Bodrum’da Misgibi1Bodrum oluşumunun yılbaşı kutlamalarında havai fişek kullanılmaması için başlattığı imza kampanyası 7 bini aşkın imzaya ulaştı. Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, havai fişeklerin patlamasıyla ortaya çıkan ağır metallerin, gürültü ve ışık kirliliğinin çevre ve canlı sağlığı üzerindeki etkilerini Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e anlattı.
Muğla’nın Bodrum ilçesinde 10 Eylül 2025’te Rus milyarder Alişer Usmanov’un doğum günü kutlamasında patlatlan havai fişekler gündem olmuştu.
Misgibi1Bodrum isimli ekoloji gönüllülerinden oluşan oluşum ise yılbaşı kutlamalarında havai fişek gösterisi yapılmaması için bir imza kampanyası başlatmıştı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kampanya metninde ise “Birkaç dakikalığına göz kamaştırıcı olan geleneksel havai fişek gösterileri, çevremiz, hayvanlarımız ve toplum sağlığı üzerinde önemli zararlar bırakmaktadır” denildi.
Havai fişeklerin çevreye, hayvanlara ve sağlığa zararlarının anlatıldığı imza kampanyasını, şu ana kadar 7 bin 156 kişi imzaladı.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Doktor Öğretim Üyesi Ahmet Adiller, havai fişeklerin ekolojik etkilerini ve çözüm önerilerini Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e anlattı.
“HAVAİ FİŞEKLER YANICI MADDELER BARINDIRDIKLARINDAN YANGIN RİSKİ TAŞIMAKTADIRLAR”
Havai fişeklerin izleyenler açısından keyifli sayılabilecek gösteriler olmasına rağmen çevresel açıdan endişe verici bileşenler barındırdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şunları kaydetti:
“Havai fişeklerin patlatılmasıyla açığa çıkan partikül maddeler (tozlar) ve bazı ağır metaller insan ve canlı sağlığı açısından zararlı maddeler içermektedir. Bu zararlı maddeler havaya, suya ve toprağa karışırlar. Bu maddeler dışında havai fişeklerin patlatılmasıyla ciddi bir gürültü ve ışık kirliliği de oluşmaktadır.
Son olarak havai fişekler yanıcı maddeler barındırdıklarından yangın riski taşımaktadırlar. Yılbaşı’nda bu risk yüksek seviyede olmasa da yaz aylarında kullanımları özellikle kırsal alanlardan kuru dalların ve otların tutuşması riski taşımaktadır.”
“Havai fişeklerin patlatılması sırasında ortaya çıkan kimyasallar ve tozlar doğrudan hava, su ve toprağa karışmaktadır” diyen Adiller, “Havai fişeklerin patlatılması sırasında ortaya çıkan gürültü ve ışık başta kuşlar olmak üzerinde ekosistemde yer alan pek çok canlı açısından riskler taşımaktadır” ifadesinde bulundu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Adiller, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazı canlılar bu gürültü ve ışık patlamalarından dolayı yaşadıkları stresten dolayı kalp krizi geçirerek ölmekte, hava olan canlılar kaçışmaları sırasında yapılara, ağaçlara çarparak yaralanmakta ya da havai fişekler sebepler yüzünden bu canlılarda yanıklar oluşmaktadır.
Üreme döneminde olan kuşlar ve bazı diğer canlılar yuvalarını terk etmekte ve bu durumdan yavrular ya da yumurtalar da olumsuz etkilenmektedir.”
Misgibi1Bodrum’un imza kampanyasında da önerdiği drone ve lazer gösterilerinin çevresel etkilerini sorduğumuz Adiller, “Drone ve lazer gösterileri havai fişeklere göre çevresel anlamda özellikle hava, su ve toprak kirliliği yaratmadıkları için oldukça avantajlıdırlar” dedi.
“BU TÜR UYGULAMALAR TAMAMEN MASUM DEĞİLDİR”
Ayrıca bu tür uygulamalarda yanıcı bileşenler ve gürültü kaynakları bulunmadığı için gürültü kirliliği oluşturmadığı ve yangın riski bulunmadığını belirten Adiller, şunları aktardı:
“Ancak bu tür uygulamalar da tamamen masum değildir. Bu tür gösterilerde özellikle lazerler yine kuşların yönlerini şaşırmasına, strese maruz kalmalarına ve yapılara çarparak zarar görmelerine sebep olabilir”
Havai fişek gösterileri konusunda Türkiye’de halihazırda pek çok kısıtlama olduğunu aktaran Adiller, “Ancak bunların büyük bir kısmı temel güvenlik amacı taşımaktadır. Örneğin havai fişek gösterileri yapmak için yerel yönetimlerden izin alma zorunluluğu bulunmakta ve bu tür gösteriler yangın riski taşıyan ormanlık alan ya da yanıcı maddelerin bulunduğu alanlardan gerçekleştirilmeleri kısıtlanmıştır” ifadesinde bulundu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Alternatif olarak drone ve lazer gösterileri dışında su ve ışık gösterilerinin şekilde gerçekleştirilebileceğine değinen Adiller, bu gösteriler yıllardır güvenli bir şekilde yapıldığını belirtti. Ayrıca Adiller, bu gösterileri yaparken su tasarruf önlemlerinin alınmasını ve enerji tüketiminin yüksek seviyelerde tutulmamasını önerdi.
“CANLILARIN DOĞRUDAN YA DA DOLAYLI OLARAK ZARAR GÖRMESİNE NEDEN OLMAKTADIR”
Son olarak bu alanda çalışan akademisyenlerin, havai fişeklerin çevreye olan etkilerini minimize etmek için hangi yenilikçi çözümleri önerdiğini aktaran Adiller, şunları kaydetti:
“21. yüzyılın ilk çeyreğini geride bıraktığımız bu günlerde dünya nüfusunun 8 milyarı geçmesi ve tüketim alışkanlıklarımızın oldukça yoğun şekilde artması hem doğal kaynaklarımızı tükenme sınırına yaklaştırmakta hem çevresel kirliliği büyük ölçülerde arttırmakta hem de dünyayı paylaştığımız canlıların yaşam alanlarını büyük ölçüde kısıtlamaktadır.
Bu sebeple sadece birkaç dakikalık bir görsel etkinlik için havai fişeklerin kullanımı hem doğal kaynakların yüksek gerekliliğe sahip olmayan bir eğlence(!) için kullanılmasına hem çevresel kirliliğe hem de dünyayı paylaştığımız canlıların doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine neden olmaktadır.”
Adiller, “İnsanlık olarak yaptığımızın her türlü eylemin doğrudan olduğu gibi dolaylı sonuçlarının da sorumluluğunu almamız ve havai fişek kullanımını bırakmamız gerektiği düşüncesindeyim. Ancak buna benzer faaliyetleri devam ettireceksek de çevresel çözümlere odaklanmalıyız” dedi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













