadelelerinde bu kadar görünür olması, sadece Türkiye’ye özgü bir şey değil. Dünyada, çevresel adalet mücadelelerinde kadınların çok önde olduğunu görüyoruz. Buna dair literatürde birtakım temel açıklamalar var.”
Toplumsal cinsiyete dayalı bir iş bölümü olduğuna dikkat çeken Yaka, şunları aktardı:
“Birçok yerde dışarı işi; yani tarım, geçimlik tarım vesaire kadınların yaptığı bir iş. Aslında içeri işinin bir uzantısı, ev işinin bir uzantısı olarak görülüyor. Dolayısıyla kadınlar, çevreyle ya da çevresel entitilerle daha yakın bir ilişki içindeler.”


Bu ilişkinin, geçim ve ekonomiyle dolaylı olarak ilişkilendirilebileceğini belirten Yakan, şunları söyledi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Böyle bir geçim ilişkisi olmasa bile kadınlar toplumsal iş bölümünden dolayı çevreyle bu tür bir ilişki içindeler. Daha yakın bir ilişki içindeler. Dolayısıyla zeytin ağacıyla, dereyle, kıyıyla vesaire çok yakın bedensel gündelik bir ilişkileri var. Bu bence çok önemli bir şey.”
Diğer yandan sosyal rolleri işaret eden Yaka, şu ifadeleri kullandı:
“Mesela annelik rolü. Karadeniz’de, bazı başka yerlerde, zeytin ağacını da aynı şekilde düşünebiliriz. Bunlar aslında bir tür miras. Jenerasyonlarca birbirine aktarılan bir miras ve o annelik rolü; çocukların geleceğini düşünme, çocukların nasıl bir dünyada yaşayacağını düşünme, ben bu derenin içinde oynadım, ben bu dereyle büyüdüm; çocuğum da bu dereyle büyüsün, o da bu zeytin ağacının gölgesinde büyüsün.
Özellikle toksik atıkla ilgili mücadelelerde bu daha da önemli çünkü o zaman çocukların sağlığıyla ilgili bir mesele var. Dolayısıyla aslında toplumsal ilişkilerin dolayımlandığı bir mesele bu, kadınlar özsel olarak doğaya daha yakın oldukları için değil.”


“İNSAN OLMAYAN VARLIKLARIN METALAŞTIRILDIĞI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
Kadınların, toplumsal örgütlenme üzerinden çoğu zaman erkeklerden daha farklı bir ilişki kurduklarını belirten Yaka, şunları söyledi:
“Dünyada bir kıskaç içindeyiz şu anda çünkü insan olmayan varlıkların metalaştırıldığı bir dönemden geçiyoruz, giderek daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyoruz, giderek daha fazla tüketiyoruz vesaire.”
Bu durumun; çok farklı akımlarda, farklı şekillerde tartışıldığına dikkat çeken Yaka, şunları dile getirdi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Küçülmemiz gerektiğini söyleyen akımlar var. Farklı bir şekilde enerji üretmemiz gerektiğini söyleyen akımlar var. Meselenin temelde tüketim olduğunu söyleyen akımlar var. Antikapitalist akımlar var. Bu aslında çok geniş bir konu.”


Yaka, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Şu anda yaşadığımız agresyonun, siyasal agresyonun da temelinde aslında ekonomik de bir agresyon var. ‘Çitleme’ diyorlar bu kavramın adına. Ortak kullandığımız alanların, giderek özel alanlar haline getirilmesi, metalaştırılması. Böyle bir süreç içinde yaşıyoruz ama bu sürecin giderek daha fazla agresifleştiği bir dönemde yaşıyoruz.”
Yerel mücadelenin çok önemli olduğunun altını çizen Yaka, şunları aktardı:
“Gönüllü avukatlarla, hukukçularla ve bilimsel olarak bu konuda çalışan ekonomistler, çevre mühendisleri olabilir. Bilim, hukuk ve yerel mücadele alanında üçlü sacayağının oluşması, mücadelelerin başarısında önem arz ediyor.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

