Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada, iki kurultay için 21 Mayıs Perşembe günü “mutlak butlan” kararı verildi. Ardından CHP’nin yedinci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa getirilmesi kararlaştırıldı.
Sonrasında yurttaşlar, CHP Genel Merkezi başta olmak üzere 81 ildeki il ve ilçe başkanlıklarında nöbete başladı. Ayrıca il ve ilçe başkanlıkları tarafından dün (22 Mayıs) eş zamanlı ortak basın açıklaması okundu.
MUTLAK BUTLAN NEDİR?
Hukukta mutlak butlan, bir işlemin kurucu unsurlarındaki sakatlık sebebiyle baştan itibaren hiç yapılmamış olması, hukuken “yok sayılması” anlamına geliyor. Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı olması veya şekil ve ehliyet gibi temel şartları taşımaması durumunda baştan itibaren tamamen geçersiz sayılması durumunu ifade ediyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Muğla ve Türkiye genelindeki ekoloji örgütleri tarafından mutlak butlan kararına karşı yazılı basın açıklaması yapıldı.
Ekoloji örgütleri tarafından imzaya açılan basın açıklamasında “Bu normal değil: Demokratik siyasete müdahaleye karşı birleşik mücadele” denilirken, şunlar kaydedildi:
“CHP hakkında verilen ‘mutlak butlan’ kararı, bir siyasi partinin iç işleyişine ilişkin hukuki bir karar olarak görülemez. Bu karar, Türkiye’de siyasal alanın, seçmen iradesinin, parti özerkliğinin ve demokratik rekabetin yargı eliyle yeniden dizayn edilmesinde yeni ve son derece tehlikeli bir eşiğe işaret etmektedir.”
“En başta söylememiz gerekir: Bu yaşananlar normal değildir” ifadesinin vurgulandığı açıklama şöyle devam etti:
“Bir ülkede ana muhalefet partisinin seçilmiş yönetimi mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılıyor, parti iradesi askıya alınıyor, siyasi rekabetin kuralları sandıkta değil yargı koridorlarında yeniden yazılıyorsa, orada artık olağan bir hukuk sürecinden değil, rejimin otoriterleşme kapasitesinin yeni bir aşamasından söz etmek gerekir.
Bu kararın hedefi yalnızca CHP değildir. Hedef, toplumun siyaset yapma hakkıdır. Hedef, seçmenin iradesidir. Hedef, muhalefetin gerçek bir iktidar alternatifi olma imkânıdır. Hedef, halkın örgütlenerek, birleşerek, itiraz ederek, seçimle ve sokakla siyasal hayatı değiştirme gücüdür.”
“MESELE CHP’NİN İÇ MESELESİ DEĞİLDİR”
“Bugünkü müdahale, CHP’nin kapatılmadan felç edilmesi; seçilmiş yönetiminin tasfiye edilmesi; partinin kendi içine, davalara, meşruiyet tartışmalarına ve bitmeyen savunma pozisyonlarına hapsedilmesi anlamına gelmektedir” sözlerinin yer aldığı açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Ancak mesele CHP’nin iç meselesi değildir. Mesele, Türkiye’de siyasal rekabetin anlamının yeniden tanımlanmasıdır.
Seçimlerin biçimsel olarak varlığını koruduğu, ancak muhalefetin yalnızca gerçek bir tehdit oluşturmadığı sürece sistem içinde kalmasına izin verilen hegemonik bir otoriterlik modelinin derinleştirilmesidir.”
Açıklamada, “19 Mart’la birlikte açılan siyasal müdahale hattı, bugün CHP’nin kurumsal varlığına ve seçmen iradesine yönelen bu kararla daha açık bir rejim pratiğine dönüşmüştür” ifadesinde bulunuldu.
Söz konusu kararın siyasal sonuçları kadar toplumsal ve ekonomik sonuçları da olacağının altı çizilerek, şunlar kaydedildi:
“Yargı eliyle siyasal alanın mühendislik nesnesi haline getirilmesi, yalnızca demokrasi krizini derinleştirmez; ülkenin zaten kırılgan hale getirilmiş ekonomik dengelerini de sarsar.
Üç yılı aşkın süredir kemer sıkma politikalarıyla emekçilere, kadınlara, gençlere, emeklilere, köylülere ve yoksullara fatura çıkaran bir ekonomi, şimdi siyasal belirsizlik, sermaye çıkışı, yüksek faiz ve artan işsizlik riskleriyle daha da ağır bir krize sürüklenmektedir. Bedel yine halka ödetilmek istenecektir.”
DEMOKRASİ VE İKLİM ADALETİ MÜCADELESİ
Ayrıca açıklamada, “Bizler, ekoloji örgütleri olarak şunu biliyoruz: Demokrasi mücadelesi ile iklim adaleti mücadelesi birbirinden ayrılamaz” sözleri vurgulandı.
“Doğayı, yaşam alanlarını, ormanları, meraları, kıyıları, zeytinlikleri, su varlıklarını ve kentleri sermayeye açan siyasal düzen; aynı zamanda halkın karar alma süreçlerine katılımını da bastıran düzendir” ifadesinin yer aldığı açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Madenlere, fosil yakıtlara, enerji ve altyapı projelerine, rantçı kentleşmeye, korunan alanların statüsüzleştirilmesine karşı verilen mücadeleler, aynı zamanda demokrasi mücadeleleridir.
Çünkü ekolojik yıkım ancak halkın iradesi bastırıldığında, yerel toplulukların sözü yok sayıldığında, mahkemeler ve kurumlar siyasal iktidarın aparatı haline getirildiğinde hız kazanır.”
CHP’ye ve çeşitli toplumsal dinamiklere yönelik müdahalelerin halk iradesini hedef aldığı belirtilen açıklamada, iktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn etme girişimlerine karşı parti hesaplarından uzak, ortak ve birleşik bir demokrasi mücadelesi verilmesi gerektiğine değinilerek “Bugün savunulması gereken, demokrasidir” denildi.
Tüm demokratik güçleri, siyasi partileri, sendikaları, meslek örgütlerini, kadın hareketini, gençlik örgütlerini, ekoloji mücadelelerini, kent hakkı savunucularını, insan hakları örgütlerini ve yerel direnişleri otoriter müdahale karşısında ortak tutum almaya çağıran açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Sessiz kalmak, yalnızca CHP’ye yönelik bu müdahaleyi değil, yarın olabilecek tüm demokratik alan gasplarını da normalleştirmek anlamına gelir.”
“NORMALLEŞTİRMEYECEĞİZ”
Son olarak, “Bu normal değildir. Normalleştirmeyeceğiz. Seçmen iradesinin, parti özerkliğinin, demokratik siyasetin ve halkın yaşam hakkının gasp edilmesine karşı birleşik demokrasi mücadelesini büyüteceğiz” açıklamasında bulunuldu.
Toplam 61 imzacının bulunduğu açıklamaya imza veren kuruluşlar şu şekilde sıralandı:
| Adaların Atları Platformu |
| Adana Ekoloji Platformu |
| ADD |
| Akyaka Kültür Sanat Derneği |
| Ankara Hakların İklim Zirvesi Meclisi |
| Artur Çevre Platformu ARÇEP |
| Ayvalık Tabiat Platformu |
| Batı Antalya Çevre ve Kültür Platformu |
| Burhaniye Çevre Platformu |
| Burhaniye Kent Konseyi Ekoloji Çalışma Grubu |
| Bursa Su Kolektifi |
| Büyük Menderes İnisiyatifi (BMİ) |
| Çukurova Ekoloji Ve Hafıza Derneği |
| DATÇA MUÇEP-Muğla Çevre Platformu Datça Meclisi |
| Dayanışma Datça |
| DEM Parti İstanbul Ekoloji Komisyonu |
| DEM Parti İzmir Ekoloji Komisyonu |
| DEM Parti Muğla Ekoloji Komisyonu |
| Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği |
| Dis |
| Doğa için Sanat Derneği |
| Dolundura |
| Ecofrogs |
| Eds |
| Ege Çevre ve Kültür Platformu ( EGEÇEP) |
| Eğitim Sen Sinop |
| Ekoloji Birliği |
| Ekolojik Yaşam Hareketi Derneği |
| Ekolojik Yurttaş Hareketi |
| Emeğin Partisi |
| Enternasyonal Dayanışma |
| Fethiye Kent Konseyi |
| Gökova Ekolojik Yaşam Derneği |
| Gömeç Çevre Platformu |
| Gülen Yüzler Beslenme Merkezi |
| Gümüşlük Beldesi Çevre Kültür Sanat Derneği |
| Gümüşlük Forum Atölye |
| Gümüşlük Forumu |
| Halkevleri Ekoloji |
| HDK Ekoloji Meclisi |
| İklim Adaleti Koalisyonu |
| Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi |
| Kemaliye ve Köyleri Çevre Platformu |
| Kent Politikaları Derneği |
| KHKlı Platformları Birliği |
| Kıyılar Halkındır İnisiyatifi |
| Kuşadası Çevre Platformu |
| Mardin Çevre, Tarihi Eserleri Koruma ve Geliştirme Derneği |
| Marmaris Kadın Dayanışması |
| Marmaris Müzik Emekçileri Dayanışma Derneği |
| Mezopotamya Ekoloji Hareketi |
| Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) |
| Samandağ Ekoloji Platformu |
| Silivri Çevre Derneği |
| Sol Parti Tekirdağ İl |
| Tarım Orkam-Sen Genel Merkezi |
| Türetim Ağı Derneği |
| Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi |
| Validebağ Savunması |
| Yeşil Sol Parti Ekoloji Meclisi |
| 2017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi |
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

