Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Koca Çalış mevkisinde, yurttaşlar dün (30 Ağustos) yavru deniz kaplumbağalarının denize ulaşabilmesi için yedi poşet çöp topladı. Gündem Fethiye’den Duru Şevval Ayyüce’ye konuşan Son Çöp Bükücü Arzu Çakmakçı ile Doğa Araştırmacısı Ali İhsan Emre, bölgedeki karavan ve kamp çadırı yoğunluğunun oluşturduğu kirliliğe dikkat çekti.
Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Koca Çalış mevkisinde; yurttaşlar, dün (30 Ağustos) saat 08.00’de yavru deniz kaplumbağalarının denize ulaşabilmesi için Son Çöp Bükücü Arzu Çakmakçı çağrısıyla çöp toplama çalışması yaptı.
Çalışmalar kapsamında yurttaşlar, bölgede yedi poşet çöp topladı. Konuya ilişkin Gündem Fethiye’den Duru Şevval Ayyüce’ye konuşan Son Çöp Bükücü Arzu Çakmakçı, yaklaşık bir kilometre boyunca karavanlar ile kamp çadırlarının bölgede bulunması dikkat çekti.
Çakmakçı, karavan ve kamp çadırlarında konaklayan yurttaşların ürettiği atıklar hakkında şunları söyledi:
“Artık herkesin dilediğince otellerde tatil yapması ekonomik olarak çok mümkün değil. Haliyle insanlar karavana ya da çadıra yöneldi ama kamp ve karavan eskiden bir kültürdü. Ben hala çok severim yapmayı.
Biz etrafımızı temiz tutup, mümkünse doğanın içinde doğayla birlikte tatilimizi yapardık. Şimdi açıkçası nerede boş alan bulunursa oraya çadır koyuluyor; orada konaklanıyor ateş yakılıyor, yeniliyor, içiliyor.”
Bölgede tuvalet ve duş olmadığını belirten Çakmakçı, “Az önce ne yazık ki bir poşet dolusu kaka buldum. Çok çirkin, doğanın içinde olmak için yapılan bir aktivite bu. Doğayı bu hale getirmenin bir anlamı yok ki” dedi.
“O KADAR ÇOK KARAVAN VAR Kİ SAHİLDE OTURACAK YER KALMAMIŞ”
Belediyelin, kamp ve karavan için kontrollü bölgeler belirleyebileceğini dile getiren Çakmakçı, şu ifadeleri kullandı:
“O kadar çok karavan var ki sahilde oturacak yer kalmamış. Karavanları denizin bir metre dibine niye çektiniz anlayamadım. Karavancıların ve tabii ki kamp yapmak isteyenlerin daha temiz ortamlarda, daha kontrollü ortamlarda bu imkanı hayata geçirebilecekleri bir yerler yapın.”
“Bir avuç gönüllü ne kadar temizleyecek bu pisliği?” diye soran Çakmakçı, sahildeki pisliklerin kabul edilmez olduğunu söyledi.


“HER ZAMANKİ GİBİ FETHİYE BURASININ HAKKINI VERMİŞ”
Diğer yandan, gönüllü yurttaşların çöp toplama çalışmalarına katılımı hakkında konuşan Çakmakçı, şunları dile getirdi:
“Dört, beş kişiyiz sıfırdan büyüğüz. Bugün küçük bir alan temizleyeceğiz. Burası benim çok favori bir yerimdi ama bana çok uzak olduğu için bayağıdır gelmiyordum. Bakalım performans nasıl? Ben şurada cam şişelerini ışıktan yansıyorlar görüyorum. Her zamanki gibi Fethiye burasının hakkını vermiş.”
Bölgede yer alan Ahmet Gazi Türbesi’ne dikkat çeken Çakmakçı, “Duyuma göre ne kadar gerçek bilemiyorum. Buranın sahibi olan insanlar, oraya türbe dikmiş ki insanlar gelip burada içki içip alanı kirletmesinler diye. Vallahi yıllardır o türbe orada, yıllardır içiliyor” dedi.


“O YAVRULAR YUMURTADAN ÇIKSA BİLE DENİZE NASIL GİDECEK BİLMİYORUM”
Sahilde deniz kaplumbağası yuvası kalmadığını söyleyen Çakmakçı, çöp toplama çalışması yapılan alanın koruma bölgesi olduğunu vurguladı.
Çakmakçı, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Carettaların yuva yapacağı alanlar özellikle bu tür kumul alanlarda az olduğu için mesela burası önemli. Bu kadar yoğun karavandır, arabadır. Koca 4×4 ile buraya girersen bu hayvan buraya gelip de yumurta bırakmaz ya da akşamları bu kadar kötü kullanırsan o yavrular yumurtadan çıksa bile denize nasıl gidecek bilmiyorum.”
ALİ İHSAN EMRE: “CARETTALAR İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ AMA İMKANI YOK”
Bölgenin eskiden kumluk olduğuna ve deniz kaplumbağalarının en yoğun yuvalama alanı olduğuna dikkat çeken Doğa Araştırmacısı Ali İhsan Emre, şunları dile getirdi:
“Eskiden burada soyunma kabinleri vardı. Onları yıktılar, buraya attılar; kumun üzerine bütün hafriyatı attılar. Dolayısıyla kum altta kalınca şimdi carettalar gelip buraya yuva yapamıyor.”
Bölgedeki karavan yoğunluğunu vurgulayan Emre, “Carettalar, buraya gelip nasıl yuva yapacak? Bu yavrular çıkarsa nasıl kendisini buradan kurtaracak? Bu arabaların altına girmeden denize ulaşmaları mümkün değil” dedi.
Türkiye’de pandemiden dolayı karavancılığın geliştiğini belirten Emre, şunların altını çizdi:
“Şu anda halimizi görüyorsunuz. Sadece burada değil, Şat’a kadar yaklaşık üç – dört kilometre her taraf karavan. Bu karavanlar nereye çöplerini bırakırlar, pis suyu nereye atarlar, tuvaletlerini nereye yaparlar hiç belli değil. Biz de buraları temizleyip, carettalar için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama imkanı yok.”


“BALIK AVLIYOR, OLTASINI KOPARIYOR ATIYOR BURAYA”
Çöp toplama çalışmalarında, bölgede bulunan olta parçasına dikkat çeken Emre, şunları söyledi:
“Hiç kimsede sorumluluk yok. Balık avlıyor, oltasını koparıyor atıyor buraya. Şimdi bu gidiyor kuşun ayağına takılıyor, ayağından çıkarmak isterken ağzına takılıyor. Dolayısıyla bu bir hayata mal oluyor. En masum balık avcılığı bu güya. Trol değil, bir şey değil ama şunun bile çok zararı var.”
Diğer yandan plastik bardak atıkları hakkında konuşan Emre, “Caretta yavrusu giderken o bardağın içine giriyor; ileriye gidemiyor, geriye de çıkamıyor orada çabalaya çabalaya ölüyor” dedi.
Doğaya zararsız diye karton bardak kullanıldığını vurgulayan Emre, “İllaki yaşarken zarar veriyor” ifadelerini kullandı.
“BU DOĞA GÖNÜLLERİNİ DE BIKTIRIYOR”
Emre, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Bu doğa gönüllerini de bıktırıyor. Şimdi günlerdir uğraşıyoruz, çöpleri temizlemeye çalışıyoruz. Gördüğünüz gibi biz on kişiyiz ama kirleten bin kişi yani yapacak bir şey kalmadı, biz de yorulduk artık. İnsanlar sorumluluğunu bilmiyor, utanmayı bilmiyor.
İki duble bir şey içiyor, ondan sonra her şey onun zannediyor. Şişeyi kırıp atıyor. Akıl almaz bir toplum olduk. Ahlak, sorumluluk, vatan sevgisi diye bir şey kalmadı. Ne yapsak bilemiyorum.”
Çözüm bulacakların da etkisinin olmadığını söyleyen Emre, “’Sakın böyle yapmayın’ deyip biraz disiplin gerekiyor bize. O da yok. Yani yok devlet kurumları kalmadı. Hiç kimse nerede sorumlu olduğunu bile bilmiyor. İşte biz birkaç bir avuç insan böyle uğraşıyoruz. Çok çok üzücü” dedi.