Gündem Fethiye Gündem Fethiye Gündem Fethiye
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Okunuyor Fethiye İklim Adaleti Forumu, Fethiye’de tanışma ve bilgilendirme toplantısı düzenliyor
Paylaş
Font ResizerAa
Gündem Fethiye Gündem Fethiye
Font ResizerAa
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Arama
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Takip edin
© 2022 Foxiz News Network. Ruby Design Company. All Rights Reserved.
Ekoloji

Fethiye İklim Adaleti Forumu, Fethiye’de tanışma ve bilgilendirme toplantısı düzenliyor

Fethiye İklim Adaleti Forumu, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek 31'inci Taraflar Konferansı'nın (COP31) sürecinde iklim krizine karşı yerelden örülecek bir mücadele hattı oluşturmak amacıyla, 23 Mayıs Cumartesi günü Fethiye Kitaphane'de düzenleyeceği tanışma ve bilgilendirme toplantısına çağrı yaptı. Çağrıda, mücadelenin ancak katılımcı, yatay ve demokratik süreçlerle büyütülebileceği vurgulanarak yaşam alanlarını savunan toplumsal öznelerin ortak sözünü kurabileceği kamusal alanlar yaratılması gerektiği ifade edildi.

Son Güncelleme: 21 Mayıs 2026 13:37
Haber: Hülya Çetinkaya
21 Mayıs 2026
Paylaş
Görsel: Fethiye İklim Adaleti Forumu
Paylaş

Fethiye İklim Adaleti Forumu, iklim krizine karşı yerelden örülecek bir mücadele hattı oluşturmak amacıyla tanışma ve bilgilendirme toplantısı düzenliyor. Toplantı, 23 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 16.00-18.00 arasında Fethiye Kitaphane’de gerçekleştirilecek. Toplantının konuşmacıları Avukat Fevzi Özlüer ve Avukat Duygu Kozanoğlu olacak.

Fethiye İklim Adaleti Forumu tarafından yapılan çağrıda, Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in iklim krizine ilişkin küresel müzakere süreçlerinin yeni bir halkası olarak sunulduğunu fakat gerçekte sürecin böyle ilerlemediği hatırlatıldı. Forum, bugüne kadar yapılan iklim zirvelerinin krizin yapısal nedenlerini ortadan kaldırmadığını; tersine, krizi piyasa mekanizmaları üzerinden yeniden üreten süreçler haline geldiğini belirtti ve şu değerlendirmeyi yaptı:

“Karbon ticareti, yeşil dönüşüm ve temiz enerji söylemleri altında şekillenen politikalar; doğanın, emeğin ve yaşam alanlarının metalaştırılmasını derinleştirirken, işçilerin, köylülerin, küçük üreticilerin ve kent yoksullarının taleplerini görünmez kılmaktadır.”

Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon

“FETHİYE, MUĞLA’DAKİ EN GÖRÜNÜR ALANLARDAN BİRİ”

Açıklamada Fethiye’nin yerel ölçekteki konumuna ilişkin de şu tespit yapıldı: “Fethiye ise ekolojik ve toplumsal adaletsizlik rejiminin Muğla’daki en görünür alanlarından biridir.” Çağrıda bu durumun nedenleri şöyle sıralandı: “Kıyıların ve koyların sermaye lehine yapılaşmaya açılması, marina ve turizm yatırımları, madencilik faaliyetleri, orman ve tarım alanları üzerindeki baskı, su varlıklarının giderek ticarileştirilmesi ve kitle turizmi odaklı rant politikaları; Fethiye’nin doğal ve toplumsal yaşamını bütünlüklü biçimde tehdit etmektedir.”

Çağrıda, 28 Ocak 2026 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen İklim Adaleti Forumu’na da atıf yapıldı. Antalya’daki forumun önemli bir deneyim ortaya koyduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “28 Ocak 2026 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen İklim Adaleti Forumu, iklim krizine karşı mücadelenin ancak yerelden kurulan, katılımcı, yatay ve demokratik süreçlerle büyütülebileceğini ortaya koymuştur.”

“YAŞAM ALANLARINI SAVUNANLARIN ORTAK SÖZÜ”

Forum, bugün ihtiyaç duyulanın “karar alma süreçlerini devletlerin ve sınırlarından çıkararak, yaşam alanlarını savunan toplumsal öznelerin ortak sözünü kurabileceği kamusal alanlar yaratmaktır” olduğunu söyledi. Fethiye İklim Adaleti Forumu’nun da tam da bu ihtiyaçtan doğduğu belirtildi.

Forumun amacı ise şu sözlerle ifade edildi: “Amacımız; farklı mücadele deneyimlerini ortak bir zeminde buluşturmak, yerel bilgi ve deneyimi kolektif akla dönüştürmek ve iklim krizine karşı emek, doğa ve yaşam temelli ortak bir mücadele hattı kurmaktır.”

Yurttaşlar düzenlenecek bilgilendirme ve tanışma toplantısına davet edildi.

İKLİM ADALETİ FORUMU HAKKINDA

İklim Adaleti Forumu süreci, Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’nın (COP31) Türkiye ev sahipliğinde düzenlenecek olmasıyla birlikte şekillenmeye başladı. COP31 öncesinde iklim krizine yönelik resmi müzakere sürecinin yalnızca devletler arası pazarlıklarla sınırlı kalmaması, halkın, yerel toplulukların, emek örgütlerinin ve yaşam savunucularının da süreçte söz sahibi olabilmesi amacıyla yerelden örgütlenen forumlar oluşturulmaya başlandı.

Sürecin ilk halkası 28 Ocak 2026 tarihinde Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde gerçekleştirilen Antalya İklim Adaleti Forumu oldu. Foruma 17 dernek ve inisiyatif, beş siyasi parti, beş sendika, beş meslek odası, Kent Konseyi ve bazı yerel yönetim temsilcileri katıldı. Açılış konuşmasını Antalya Barosu Başkanı Avukat Ali Çağdaş Bozaner yaptı. Ardından Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu ve oturum başkanlığını üstlenen Avukat Salim Berkay Aksu gündeme giriş niteliğinde konuşmalar gerçekleştirdi. Forumda iklim krizinin yalnızca çevresel değil; emek, kent hakkı ve insan hakları boyutlarıyla ele alınması gerektiği vurgulandı. Doğrudan demokrasi ilkesiyle işletilen forumun en önemli kararlarından biri, çevre ve kent mücadeleleri arasında koordinasyonu sağlamak üzere yatay bir sekretarya kurulması ve sürecin ilçelere ve mahallelere yayılması oldu.

Şubat 2026’da Antalya İklim Adaleti Forumu Sonuç Bildirgesi yayımlandı. Bildirgede sürecin “doğrudan demokrasi ilkesiyle” işletildiği, hiçbir hiyerarşik düzene veya merkezi otoriteye dayanmadan tabanın sesini ön plana çıkaran bir yöntemle gerçekleştirildiği belirtildi. Bildirgede forumun COP31’i “halkın kürsüsüne dönüştürme” amacı taşıdığı belirtildi ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde iklim adaleti forumları, ekoloji meclisleri ve çevre platformlarıyla iletişim ağları kurulacağı duyuruldu.

Forumdaki öne çıkan kararlardan biri de çevre ve kent mücadeleleri arasında koordinasyonu sağlamak üzere yatay bir sekretarya kurulması ve sürecin ilçelere yayılması oldu. Yol haritasında ilçelerde iklim adaleti forumları ve çalıştayları düzenlenmesi, mahalle ölçeğinde çalışma grupları kurulması ve kısa-orta-uzun vadeli bir İklim Adaleti Eylem Planı hazırlanması yer aldı.

11 Mart 2026’da yayımlanan çağrıyla farklı bölgelerdeki kişi, kurum ve inisiyatifler “Yerel İklim Adaleti Forumları” düzenlemeye, yerel sonuç bildirgeleri ve sekretaryalar oluşturmaya davet edildi.

19 Mart 2026’da Çiftçi-Sen, COP31 öncesinde “İklim Adaleti Forumları” için kamuoyuna çağrıda bulundu ve forumun örgütlenme biçimini desteklediğini açıkladı. Yine aynı dönemde, Resmi Gazete’de yayımlanan ve Milli Parklar Kanunu’nda değişiklik yapan torba kanuna karşı İklim Adaleti Forumu adına basın açıklaması yapıldı; düzenlemenin “koruma değil tasfiye yasası” olduğu vurgulandı.

Nisan 2026’da Antalya İklim Adaleti Forumu ikinci kez toplandı. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği’nde gerçekleştirilen ikinci forumda yaşam savunucuları, hukukçular ve yerel üreticiler bir araya geldi; iklim krizinden mevsimlik işçilerin barınma sorununa, Finike’deki maden projelerinden sera işçilerinin yaşam koşullarına kadar geniş bir gündem tartışıldı. Toplantıda stratejik yol haritası belirlendi ve çalışma grupları oluşturuldu.

Fethiye İklim Adaleti Forumu da 28 Ocak 2026’da Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde toplanan Antalya İklim Adaleti Forumu sürecinin Muğla’daki yerel ayaklarından birini oluşturuyor.

Toplantının konuşmacılarından Avukat Fevzi Özlüer, Türkiye’de çevre hukuku alanında çlışan avukatlardan. 2003’ten bu yana Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapan Özlüer şehir ve imar hukuku, planlama, kamulaştırma, kıyı planlama, afet hukuku, kentleşme, koruma hukuku, su yönetimi, enerji planlama ve iklim hukuku alanlarında uzmanlaşmış durumda. Ekoloji Kolektifi kurucu üyelerinden olan Özlüer, altın madenciliği ve termik santrallere karşı açılan pek çok davanın avukatlığını üstlendi. Çok sayıda ekoloji ve kent derneğine gönüllü hukuki danışmanlık sundu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde “Çevrenin Korunmasında İdari Yargının Rolü” başlıklı teziyle doktorasını tamamlayan Özlüer’in çevre ve hukuk alanında çok sayıda kitabı ve makalesi bulunuyor.

Diğer konuşmacı Avukat Duygu Kozanoğlu ise Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Kozanoğlu, aynı zamanda Antalya İklim Adaleti Forumu sekretaryasının kurucu isimlerinden biri. Kıyı tahribatı, imar hukuku ve çevre hakkı ihlallerine ilişkin pek çok kamuoyu açıklamasında öne çıkan Kozanoğlu, iklim adaletini “üretim ilişkilerini temel alan bir örgütlenme formu” olarak tanımlıyor ve yerelden örgütlenen, mahalle birimlerine kadar uzanan doğrudan demokratik bir “İklim Meclisi” modelini savunuyor.

COP 31 HAKKINDA

COP31 (Conference of the Parties – Taraflar Konferansı), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (United Nations Framework Convention on Climate Change – UNFCCC) kapsamında yılda bir kez toplanan hükümetler arası müzakere platformudur.

İklim krizine karşı acil önlem alınması yönü nde bilim dünyasından yıllardır yükselen uyarılar, ilk kez 1992 yılında Birleşmiş Milletler düzeyinde kurumsal bir karşılık buldu. Aynı yıl gerçekleştirilen ilk iklim zirvesinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) dünya devletlerinin imzasına sunuldu. Yasal bağlayıcılığı bulunmayan sözleşmenin temel hedefi; ekosistemlerin iklim değişikliğine uyum sağlayabilmesine ve sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmasına izin verecek bir süre içinde, atmosferdeki sera gazı yoğunluğunu, iklim sistemine yönelik tehlikeli insan müdahalesini engelleyecek düzeyde sabitlemek olarak tanımlandı.

Sözleşme, 1994 yılında yürürlüğe girdi. Belirlenen hedeflerin somut politikalara aktarılabilmesi ve taraf devletlerin gerekli adımları atabilmesi için her yıl bir araya gelinmesi kararlaştırıldı. Bu doğrultuda sözleşmeyi imzalayarak “taraf” sıfatını kazanan ülkeler, 1995 yılından itibaren her yıl farklı bir ev sahibi ülkede toplanmaya başladı. Zirveler hem ev sahibi şehrin adıyla hem de kaçıncı toplantı olduğunu gösteren bir numarayla anılıyor. Bu yıl 9-29 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak 31’inci zirve, “COP31, Antalya” olarak adlandırılıyor.

Hükümetlerin iklim politikaları ve Paris Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin müzakereler, bu yıllık zirvede yürütülüyor. Yılda bir defa gerçekleştirilen COP zirveleri, küresel iklim krizine karşı ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik taahhütlerini, iklim uyum politikalarını ve iklim finansmanı mekanizmalarını ele alan en üst düzey uluslararası toplantılar arasında yer alıyor. Bir önceki yıl gerçekleşen COP 30, 2025 yılında Brezilya’nın Amazon bölgesindeki Belém’de toplandı. Toplantıda, 2026 yılındaki COP 31’in Türkiye’de toplanmasına karar verildi.

COP’lar; bilimsel uyarılar ve iklim adaleti talepleri yerine karbon piyasaları, sektör temsilcileri ve şirket lobileri tarafından şekillendiği; fosil yakıt şirketlerinin artan etkisiyle sürecin bir tür “vitrin ve yeşile boyama” karakteri kazandığı söylenerek eleştiriliyor.

Örneğin, COP 30 öncesinde, Amazon’daki ekolojik yıkım ve önlemler gündeme gelirken diğer yandan da zirve öncesinde COP30 delegelerinin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla inşasına başlanan yeni bir otoyol projesi tepkilere neden olmuştu. Belém’de yapımına başlanan Avenida Liberdade adı verilen dört şeritli otoyolun, zirveye katılacak yaklaşık 50 bin kişinin ulaşımını kolaylaştırmayı hedeflediği belirtilmişti ancak proje, koruma altındaki orman alanlarını keserek Amazon’un bütünlüğünü bozduğu için çevre örgütlerinin ve yerli toplulukların tepkisine yol açmıştı. Ayrıca; COP’larda yerli halklar, çiftçiler, sendikalar ve sosyal hareketlerin sesinin kısıtlandığı; eylem ve protestoların baskılanıp kriminalize edildiği, sponsorlu ve şirketlerin görünürlüğünün yüksek olduğu etkinliklere dönüştüğü dile getiriliyor.

5. Yılda 500 Abone
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon
9 Mayıs'a kadar hedef:
ÇED RAPORU BÜLTENİ'NE ABONE OL!
Muğla’daki Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçlerinden haberdar olmak için “ÇED Raporu Bülteni”mize abone olun.
Bodrum’da dört yılda 796 kaçak yapının yıkıldığı açıklandı
Fethiye Belediyesi’nden üniversite öğrencilerine burs desteği
Fethiye’de tarihi eser kaçakçılığı operasyonunda sekiz şüpheli gözaltına alındı
Muğla’ya gök gürültülü sağanak yağış uyarısı
Marmaris Selimiye’ye yapılması planlanan iskele projesine, ÇED olumlu kararı verildi
Paylaş

Bizi Takip Edin

FacebookBeğen
XTakip Et
InstagramTakip Et
YoutubeAbone Ol
TiktokTakip Et
TelegramTakip Et
WhatsAppTakip Et
Google NewsTakip Et
LinkedInTakip Et
BlueskyTakip Et

Hakkımızda

  • Biz Kimiz?
  • Gizlilik İlkeleri / Privacy Policy
  • Künye
  • İletişim
  • Politika Belgeleri

Kategoriler

  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları

Sosyal Medya

  • Twitter
  • Facebook
  • İnstagram
  • Youtube

İlçeler

  • Fethiye
  • Bodrum
  • Menteşe
  • Marmaris
  • Datça
  • Milas
  • Seydikemer
  • Köyceğiz
  • Ortaca
  • Dalaman
  • Ula
  • Yatağan
  • Kavaklıdere
Copyright © 2026 Gündem Fethiye. Tüm Haklı Saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Şifrenizi mi Unuttunuz?